Bursa BAMdan, kooperatif genel kurulunun arsa küçülmesinden doğan fark bedeli kazanılmış hakkını ihlal eden kararının batıl olduğuna dair ilk derece mahkemesi kararının istinaf incelemesi.
Özet: Bir kooperatif üyesi, parselinin imar tadilatı sonrası küçülmesinden doğan fark bedellerinin ödenmesine dair önceki genel kurul kararını hiçe sayarak "sıfır bedel" ödenmesine hükmeden ve kazanılmış haklarını ihlal ettiğini savunduğu sonraki genel kurul kararının mutlak butlanla batıl olduğunun tespitini istemiş; ilk derece mahkemesi, kooperatifin daha önceki kararını bertaraf etmeden üyelerinin kazanılmış haklarını ihlal eden yeni bir karar alamayacağı ve bu kararın batıl olduğu gerekçesiyle davacının talebini kabul ederek söz konusu kararın iptaline karar vermiş, davalı kooperatif ise eksik inceleme ve maddi vakıa hatası iddiasıyla kararı istinaf etmiştir.

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : ...KARAR NO : ...T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN : ... (...)ÜYE : ... (...)ÜYE : ... (...)KATİP : ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ...TARİHİ : ...NUMARASI : ...DAVACI : ...VEKİLLERİ : Av. A...DAVALI : S.S....VEKİLLERİ : Av. ..., Av. ..., ...DAVANIN KONUSU : Kooperatif Genel Kurul Kararının İptaliKARAR TARİHİ : 23/02/2024KARAR YAZIM TARİHİ : 01/03/2024 ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..., ...Karar ve ... tarihli kararının istinaf incelemesi neticesinde;TALEP :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin üyesi olan davacının eski ... yeni ... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, kooperatif tarafından arsaların ifraz ve tevhit edilerek yeni parseller oluşturulduğunu bu aşamada davacının parselinin küçüldüğünü, daha önce alınan genel kurul kararı gereğince parselleri küçülen üyeler için fark bedel ödenmesine ve parselleri büyüyen üyelerin de fark bedel ödemesine karar verildiğini bu kapsamda kurulan komisyon tarafından tahsil ve ödenmesi gereken fark bedeller konusunda rapor hazırlandığını ancak 09/06/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında plan tadilatı çalışması sonucu ortaya çıkacak m2 farklılıkları ile ilgili olarak sıfır bedel alınması yolunda karar alındığını, bu kararın kooperatifler kanunun 23.maddesine ve eşitliğe aykırı olduğunu bu sebeple mutlak butlanla batıl olduğunu ileri sürerek genel kurulda alınan 11 numaralı maddenin yoklukla malul olduğunun tespitine, bu talep yerinde görülmezse hukuka aykırılık sebebiyle iptaline, m2 miktarının düşmesi sebebiyle oluşan değer kaybı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak 10.000,00TL'lik belirsiz alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı taraf davanın reddi gerektiğini savunmuş, davanın bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmadığını zira yokluk halinin mevcut olmadığını, öncelikle bu yönden davanın reddini istediklerini, davacının parselinin fiilen küçülmediğini, bahçe duvarlarının aynen korunduğunu, kura sırasında da itiraz ileri sürülmediğini, şerefiyelerin yıllar önce belirlendiğini, genel kurullarda kabul edildiğini, ödendiğini ve bu hususun kesinleştiğini, ileri sürmüştür.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece yapılan yargılama sonucunda özetle; "dava konusu kararın iptal edilebilir bir karar olduğu ancak iptal davası açmak icin hak düşürücü sürenin dolduğunun düşünülebileceği, Mahkemece yapılan değerlendirmede kooperatifin daha önce alınan genel kurul kararını ortadan kaldırmadan ve bunu tartışmadan, üyenin kazanılmış haklarını ihlal edecek yeni bir karar alınmasının mümkün olmadığını, bu yöndeki yeni kararın batıl olacağının kabul edildiğini, Kooperatif genel kurulunun, daha önceki kararında arsası küçülen üyelere fark bedeli ödemeyi kabul ettiğini, hatta bunun için bir komisyon kurularak çalışma yapıldığını, Davacı üyenin de fark bedeli alması gereken kişilerden olduğu nazara alındığında iptali istenen kararın davacının kazanılmış hakkını ihlal edeceğini, Kararın batıl olduğunu, Davalı kooperatifin sonradan ileri sürdüğü belgelerle davacı tarafın gerçekte alacaklı olmadığını, bu hakkının ödendiğini ileri sürmüşse de ön incelemeden sonra ileri sürülen bu iddialara itibar edilmediğini, Kaldı ki tek başına bu savunmanın bile fark bedelin ödenmesi gerektiğini ikrar mahiyetinde olduğunu, izah edilen nedenlerle sadece kararın iptaline karar verilmekle yetinildiğini, bir alacağa hükmedilmediğini belirterek "Davanın kabulü ile ...İnşaat Mühendisleri Konut Yapı Kooperatifi'nin 09/06/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 11.Maddenin batıl olduğunun tespitine" şeklinde karar verilmiştir.Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesi tarafından maddi vakıalar ve delillerin eksik ve hatalı inceleme ile değerlendirildiğini, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm verildiğini, dava konusu parselin inşaat yapıldığı sırada imar parseli vasfında olmadığını, davacının m2'si belirlenmiş bir imar parselinin mevcut olmadığını, kura çekildiği tarihte davacının villası da dahil olmak üzere 12 adet villanın 54 ve 56 nolu tarla vasfındaki 2 arazi üzerine yapıldığını, bu villaların müstakil tapularının bulunmadığını, davacının imar planından sonra arsasının küçülme veya büyümesi mümkün olmadığını, davacının, 2013 yılında kooperatifin önceki üyesi Leman İlhan'dan dava konusu yere ilişkin üyeliği tüm hak ve yükümlülükleri ile devir aldığını, şerefiyelerin 90'lı yıllarda belirlendiğini, genel kurullarda kabul edildiğini,ödendiğini ve bu hususun kesinleştiğini, hatta Şerefiye listesinde dava konusu parselin yüzölçümü ile ilgili yazılan rakamın maddi hata ile fazla olarak yanlış yazıldığını, imarsız tarlaya yapıldığından M2 olarak belirsiz fakat binayı çevreleyen ve hiç değiştirilmemiş olan bahçe duvarları içinde ki fiili M2 belirli olan dava konusu parselin afaki olarak fazla yazılan m2 sinin, taraflarca anlaşıldığından, davacıya devreden eski üyenin arsa farkı olarak ödediği fazla şerefiye bedelinin, borçlarından düşülerek iade edildiğini, davacının eski üyeden devraldığı dava konusu yere ilişkin bir fark talep hakkının devraldığı sırada zaten bulunmadığını, devreden üyenin (selefin) bu hususta bir alacağı olmadığından, davacının işbu davayı açmakta korunması gereken hiç bir hukuki menfaati bulunmadığını, davada hukuki menfaat yokluğu nedeniyle kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, İlk derece mahkemesinin dosyanın her iki tarafın da dayandığı kooperatif kayıt ve belgelerini incelemediğini, bilirkişi vasıtası ile de inceletmediğini, davacı tarafın delil olarak dayandığı keşfinde yapılmadığını, kooperatif genel kurullarının hiç birinde dava konusu olan arsası küçülen üyelere fark bedeli ödenmesi kararı alınmadığını, 2016 yılında yapılan genel kurulda, seçilecek kişilerden oluşan bir Komisyon tarafından çalışma yapılarak fark bedellerinin tespitine karar verilmiş ise de, bu raporun genel kurulda tartışılmadığını, lehine fark bedeli çıkacak üyelere ödenmesi kararı genel kurullarda alınmadığını, ilk derece mahkemesinin, genel kurul kararlarını da tüm kooperatif kayıtlarında olduğu gibi incelemediğini, hatalı değerlendirme ile genel kurulun bu yönde kararının olduğunu gerekçesinde belirttiğini, mahkemenin gerekçesinin kooperatif genel kurul tutanaklarına, kayıt ve belgelerine aykırı olup, önceden genel kurulda alınmış böyle bir karar olmaması nedeniyle de, dava konusu genel kurul kararının batıl olduğuna ilişkin olarak da verilen kararın kaldırılarak , süresinde açılmayan davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, ayrıca Davacı tarafın harcını yatırarak alacak talep ettiği halde bu taleple ilgili karar verilmediğini eksik hüküm kurulduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanının reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dava, kooperatif genel kurulunda alınan kararın yoklukla malul olduğunun tespitine ve iptaline ilişkindir.İlk derece mahkemesince, davanın Davanın kabulü ile ... İnşaat Mühendisleri Konut Yapı Kooperatifi'nin 09/06/2018 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 11.Maddenin batıl olduğunun tespitine karar verilmiş olup, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Kooperatif Genel Kurulu kararlarının bozulması ve şartları, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 53. Maddesinde, düzenlenmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunun 98. maddesinde bu kanunda aksine açıklama olmayan hususlarda Türk Ticaret Kanunundaki Anonim Şirketlere ait hükümlerin uygulanacağına yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun dördüncü kısmında Anonim Şirketler, 329. madde vd düzenlenmiştir. Genel Kurula ise 407. vd. maddelerde yer verilmiştir. Genel Kurul kararlarının iptali ise 445. maddede iptal sebepleri başlığı ile devam eden maddelerde düzenlenmiştir.Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2012/6444 E., 2013/932 K; ve 1318 E., 2066 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; kooperatifin en yetkili organı genel kuruldur. Genel kurulda hakkaniyetin gerektirdiği ölçüde gerekli kararlar alınabileceği gibi, daha önce alınan ve uygulanan kararların değişen koşullar ve eşitlik ilkesi gerektirdiğinde, değişen koşullarda eşitlik sağlanmak üzere değiştirilmesi mümkün ve geçerli olup, bu durumda kazanılmış hakların ihlâlinden söz edilemez. Bu ilkelere uyulmadan alınan sonraki genel kurul kararı, önceki genel kurul kararının uygulanması ile oluşan kazanılmış hakları ihlâl edeceğinden yok hükmündedir. Bu nitelikteki kararların batıl olduğunun tespiti davası açabilmek için genel kurula katılmak, kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir. Kazanılmış haklara ilişkin ihlâlin varlığının belirlenmesi halinde kararın batıl olduğunun tespitine karar verilmesi gerekir.Davaya konu 09/06/2018 tarihli genel kurulda ;11. Madde " Yönetim kurulu başkanı Müjdat Ünal genel kurula bilgi verdi. Yapılan plan tadilatı çalışması sonucu parsellerde ortaya çıkacak m2 farklılıkları ile ilgili olarak büyüme veya küçülme farkları için sıfır bedel alınması hususu oylamaya sunuldu. Yapılan oylama 2 red oyuna karşı oy çokluğu ile kabul edildi. Red oyu kullanan Sevil Beşir, karara itiraz ediyorum ve itiraz hakkımın saklı kaldığını beyan ederim" şeklindedir.Davacı kararın iptalinden ziyade yoklukla malul olduğunun tespitini talep etmiştir. Mahkemece " dava konusu kararın iptal edilebilir bir karar olduğu ancak iptal davası açmak icin hak düşürücü sürenin dolduğu düşünülebilir ise de mahkemece yapılan değerlendirmede kooperatifin daha önce alınan genel kurul kararını ortadan kaldırmadan ve bunu tartışmadan, üyenin kazanılmış haklarını ihlal edecek yeni bir karar alınmasının mümkün olmadığı, bu yöndeki yeni kararın batıl olacağı kabul edilmiş, Kooperatif genel kurulunun daha önceki kararında arsası küçülen üyelere fark bedeli ödemeyi kabul ettiği, hatta bunun için bir komisyon kurularak çalışma yaptığı, davacı üyenin de fark bedeli alması gereken kişilerden olduğu nazara alındığında iptali istenen kararın davacının kazanılmış hakkını ihlal edeceği kabul edilerek kararın batıl olduğu" sonucuna varılarak hüküm kurulmuştur. Mahkemece koopertif genel kurulunun daha önce "arsası küçülen üyelere fark bedeli ödemeyi kabul ettiği" belirtilmiş ise de bu genel kurul kararının hangi tarihte alındığı açıklanmamıştır. Zira dosyaya sunulan kooperatif kayıtlarında ve davacı ve davalının beyanlarında da açıklandığı üzere "Davalı Kooperatifin Bursa 1.Noterliği’nin 22.06.1999 tarih ve 21342 yevmiye sayılı şerefiye ve arsa bedel farkları komisyonu raporunun düzenlendiği, 27.06.2009 tarihinde yapılan kooperatif olağan genel kurul toplantısının 12.madddesinde 54, 56, 1499,1450, 1451, 1452, 1454, 1455, 1457, 1458, 1492,1493, 1494,1495 ve 142 parseller dahil olmak üzere her türlü tevhit, ifraz, kamuya terk , yola terk, yoldan ihdas, kamudan ihdas, arsa sınırlarının belirlenmesi, tescil hususlarında ; bu işlemlerin tapu kadastro, tapu sicil ve belediyelerde her türlü işlemin yapılmasını kapsayan yetki kooperatif yönetim kuruluna verildiği", Belediye Encümen kararı sonucu yapılan tevhit ,ifraz ve ihdas sonucunda bazı parsellerde şerefiye ve arsa bedel farkları raporuna göre farlılık oluştuğu buna göre komisyon üyeliğine seçilen üç kişilik heyetin 05/06/2017 tarihli yeni bir rapor sundukları, davaya konu 09/06/2018 tarihli genel kurulda, raporada belirtilen M2 farklılıkları ile ilgili olarak büyüme veya küçülme farklılıkları için sıfır (0) bedel alınması hususunun oylamaya sunulduğu ancak davacı ... Başer'in itirazı da tutanağa geçirilerek oy çokluğu ile kabul edildiği anlaşılmıştır.1163 sayılı Kanun'un 23. maddesinde; "Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler" ifadesine yer verilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça kooperatifler kanunun 23. Maddesine ve eşitlik ilkesine aykırılık iddiası ileri sürülmekte ise de, genel kurulda alınan karar "iptale "tabi kararlardan olup, mutlak butlan ve yok hükmünde sayılabilecek kararlardan olmadığı,Mahkemece koopertif genel kurulunun daha önce "arsası küçülen üyelere fark bedeli ödemeyi kabul ettiği" bu yönde genel kurul kararının alındığı belirtilmiş ise de bu genel kurul kararının dosyaya sunulmadığı, davalı tarafçada böyle bir kararın olmadığının savunulduğu dikkate alınarak ,davaya konu bu genel kurul kararının mahkemenin kabulünde bulunan batıl nitelikteki kararlardan da sayılamayacağından Genel Kurul kararının iptali hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerekmektedir.Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi ‘... yazılı kimseler kanuna, ana sözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile genel kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalayan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurabilirler.’ şeklindedir. Toplantıda davacı aleyhine bir karar alınması halinde bu süre tebligatın yapıldığı tarihten başlar. Somut olayda davacının genel kurula katıldığı ve muhalefet şerhini tutanağa yazdırdığı anlaşılmaktadır. Buna göre bu dava toplantı tarihinden itibaren 1 aylık sürede açılmalıdır. Mahkemece süresinde açılmayan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.(emsal Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2016/6160 E- 2019/4103K sayılı kararı bu yöndedir) Buna göre davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmüştür.Açıklanan nedenlerle davalının istinaf itirazının kabulü ile yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına, dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir husus da bulunmadığından; dairemizce davanın bir aylık hak düşürücü sürede açılmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddine dair HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmasına verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile;2-... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar ve ...tarihli kararının KALDIRILMASINA, kaldırılan karar yerine geçmek üzere yeniden HÜKÜM TESİSİ İLE,3-Davanın, Dava Şartı Yokluğu Nedeniyle REDDİNE,4-Alınması gereken 427,60TL harçtan, davacıdan peşin alınan 170,78TL'nin mahsubu ile bakiye 256,82TL'nin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. gereğince 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,8-Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avanslarının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,İstinaf Yargılaması ve Harç Yönünden;1-İstinaf karar harcının istek halinde davalıya iadesine,2-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti hakkında karar verilmesine yer olmadığına,4-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, karar tebliğinden itibaren 2 hafta içinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 23/02/2024 ...Başkan...¸e-imzalıdır ...Üye...¸e-imzalıdır ...Üye... ¸e-imzalıdır ...Katip... ¸e-imzalıdır