Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik tazminatı davasında sigorta şirketinin maluliyet oranı tespiti ve SGK ödemesi mahsubu itirazlarının reddedilerek kararın onanması.
Özet: Yüksek Mahkeme, sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yolcu olarak yaralanan davacının kalıcı iş göremezlik nedeniyle talep ettiği maddi tazminat davasında, ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesinin davalı sigorta şirketinin kusur ve teminat limiti sorumluluğuna ilişkin itirazlarını reddederek 310.000,00 TL tazminat ödenmesi yönündeki kararını onamıştır; davalı vekilinin maluliyet oranı tespiti, SGK ödemelerinin mahsubu ve hesaplama yöntemine dair tüm temyiz itirazları, usul ve yasaya uygunluk ile sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle yerinde görülmeyerek reddedilmiştir.

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2085 Esas-2023/447 KararİLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 13. Asliye Ticaret MahkemesiBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... nezdinde trafik sigortalı araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 100,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini 310.000,00 TL'ye yükseltmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe teminat limitiyle sınırlı sorumlu olduklarını, davacının araçta hatır için taşındığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüyle 310.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu olayın aynı zamanda iş kazası olması, SGK tarafından %50 maluliyet oranına göre ödenen sürekli iş göremezlik ödeneğinin rücuya tabi olması nedeniyle belirlenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğinden SGK tarafından %50 maluliyet oranına göre belirlenen ödemelerin tazminat dosyasında özürlülük ölçütü yönetmeliğine göre belirlenen %26 maluliyet oranına göre belirlenen tazminattan düşülmesi davacı aleyhine açık hak kaybına neden olacağından ve davacının belirlenen tazminat miktarı da davalı ... şirketinin sorumlu olduğu teminat limiti üzerinde belirlenmiş olması ve sigorta şirketinin teminat limiti ile sorumlu tutulmuş olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden davalı vekilinin Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanmasına ilişkin itirazları da yerinde görülmemiş, ayrıca Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince Yargıtay tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre tazminat hesabı yapılması ve SGK tarafından yapılan ödemenin belirlenen tazminattan düşülmesi gerektiğinin kabul edilmesine (Yargıtay 4 HD. 2022/5507 E- 2023/1380 K. 2021/7868 E- 2022/280 K.) ve belirlenen tazminat miktarına göre tazminattan İPSD yarısının mahsup edilmesinin sigorta şirketinin poliçe limiti ve davacının talebi dikkate alındığında sonuca etkili görülmemesine, davalıya sigortalı aracın ticari araç olması ve dava dışı şirket adına kayıtlı olması nedeniyle tazminata avans faiz uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; sigortalı aracın kaza tarihinde hizmet amaçlı olarak malik dışında başka bir şirket tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, bu nedenle kaza nedeniyle ortaya çıkan zarardan sorumlu olmadıklarını, tazminat hesabında Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine göre belirlenen %26 maluliyet oranının esas alınması gerektiğini, davacıya ödenen peşin sermaye değerinin tazminat miktarından değil poliçe teminat limitinden indirilmesi gerektiğini, hesaplamada hatalı metod kullanıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. GerekçeUyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre maluliyet oranının tespitine yönelik alınacak raporda kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerekmekte ise de bu husus sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmayacak olmasına göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARYukarıda açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,27.11. 2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.