Sürekli işçi kadrosuna geçen davacının hatalı intibakından doğan fark alacakları davasında, toplu iş sözleşmeleri ve 6360 sayılı Kanun kapsamında usuli kazanılmış haklar gözetilerek yeniden hüküm kurulması gerekliliği.
Özet: Dava, bir işçinin mevsimlik statüden sürekli işçiliğe geçişi ve sonrasında nakledildiği kurumda hatalı intibak ile toplu iş sözleşmesi hükümlerinin yanlış uygulanması neticesinde doğan ücret, ikramiye ve diğer fark alacaklarının tahsili talebine ilişkindir; ilk derece ve istinaf mahkemeleri davayı kısmen kabul etmişken, yüksek mahkeme, işçinin belirli toplu iş sözleşmelerinden yararlanma koşullarının ve başlangıç tarihlerinin hatalı değerlendirildiği, özellikle 2013 tarihli toplu iş sözleşmesinden yararlanılamayacağı, 2015 tarihli toplu iş sözleşmesinden ise ancak imza tarihinden itibaren yararlanılabileceği gerekçesiyle yerel mahkeme kararını bozarak, alacakların bu yeni değerlendirme ışığında ve usuli kazanılmış haklar gözetilerek yeniden hesaplanması gerektiğine hükmetmiştir.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/268 E., 2025/343 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1990 yılında mülga ...Müdürlüğü bünyesinde mevsimlik işçi olarak işe başladığını, ...Sendikası üyesi olduğunu, 02.02.2001 tarihinde sürekli işçi kadrosuna geçtiğini, 01.03.1999-28.02.2001 yürürlük tarihli 8. Dönem Toplu İş Sözleşmesi'nde çalıştırıldığı pozisyona göre tâbi olduğu/olması gereken ücret skalası yanlış tespit edildiğinden ve sonraki yıllarda da kadro tarihinde yapılan hatalı intibak işleminden dolayı ücret, ikramiye, ilave tediye ve yıpranma primi fark alacaklarının oluştuğunu, Kapatılan ... İl Özel İdaresi aleyhine açılan ... 7. İş (... 29. İş Mahkemesine devredilen) Mahkemesinin 2013/946 Esas sayılı dosyasında 28.05.2013 tarihinden öncesine ait fark alacak davasının derdest olduğunu, tüm özlük haklarıyla birlikte davalı Kuruma nakledildiğini ve çalışanın bu dönem sonrasında davalı Kuruma geçmesi nedeniyle alacakların davalıdan talep edildiğini, hatalı intibakının devam etmesi nedeniyle işbu dava ile 29.05.2013 ve sonrası alacakların hesaplanarak dava tarihinde olması gereken yevmiyesinin tespiti gerektiğini belirterek fark ücret, fark ikramiye, fark ilave tediye ile fark yıpranma primi alacaklarının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili Kurumun 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) çerçevesinde personelin devredileceği Kurum ve kuruluşlar arasında yer almadığını, davacının atölye ustası olduğunu, kadroya geçişte toplu iş sözleşmesi ve protokole uygun olarak atamasının yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararı ile; davacının ...İşleri Genel Müdürlüğüne (...) nakli sebebiyle 6360 sayılı Kanun gereği önceki çalışmalarından ... sorumlu olmayacağından, Mahkemenin ara kararı doğrultusunda dava konusu alacaklar yönünden davacının davalı Kuruma nakil olduğu belirtilen 22.12.2014 tarihinden sonrası için ve ıslaha karşı zamanaşımı def'i değerlendirilmek sureti ile düzenlenen 09.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporundaki II. seçenekte yapılan hesaplamaların yerinde görüldüğü belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesinin 18.10.2023 tarihli kararı ile; davacının istinaf incelemesinden geçen dosyasında derece ve kademesinin 01.03.2013 tarihinde 13/21 olarak tespit edildiği, 01.03.2007 tarihinden 7 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra ...'ye nakledildiği hâlde nakil tarihi itibarıyla derece ve kademesinin 13/16 olarak belirtildiği, anılan dosyada derece ve kademesinin tespitine yönelik bir hüküm bulunmayıp bilirkişi raporunda yapılan tespit üzerine Mahkemece fark ücretlerin tahsiline karar verildiği ve sadece bu hususun kesinleştiği, inceleme kapsamındaki dosyada Mahkemece hükme esas alınan 09.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının ...'ye nakledildiği tarih itibarıyla derece ve kademesinin usulünce tespit edildiği, nakil tarihinden itibaren ücret farkı ve buna bağlı fark alacaklarını 6360 sayılı Kanun’un geçici 1/9-(d) hükmü uyarınca ...'de çalıştığı dönemle sınırlı olmak üzere ...'den tahsiline karar verildiği, dava tarihi itibarıyla davacının bir günlük yevmiyesinin 154,57 TL olduğunun görülmesi ve hesaplamalar ile tatbik edilen faiz tür ve başlangıç tarihlerinde hata bulunmadığının anlaşılması karşısında davalı tarafça ileri sürülen istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının, ...Sendikasının taraf olduğu 01.11.2013 imza tarihli ve 01.03.2013-28.02.2015 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanamayacağı, 15.09.2015 imza tarihli ve 01.03.2015-28.02.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden ise ancak sözleşmenin imza tarihi olan 15.09.2015 tarihinden itibaren yararlanabileceğinin kabulü ile buna göre varsa toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının usuli kazanılmış haklar da gözetilerek hesaplanması gerektiği belirtilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararından sonra alınan 30.05.2025 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamalar dikkate alınarak davalının ıslaha karşı zamanaşımı def'inin Mahkemece resen değerlendirildiği belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Daha önce açılan dava hakkında verilen istinaf kararının esas alınması gerektiğini, 2. Davacının davalı bünyesinde çalışmaya başladığı dönem öncesi yönünden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, davalının nakil tarihinden önce doğmuş alacaklardan davalının sorumlu tutulamayacağını, 3. Davacının hizmetinin derece ve kademesine yansıtıldığını ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının derece ve kademesi ile buna bağlı olarak ücretinin doğru bir şekilde belirlenip belirlenmediği ile dava konusu fark alacaklara hak kazanıp kazanmadığı hususlarına ilişkindir. 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Somut uyuşmazlıkta Mahkemece bozma sonrası alınan 30.05.2025 tarihli bilirkişi raporunda kesinleşen ... 7. İş (... 29. İş Mahkemesine devredilen) Mahkemesinin 2013/946 Esas sayılı dosyası dikkate alınarak davacının ücretinin 2013 yılı Mayıs ayında 104,80 TL olduğunun kabulü ile hesaplamalar yapılmıştır. Ancak İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2021 tarihli kararı davalı vekilinin temyizi üzerine Dairece bozulmuş olup bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının ücretinin aynı dönemde 101,17 TL olduğu kabulü ile hesaplama yapılmıştır. Bozma ile oluşan usuli kazanılmış hakka aykırı karar verilmesi bozmayı gerektirmektedir. 3. Mahkemece bozma öncesinde, 22.12.2014 tarihinden sonrası için ve ıslaha karşı zamanaşımı def'i değerlendirilmek sureti ile düzenlenen 09.03.2021 tarihli bilirkişi ek raporundaki II no.lu seçenekte yapılan hesaplamanın dikkate alındığı belirtilmiştir. Bozma sonrası yargılama sonucunda davalı vekilinin ıslaha karşı zamanaşımı def'i resen değerlendirilerek hesaplama yapıldığı belirtilmiş ise de gerekçeli kararda zamanaşımına ilişkin herhangi miktar belirtilmediğinden temyiz aşamasında hükmün denetlenmesi mümkün olamamaktadır. Hâl böyle olunca zamanaşımı noktasında usuli kazanılmış haklar da dikkate alınarak denetime elverişli bir şekilde hesaplama yapıldıktan sonra karar verilmesi için hükmün yeniden bozulması gerekmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.