Eski belediye başkanının izinsiz kırmataş malzeme kullanımı nedeniyle açılan tazminat davasında, ceza davasının zamanaşımından düşmesine rağmen kısmen kabul edilen hükmün temyiz incelemesi.
Özet: Davacı kurumun, eski belediye başkanının yol yapımında izinsiz malzeme kullanarak kamu zararına yol açtığı iddiasıyla açtığı tazminat davası, ilk derece mahkemesince kabul edilmiş, ancak ceza davasının kesinleşmesi beklenmeden karar verildiği gerekçesiyle Yargıtayca bozulmuştur; ceza yargılamasında beraat kararı verilse de Yargıtay tarafından zamanaşımından bozulması sonrası ilk derece mahkemesi, ceza dosyası içeriğindeki maddi olgularla davalının zarara sebebiyet verdiğini tespit ederek yeniden tazminata hükmetmiş, davalı ise ceza yargılamasındaki sonucun beraat anlamına geldiğini ve sorumluluğu olmadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/ 25... /17 Karar Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce kararın bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili; müvekkili kurum tarafından 2011 yılı köy yolları asfalt işi kapsamında 4. grupta yer alan .. ilçesi .. beldesi ile .. ilçesi .. beldesini birbirine bağlayan yolda yapılacak asfaltlama çalışması kapsamında kullanılmak üzere figüreli halde bulunan 0-25 mm kırmataş temel malzemesinin .. Beldesi hudutları içerisinde yer alan 1400 metrelik kesimindeki 1.719, 88... 'lük kısmının izinsiz olarak davalı belediye başkanı tarafından alındığını, davaya konu olay nedeniyle kamu davası açıldığını, davalının mahkûmiyetine karar verildiğini belirterek meydana gelen kurum zararının davalıdan tahsiline karar verilmesi isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili; ceza yargılamasının sonucunun beklenmesi gerektiğini belirterek haksız davanın reddi gerektiğini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2014 tarihli ve 2013/709 Esas, 2014/539 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 45.473,63 TL bedelin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.Dairemizin 17.12.2018 tarihli ve 2016/145 06... /8017 Karar sayılı ilamıyla;" dosya kapsamından, dava konusu olaya ilişkin olarak davalı hakkında Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2013 gün ve 2013/163 esas - 2013/503 karar sayılı dosyasında, görevi kötüye kullanma suçuyla ilgili mahkûmiyet kararı verildiği ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtaya gönderildiği anlaşılmaktadır.818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53. (6098 sayılı TBK’nın 74.) maddesi gereğince hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kararı ile bağlı değilse de ceza mahkemesince belirlenecek maddi vakıalar hukuk hâkimi yönünden de bağlayıcıdır. Bu nedenle; Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 26.11.2013 gün ve 2013/163 esas - 2013/503 karar sayılı ceza dosyasının sonucu ve kesinleşmesi beklenmeli ve varılacak sonuca göre yapılacak değerlendirme ile birlikte iş bu dava hakkında karar verilmelidir.Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar gözetilmeden karar verilmesi doğru bulunmamış, temyiz edilen kararın bu yönden bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Dinar Asliye Ceza Mahkemesi 2021/4 05... /857 karar sayılı dosyanın sonucunun beklendiği, davalı hakkında beraat kararı verildiği, kararın Yargıtay 5. Ceza Dairesi 2022/44 26... /7665 karar sayılı ilamı ile temyizde bozularak zamanaşımı nedeniyle düşme nedeniyle kesinleştiği, davalının sorumluluğunun Türk Borçlar Kanunu 49 vd. maddeleri kapsamında değerlendirildiği, aynı zamanda yine aynı kanun 74. Maddesi uyarınca ceza hukuku ile yapılan yargılamanın ilişkilendirildiği, bu kapsamda davalının haksız olarak kullanmış olduğu temel malzemesi sebebiyle bilirkişi tarafından hesaplanan 45.473,63 TL bedel yönüyle zarara sebep olduğu, ceza yargılaması sonucunun mahkememizi bağlamayacağı, kaldı ki ceza dosyası içeriğinde yer alan maddi olgular ile zarara davalının sebebiyet verdiğinin sabit olduğu " gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine ve asıl davada 40.888,76 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesi tarafından beraat kararı verildiği ancak zamanaşımı süresi dolduğu için Yargıtay tarafından verilen düşme kararının İlk Derece Mahkemesi tarafından yanlış yorumlandığını, davalının kamunun zararına sebep olacak bir eyleminin bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. DeğerlendirmeSomut uyuşmazlıkta, davalı hakkında görevi kötüye kullanma suçundan cezalandırılması istemiyle açılan ceza davasında Dinar Asliye Ceza Mahkemesi'nin 12.11.2021 tarihli, 2021/4 05... /857 Karar sayılı ilamı ile isnat edilen eylem sırasında belediye başkanı olan davalının, kamunun veya başkasının zararına olacak şekilde bir eylem gerçekleştirmediğinin anlaşılması nedeniyle isnat edilen eylemin suç teşkil etmediği gerekçesiyle beraatine karar verilmiş, verilen kararın temyizi üzerine, ceza zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 25.06.20 24... /44 26... /7665 Karar sayılı kararıyla davanın düşürülmesine karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür." düzenlemesi yer almaktadır. Bu düzenlemeye göre bir kimsenin haksız fiilden sorumlu olabilmesi için haksız ve hukuka aykırı bir eylem olması gerekmektedir. Eldeki davada da davalı bakımından kamunun veya bir başkasının zararına olacak şekilde haksız ve hukuka aykırı bir fiil gerçekleştirilmediği ceza mahkemesi kararı ile de sabit hale gelmiştir. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde yer alan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA,Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,19.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.