Ortaklığın giderilmesi yoluyla satılan taşınmazdaki davacılara ait yapı bedellerinin Hazine tarafından eksik ödenmesi nedeniyle oluşan sebepsiz zenginleşme davasında temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, ortaklığın giderilmesi yoluyla davalı Hazineye satılan taşınmaz üzerinde davacılara ait yapıların bedelinin davacılara eksik ödenmesi neticesinde davalı Hazinenin sebepsiz zenginleştiği iddiasıyla açılan alacak davasına ilişkindir; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul ederek Hazinenin sebepsiz zenginleştiğine hükmetmiş, istinaf mahkemesi ise davalı Hazinenin davacılara ait yapılar nedeniyle elde ettiği sebepsiz zenginleşme miktarını yeniden belirleyerek ilk derece mahkemesi kararını kısmen değiştirmiştir.
3. Hukuk Dairesi         2025/2625 E.  ,  2025/6474 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/144 E., 2025/636 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/191 E., 2023/392 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; .... İli .... Mahallesi 71 11... parselde bulunan taşınmazda müvekkilleri ile davalının paydaş olduklarını, Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1235 E., 2021/343 K. sayılı kararı ile taşınmazdaki ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verildiğini, söz konusu davada alınan bilirkişi raporunda taşınmaz üzerinde müvekkillerine ait ev, oda, depo ve garaj olmak üzere çeşitli yapıların bulunduğunun belirtildiğini, buna göre yapı ve arsa bedelinin toplam 2.015.214,00 TL olarak tespit edildiğini, kararın kesinleşmesinden sonra ... numaralı satış dosyasında yapılan keşifte ise bilirkişi tarafından yapı bedelinin 276.990,00 TL, arsa bedelinin 2.000.000,00 TL ve toplam bedelin de 2.276.990,00 TL olarak belirlendiğini, bu bedeller esas alınarak 24.02.2022 tarihinde yapılan ihalede taşınmazın müvekkillerine ait yapılar ile birlikte davalı Hazineye satıldığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, şimdilik 35.000,00 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 18.09.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini 665.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu 71 11... parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet hükümleri uyarınca davacılar ile davalı Hazine adına kayıtlı olduğu, Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1235 E. sayılı dosyasında dava konusu taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, Satış Memurluğunun 2021/20 sayılı dosyasında taşınmazın 1.650.000,00 TL bedelle Hazineye satıldığı, dinlenen tanık beyanları ve Aksaray 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/404 E. dosyası itibarıyla taşınmazda bulunan yapıların davacılar tarafından satıştan evvel inşa edildiği, satış dosyasında taşınmazda bulunan yapıların değer tespitlerinin yapıldığı, bu yapılara yönelik olarak tespit davası açılmadığı, taşınmazdaki yapıların bedellerin davacılara, kalan miktarın ise paydaşlara dağıtılması gerekirken, tüm bedelin payları oranında paydaşlara dağıtıldığı, bu durum karşısında paydaş olan davalı Hazinenin sebepsiz zenginleştiği, sebepsiz zenginleşme miktarının arsa bedelinin tespit edilmesi ve davacıların payına düşen arsa bedeline yapı bedelinin eklenilmesi suretiyle bulunan bedelden (olması gereken), davacılara tüm bedel üzerinden arsa payları karşılığı ödenen bedelin çıkarılması ile belirleneceği, bu durumda ihalede davacılara 769.845,19 TL ödeme yapılması gerekirken 175.845,19 TL ödendiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile toplam 594.216,19 TL alacağın, 35.000,00 TL'sinin dava, 559.216,19 TL'sinin ıslah tarih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmaza ilişkin ortaklığın Aksaray 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1235 E., 2021/343 K. sayılı dosyası ile giderilmesine karar verildiği, Satış Memurluğunun 2021/20 satış nolu dosyası üzerinden taşınmazın açık arttırma ilanında arsa bedelinin 2.000.000,00 TL, yapı bedelinin 276.990,00 TL olarak belirlendiği, taşınmazın belirlenen bu bedeller üzerinden ihaleye çıktığı, 24.02.2022 tarihinde yapılan ihalede taşınmazın ve üzerinde bulunan yapıların toplam 1.650.000,00 TL bedelle Maliye Hazinesine satıldığı, satış bedelinin payları oranında paydaşlara ödendiği, satış bedeli olan 1.650.000,00 TL’den satış için yapılan masraflar düşüldükten sonra bakiye bedelin 1.638.015,00 TL olarak belirlendiği, satış bedelinin %12,16474'ü olan yapı bedeli toplam satış bedeline oranlanması ve davalı Hazinenin tapudaki payı olan 50101/56175 dikkate alındığında, yapıya ilişkin satış bedeli olan 134.652,75 TL’nin 120.093,24 TL’sinin davalıya kaldığı, taşınmaz üzerindeki yapıların davacılara ait olduğu konusunda ihtilaf bulunmadığı gibi istinafa da konu edilmediği, bu itibarla davalı Hazinenin davacılara ait yapılar nedeniyle satış memurluğunun satış dosyasında yapılan satış tarihi uyarınca zenginleşme miktarının 120.093,24 TL olduğu ve bu miktardan sorumluluğuna hükmedilmesi gerekirken, Mahkemece dava tarihi itibarıyla yapıların değerinin tespiti suretiyle ve satış dosyasında yapılan ödemelerin mahsubu suretiyle bedel tespitinin hatalı olduğu gerekçesiyle; davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulü ile 120.093,24 TL alacağın, 35.000,00 TL'sinin dava, bakiye 85.093,24 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz başvurusunda bulunmuşlardır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; yapılara isabet eden kısım olan 665.000,00 TL’nin, arza düşen paydan bağımsız olarak ödenmesi gerektiğini, Bölge Adliye Mahkemesince zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabul edildiğini, buna bağlı olarak bedel hesabı yapılırken Hazinenin tapu hissesi dikkate alınarak hesaplama yapıldığını, bu şekilde yapılan hesaplamanın davalı tarafın zenginleşmesine sebep olduğunu, yapıların ve arzın ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davalı vekili; Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmaz ve üzerindeki yapılar hakkında emsal bedel araştırması yapılmadan karar verildiğini ileri sürerek, kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacıların murisi tarafından inşa edilen yapıların, üzerinde bulundukları taşınmazdaki ortaklığın satış suretiyle giderilmesine dair mahkeme kararı uyarınca yapılan ihale ile satılması sonucunda, taşınmazın maliki olan davalı paydaşın yapıların bedeli nedeniyle zenginleştiği iddiasıyla alacak istemine ilişkindir.
1. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere göre; davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2. Davacılar; paylı mülkiyete tabi taşınmazın, murisleri tarafından yapılan ve bilahare kendilerinin zilyetliğine geçen yapılar ile birlikte davalı paydaşa satıldığını, bu yapıların bedeli kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini öne sürerek bunun tahsilini istemiştir.
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir tarafın mal varlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme borçlusunun, taşınmazın üzerine yapının yapıldığı anda ekonomik açıdan zenginleştiği, yapanın ise o anda fakirleştiği ileri sürülmez. Zira vücuda getiren paydaş tarafından kullanılan yapının, diğer paydaşa herhangi bir katkısı bulunmamaktadır. Bu nedenle, ekonomik yönden zenginleşme ve fakirleşmenin, satış suretiyle taşınmazdaki ortaklığın giderildiği anda gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Daha açık deyişle, sebepsiz zenginleşme, satışın yapılıp bedelinin ödendiği tarihte gerçekleşir. Esasen bu husus, Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulündedir.
Sebepsiz zenginleşmenin gerçekleşmesi halinde hükmedilecek miktar, yapının satış tarihinde taşınmazın değerinde meydana getirdiği artış oranında olmalıdır. Diğer bir anlatımla, taşınmazın yapılar yapılmamış olsa idi kaç liraya satılabileceği, yapılar ile birlikte kaç liraya satılabileceği bilirkişiye tesbit ettirilmeli, taşınmazın yapılar hariç belirlenen satış değeriyle yapılar dahil belirlenen satış değeri birbirine oranlanmalı, bu oranın taşınmazın satış bedeline uygulanması suretiyle elde edilecek fark bedel ile geriye kalan bedelden davacılara ödenmesi gereken bedel toplamından, satış memurluğunca davacılara ödenen bedelin mahsubu ile bulunan bedel kadar (somut olayda taşınmazı satın alan) davalının yapılar nedeniyle zenginleştiği kabul edilmelidir.
Bu durumda, Bölge Adliye Mahkemesince; Satış Memurluğunca alınan bilirkişi raporu ile taşınmazın arsa bedelinin 2.000.000,00 TL, yapı bedelinin 276.990,00 TL olarak belirlendiği, taşınmazın belirlenen bu bedeller üzerinden ihaleye çıktığı ve 24.02.2022 tarihinde yapılan ihalede üzerinde bulunan yapılar ile birlikte 1.650.000,00 TL bedelle davalı paydaşa satıldığı, akabinde davalı paydaş tarafından kendi payı düşüldükten sonra yatırılan satış bedelinin payları oranında davacılara ödendiği gözetilerek, satış masrafları düşüldükten sonra bakiye bedel olan 1.638.015,00 TL (taşınmazın yapılar hariç belirlenen satış değeriyle yapılar dahil belirlenen satış değeri birbirine oranlanması sonucunda bulunan) %87,8783’ün uygulanması suretiyle fark bedelin 199.260,26 TL olduğu gözetilerek, davacılara ödenmesi gereken (arsa bedeli 155.567,33 TL ve yapı bedeli 199.260,26 TL) toplam 354.827,59 TL’den, satış memurluğunca ödenen bedel düşülmek suretiyle belirlenecek tutarın davalı paydaştan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesi uyarınca davacılar yararına BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.