Antalyada zilyetlik ve imar-ihya yoluyla taşınmaz tescili davasında talebin reddi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kesinlik sınırının hukuki denetimi.
Özet: Antalyada babasından devraldığı iddiasıyla zilyetlik ve imar-ihya yoluyla 40 yılı aşkın süredir kullandığı tapusuz bir taşınmazın adına tescilini talep eden davacıya karşı, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, taşınmazın niteliği gereği devletin hüküm ve tasarrufunda olması gerektiğini ve davacının zilyetlik yoluyla edinim koşullarını sağlamadığını belirterek davanın reddine ve taşınmazın hazine adına tesciline karar vermiş; istinaf mahkemesinin kararının temyiz kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle temyiz talebini reddetmesi üzerine, davacı vekili bu ek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1874 E., 2024/1121 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 7. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2021/261 E., 2022/197 K.Taraflar arasındaki tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, 27.09.2024 tarihli ek kararla kararın kesin nitelikte olduğu gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş olup işbu ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Antalya ili .... ilçesi .... köyünde ilk orman kadastrosu 6831 sayılı Orman Kanunu'nun ve bu kanunun 2896 sayılı 6831 sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun'la değişik 2/B madde uygulaması 16.07.1985 tarihinde başlamış, 11.09.1985 tarihinde iş bitince sonuçlar ilan edilmeden 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yürürlüğe girmiş ve bu kanuna göre orman kadastro çalışmaları 01.06.1987 tarihinde tamamlanmıştır.Davacı dava dilekçesinde özetle; Antalya ili ... ilçesi .... köyünde bulunan doğusu halk plajı yolu, kuzeyi yol, güneyi 2 01... parsel, batısı Hazineye ait tahminen 1.000 m² alanlı taşınmazın önceleri babalarının zilyet ve tasarrufunda olduğunu, babasının taşınmazın zilyetliğini 1999 yılında kendisine devrettiğini, taşınmazın imar ve ihyasının yıllar önce tamamlandığını, yaklaşık 40 yıldır malik sıfatı ile nizasız fasılasız kendisi tarafından kullanıldığını ileri sürerek, dava konusu taşınmazın adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Hazine, karşı tescil talebinde bulunmuştur. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "ziraat bilirkişisi ve orman bilirkişisi raporuna göre taşınmazın (A) harfiyle gösterilen kısmının evveliyatının orman niteliğinde olmadığının tespit edildiği, ancak hava fotoğrafları ve uydu görüntülerine göre dava konusu yerin evveliyatının da tarım arazisi olmadığı, (A) harfli taşınmazın .... yol sınırı içerisinde kaldığı, yamaç olduğu, önceki görüntülerinde yüksek olan eğiminin komşu parselde kurulan otel tarafından yapılan merdiven ve duvar ile kırıldığı ve halihazırda dava konusu tapusuz yerin bir kısmının bu otel tarafından kullanılan sahiline iniş için merdiven olarak kullanıldığı, davacının iddiası yönünden ise yerin doğal eğimli boş arazi olduğu ve dava tarihi itibariyle 20 yılı aşkın süredir tarım arazisi olarak ekonomik amaca uygun şekilde kullanılmadığı, bu tarz bir kullanımın olmadığı görülmekle Devletin hüküm ve tasarrufu altında olması gereken yerlerden olduğu anlaşılarak ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesindeki şartların oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine, fen bilirkişisi ....'ın 10.02.2022 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfiyle gösterilen 999,52 m²lik taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "199.904 TL değerindeki dava konusu taşınmazın 1988 yılında tescil harici bırakıldığı, paftada ....içinde göründüğü, tescil harici bırakılma tarihinden dava tarihine kadar imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının davacı lehine gerçekleşmediği anlaşılmakla İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırı bir hususun olmadığı" belirtilerek, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve işbu karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2024 tarihli ek kararı ile "6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a maddesi uyarınca kesin nitelikte olan 10.05.2024 tarihli ve 2022/1874 Esas, 2024/1221 Karar sayılı kararının temyiz kanun yolu açık bir karar olmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin 6100 sayılı Kanun'un 366/1 maddesi atfıyla 346/1. maddesi uyarınca reddine karar verilmiş ve işbu ek karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanun'un 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.Dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın keşfen belirlenen ve temyize konu edilen toplam değeri 199.904,00 TL olup temyize konu Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin ek karar, yukarıda anılan Kanun hükümlerine uygun olduğundan temyiz isteminin reddi ile söz konusu ek kararın onanması gerekir.SONUÇ:Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 27.09.2024 tarihli ek kararının ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenden alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.