Anlaşmalı boşanma sonrası açılan mal rejiminin tasfiyesi davasında, eşler arası taşınmaz devrinin katılma alacağından feragat ve hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilmesi.
Özet: Yargıtay, evlilik birliği içinde davacı adına kayıtlı iken boşanma davası açılmasından hemen önce davalı kadına satış yoluyla devredilen bir taşınmaz hakkında, tarafların anlaşmalı boşanma sürecinde verdikleri beyanların katılma alacağından feragat niteliğinde olduğunu; bu nedenle, davacının sonradan aynı taşınmaza yönelik açtığı katılma alacağı davasının Türk Medeni Kanununun 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması teşkil ettiğini belirterek, davalı lehine katılma alacağı bulunmadığından davanın reddedilmesi gerektiğine karar vermiştir.
2. Hukuk Dairesi         2024/6361 E.  ,  2025/11577 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/407 E., 2024/1104 K.
DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Alanya 2. Aile Mahkemesi
SAYISI : 2020/542 E., 2022/654 K.
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı vekili tarafından tamamı yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Mahkemece davalı kadın adına 07.09.2016 tarihinde satış yolu ile tescil edilen taşınmazın 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2 19... . maddeleri uyarınca edinilmiş mal olarak kabul edilerek, davanın kabulü ile davacı yararına katılma alacağına hükmedilmiş ise de; mezkur taşınmazın ilk olarak 29.01.2013 tarihinde evlilik birliliği içeresinde davacı erkek adına satış sureti ile tescil edildiği, davacı erkeğin bu taşınmazı 07.09.2016 tarihinde, davalı kadına tapuda satış yolu ile devrettiği akabinde tarafların 09.09.2016 tarihinde açılan boşanma davası sonucunda 4271 sayılı Kanun'un 166/3. maddesi uyarınca boşandıkları anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, taşınmazın davalı kadına devir tarihi, tarafların anlaşmalı boşanmadaki imzalı beyanları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, tarafların anlaşmalı boşanma dosyasında yer alan beyanlarının katılma alacağından feragat niteliğinde olduğu, sonrasında eldeki davanın açılmasının Türk Medeni Kanunun 2. maddesine aykırı olacak şekilde hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davacı tarafın katılma alacağının bulunmadığı nazara alınarak, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2 İlk Derece Mahkemesi kararının, BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.