Kanalizasyon hizmeti sunulmayan alanda davalı idare tarafından resen tesis edilen atıksu aboneliğinin iptali ve borçlu olunmadığının tespiti davasında davacı site lehine verilen ilk derece ve istinaf kararlarının temyizi.
Özet: Davalı idarenin, davacı sitenin kuyu suyu kullanması ve atık sularını vidanjörle kendi bertaraf tesislerine taşımasına dayanarak resen atıksu aboneliği tesis edip bedel tahakkuk ettirmesine karşın, dava konusu adrese kanalizasyon hizmeti vermediği sabit olduğundan, hizmet verilmeden atıksu bedeli talep edilemeyeceği gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince aboneliğin iptali ile borcun davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi üzerine, davalı idarenin hukuki dayanağını yönetmeliklere dayandırdığı işleminin yerinde olduğunu savunarak temyiz talebinde bulunması.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1790 E., 2025/618 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 16. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/249 E., 2023/289 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı İdarenin kuyu suyu kullanmanın izne tabi olduğu gerekçesiyle davacı aleyhine re'sen atık su abonelik işlemi tesis ettiğini ve buna bağlı atık su kullanım bedeli tahakkuk ettirdiğini, davalı idarenin alt yapı hizmetlerini özellikle de kanalizasyon, su, atık su ve yağmur suyu tahliye hizmetlerini yerine getirmediğini, aboneliğin tesisi için gerekli olan şartların davalı tarafça oluşturulmadığını, bu nedenle atık su bedeli tahakkuk ettiremeyeceğini ileri sürerek, davacı site adına resen tesis edilen ... nolu atık su konut aboneliğinin iptali ve buna bağlı tahakkuk ettirilen toplam 37.694,00 TL'den borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; İdarenin kaçak su araştırma ve denetleme servisince 13.04.2021 tarihinde davacının kullanımdaki adreste, artezyen suyu kullanıldığının ve vidanjör yardımıyla atık suların İdarenin döküm merkezlerine atıldığının tespit edildiğini, birinci tutanak tutularak atıksu abonelik işlemleri için tebligat bırakıldığını, 03.06.2021 tarihinde ikinci tutanak ile tebligatlarına uyulmadığı için Atık su Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, 07.01.2022 tarihinde davacı adına ... nolu Atıksu Konut Aboneliği (Örnekleme Sınıfı) 82 hane üzerinden tesis edildiğini, konunun 19.01.2022 tarihli ve ... nolu yazıları ile ilgililere gönderildiğini, yapılan işlemlerin 2872 sayılı Çevre Kanunu, 2560 sayılı Kanun ve Su ve Atıksu Tarifesi Yönetmeliğinin (12.) maddesi uyarınca yapıldığını ve atık su bedeli tahakkuk ettirildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; sitede temiz suyun temini, pis su şebeke hattının ve toplama çukuru (foseptik) yapımı ve davalı İdareye ait atık bertaraf tesisine ulaştırılmasına ilişkin nakil bedelinin davacı Kooperatifince karşılandığı ve atıkların çevreye, insan sağlığına etkisini azaltmak amacıyla uygulanan yöntemler ile bertaraf edildiği, davaya konu işleme ilişkin edimlerin davacı tarafça yerine getirildiği ve aboneliğe ilişkin borç tahakkuk ettirilemeyeceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile davalı tarafından 19.01.2022 tarihli ve 322815 sayılı yazı ile davacı tarafa bildirilen ve davacı Site adına resen tesis edilen ... nolu Atıksu Konut Aboneliğinin iptali ile buna bağlı olarak tahakkuk ettirilen toplam 37.694,00 TL borca ilişkin davacı tarafın davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekili istinaf yoluna başvurmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı İdare tarafından sorumluluk alanındaki atık suların kanalizasyon vasıtasıyla veya toplama çukurlarına boşaltılmak suretiyle zararsız hale getirilmesi gerektiği, bu hususta davalının kanundan doğan görev ve yetkisinin bulunduğu, davalı İdare tarafından resen atık su aboneliğinin tesis edildiği dava konusu adreste, davalının kanalizasyon hattının bulunmadığının uyuşmazlık konusu olmadığı, diğer bir anlatımla davalı İdarenin, aboneliklerin bulunduğu yerde bir kanalizasyon hizmeti vermediği, bu durumda davalı İdare tarafından Tarifeler Yönetmeliğindeki düzenleme uyarınca kanalizasyon hizmeti verilmeden verilmiş gibi atık su bedeli tahakkuk ettirilmesi ve resen atık su aboneliği tesis edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğu, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre, davacı site yönetimi adına atıksu konut aboneliği tesis edildiğini, hane başına re'sen tahakkuk uygulamasına başlandığını ve konunun 19.01.2022 tarihde ilgililere bildirildiğini, yapılan işlemlerin 2872 sayılı Çevre Kanunu, 2560 sayılı Kanuna dayalı Yönetmelik ve Su ve Atıksu Tarifesi Yönetmeliği'nin (12.) maddesi çerçevesinde yapıldığını ve tahakkuk ettirildiğini, 2560/3009 sayılı Kanunla eklenen 3305 sayılı Yasa ile değişik 23. maddesi ve 5216 sayılı Büyükşehir Belediye Kanunu ve 6360 sayılı Kanun hükümlerince su satışı ve atık suların uzaklaştırılması hizmetleriyle ilgili tarifelerin hangi kriterlere göre hesaplanacağı ve bu saptanan bedellerin hangi usul ve esaslarına göre tahsil edileceği hususunda ..... Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde İdarenin yetkili kılındığını, sorumluluk sahası içerisinde oluşan atıksuların (proses/evsel) kanalizasyon hattı ile toplanması veya fosseptikte toplanan atıksuların (proses/evsel) vidanjör vasıtası ile uygun dökü noktalarına taşınması sonrası İdareye ait kentsel atıksu arıtma tesislerinde bertaraf edilmesinden sorumlu olduğunu, davacı sitenin artezyen suyu kullandığı ve kirlettiği suları kanallara veya foseptikte topladıktan sonra İdareye ait .... .... Arıtma tesisine deşarj ettiğine ilişkin 13.04.20 21... .06.2022 tarihleri arası toplam 67 adet işemri olduğunu, vidanjör çekimi sonrası İdareye ait arıtma tesisine döküm yapıldığını, hiçbir hizmetin verilmediği hususunun gerçek olmadığını, Yönetmelikte yer aldığı üzere su abonesinin tükettiği kadar suyu kirleteceğinden bunların uzaklaştırılması için atık su bedeli ödemekle yükümlülüğü bulunduğu, İdarenin söz konusu atık su bedelinden ek mali çıkar sağlamadığı, davacı site yönetiminin 15.09.1986 tarihli abone sözleşmesine göre davalının 524 nolu yeraltı suyu abonesi olduğu, bu sözleşmenin (7.) maddesine göre de .... Tarifeler Yönetmeliğinin sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğunu, davacı site yönetiminin atık suyun arındırılması hizmetinden yararlandığını, buna göre Yönetmelik gereğince atık su bedelinin alındığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı site adına resen tesis edilen konut atık su aboneliğinin iptali ve buna bağlı tahakkuk ettirilen borca ilişkin borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. .... Genel Müdürlüğü Tarifeler Yönetmeliğinin "Kullanılmış Suların Uzaklaştırılması/ Atık su Tarifesi" başlığı altında düzenlenen; (12.1).maddesinde; "Çevre ve Orman Bakanlığınca hazırlanarak 27.10.2010 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Atık su Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine göre; ç) Su abonesi olmayan aboneler: Su abonesi olmayan, fakat şebeke dışındaki kaynaklardan temin ettiği suyu kullandıktan sonra doğrudan ya da dolaylı olarak İdarenin kanalizasyon ya da diğer altyapı tesislerine veren tüm gerçek ve tüzel kişiler atık su abonesi olup,....ile atık su sözleşmesi imzalamak, atık su sayacı taktırmak ve işler durumda muhafaza etmek, sayaç üzerinden tespit edilen atık su miktarlarına göre tahakkuk eden atıksu ücretlerini ödemek zorundadır. d) Şebeke dışı kaynaklardan su kullandığı tespit edilen gerçek ve tüzel kişilerin yapılan çağrıya rağmen, İdare ile abonelik sözleşmesini imzalamaması ve sayaç taktırmaması durumunda; 1) Şebeke dışı kaynaklardan su kullanımının tespit edildiği tarihten itibaren resen atık su aboneliği tesis edilir. 2) Şebeke dışı kaynaklardan su kullanımı halinde ilk tespit tarihinden itibaren; emsal konut ve işyerleri dikkate alınarak aboneye atık su bedeli tahakkuk ettirilir. 3) Atık su sayacının teknik olarak kullanılmasının mümkün olmadığı durumlarda sayaç takma yükümlülüğü aranmaz. Bu abonelere emsallerine göre örnekleme tahakkuku çıkarılır. e) Şebeke dışı kaynaklardan temin ettiği suyu kullandıktan sonra doğrudan ya da dolaylı olarak İdarenin kanalizasyon ya da diğer altyapı tesislerine veren ancak tüm çağrılara rağmen atık su abonesi olmayan veya abone olmak istediği halde sayaç takılmasının mümkün olmadığı konutlarda; aylık hane başına 15 m³ su tükettiği varsayılarak atık su tahakkuku çıkarılır." hükmü yer almaktadır. 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun "İzin alma, arıtma ve bertaraf etme yükümlülüğü" başlığı altında; (11.3) madde, 3. bentte "Atık suları toplayan kanalizasyon sistemi ile atık suların arıtıldığı ve arıtılmış atık suların bertarafının sağlandığı atık su altyapı sistemlerinin kurulması, bakımı, onarımı, ıslahı ve işletilmesinden; büyükşehirlerde 20.11.1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanunla belirlenen kuruluşlar, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bunların dışında iskâna konu her türlü kullanım alanında valiliğin denetiminde bu alanları kullananlar sorumludur." 5. Bentte; "Atık su altyapı sistemlerini kullanan ve/veya kullanacaklar, bağlantı sistemlerinin olup olmadığına bakılmaksızın, arıtma sistemlerinden sorumlu yönetimlerin yapacağı her türlü yatırım, işletme, bakım, onarım, ıslah ve temizleme harcamalarının tamamına kirlilik yükü ve atık su miktarı oranında katılmak zorundadırlar. Bu hizmetlerden yararlananlardan, belediye meclisince ve bu maddede sorumluluk verilen diğer idarelerce belirlenecek tarifeye göre atıksu toplama, arıtma ve bertaraf ücreti alınır. Bu fıkra uyarınca tahsil edilen ücretler, atıksu ile ilgili hizmetler dışında kullanılamaz." hükmü yer almaktadır." düzenlemesi bulunmaktadır. Atık su Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmeliğin (12.1) maddesinde; "Her bir abone için toplam sistem maliyeti o aboneye verilen veya verilecek hizmete göre hesaplanır. Atık su altyapı yönetimleri ve/veya evsel katı atık İdareleri hizmetten yararlanan ve/veya yararlanacak her abone karşılıklı sözleşme yapmakla yükümlüdürler. (2) Sözleşme, abonenin ve/veya atık üreticisinin hangi hizmetlerden yararlandığını ve hangi tarife türü üzerinden ücretlendirileceğini tanımlar." Aynı Kanunun "Atık su hizmetleri için ücretlendirme" başlığı altında (17.1) maddesinde; "Atık su hizmetleri için ücretlendirme yapılırken tam maliyet ve kirleten öder esasları kullanılır. Bu esasların uygulanmasına yönelik detayları içeren ve tam maliyet esaslı tarifelerinin belirlenmesinde faydalanılabilecek usul ve esaslar Bakanlık tarafından Atık su Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz adıyla Bakanlığın internet sayfasında yayımlanır. (2) Atık su hizmetlerine ait ücretler belirlenirken; su sayaçlarından kaydedilen su miktarı, içme ve kullanma suyu kaynağı olarak yeraltı veya yüzey suyu kullanan ve şebekeye bağlı olmayan aboneler için atık su sayacı olan yerlerde ölçüm değeri, olmayan yerlerde idarece belirlenecek atıksu miktarı esas alınır." hükmü yer almaktadır. Açıklanan mevzuat hükümleri bir arada değerlendirildiğinde, kuyudan temin edilen kuyu suyunun yeşil alanlarda sulama suyu olarak kullanılması durumunda su ve atık su bedelinin ödenmeyeceği, ancak bu kuyu suyunun yeşil alan dışında kullanılıp (evde, işyerinde, wc, lavabo vs.) çıkan atık (kirli) suyun kanalizasyon tesisine deşarj edilmesi hâlinde Tarife hükümlerine göre atık su bedelinin ödeneceği açıktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.01.2016 tarihli ve 2014/13-193 E., 2016/16 K.; 22.01.2014 tarihli ve 2013/13-508 E. 2014/39 K. sayılı kararlarında da kendi taşınmazındaki kuyudan su çıkartarak kullanan kişinin fiilinin kaçak su kullanımı olarak değerlendirilemezse de, ancak kişinin bina ya da işletmede kullandığı kuyu suyu kadar atık su ürettiği, atık suların uzaklaştırılması konusunda verilen hizmetlerden yararlanması ve atık suları kanalizasyon şebekesi vasıtasıyla binadan uzaklaştırması hâlinde, yukarıda belirtilen Tarife ile belirlenen atık su bedelinden sorumlu tutulması gerektiği kuşkusuzdur.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.04.2019 tarihli ve 2017/3-964E., 2019/476 K.;. sayılı kararı) Yukarıda verilen bilgiler ışığında somut olay incelendiğinde, davalı İdarece 12.04.2021 tarihinde yapılan denetimde davacı sitede artezyen, kuyu suyu, taşıma suyu kullanıldığının tespit edildiği, atık su aboneliği tesisi için 30.04.2021 tarihinde çağrı yapıldığı ancak davacı site yönetimince davalı İdareye abonelik sözleşmesi müracaatında bulunulmadığı, bunun üzerine 03.06.2021 tarihinde ikinci kez çağrı yapılmasına rağmen abonelik sözleşmesini imzalamaması üzerine davalı İdarece 19.01.2022 tarihinde davacı site yönetimi adına,.... Tarifeler Yönetmeliği'nin (12.1-1) maddesi uyarınca (82 hane üzerine) re'sen atık su konut aboneliği tesis edildiği anlaşılmaktadır. Aynı Yönetmeliğin (12.2) maddesine göre; ilk tespit tarihinden itibaren; emsal konut ve işyerleri dikkate alınarak aboneye atık su bedeli tahakkuk ettirileceği düzenlenmekte olup; davalı İdarenin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak 12.04.2021 ilk tespit tarihi ile 17.01.2022 ilk abone tahsis tarihi arasındaki döneme tekabül eden 11.972 m³ karşılığı 28.557,50 TL borç tahakkuk ettirildiği anlaşılmıştır. Hal böyle iken, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanun'un 371. maddesi uyarınca davalı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.