T.C. Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinde elektrik tesisat eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacak ve faiz talepli itirazın iptali davası.
Özet: Bu dava, elektrik tesisatı işlerinden kaynaklanan bir eser sözleşmesi uyarınca, davacının düzenlediği faturalara karşılık davalının yaptığı kısmi ödemeler sonrası kalan borcu ödememesi nedeniyle başlatılan icra takibine yaptığı itirazın iptali talebiyle açılmıştır; davacı kalan alacağın faiziyle ve icra inkar tazminatıyla tahsilini isterken, davalı borcu reddetmekte, işin yapılmadığını ve faturaya muhasebe hatasıyla süresinde itiraz edilememesinin borç kabulü sayılmadığını iddia ederek davanın reddini savunmakta, mahkeme ise uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defter kayıtlarını mali müşavir bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar vermiştir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Yargılama Yapmaya Ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/855
KARAR NO: 2026/228
HAKİM :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVA : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/09/2025
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; Davalının fabrika adresinde elektrik tesisat işlemlerinin yapımı için malzeme ve işçilik bedeli üzerinden anlaşma yapıldığını, müvekkil tarafından davalı adına 10/12/2024 tarih ... nolu 312.000,00 TL bedelli ve 28/12/2024 tarih ... nolu 135.694,35 TL bedelli toplam 447.694,35 TL fatura düzenlendiğini, söz konusu faturalara ilişkin davalının iade bildiriminde bulunmadığını, fatura bedellerine mahsuben müvekkilinin ....Bankası hesabına 21.02.2025 tarihinde 30.000,00 TL, 04.02.2025 tarihinde 70.000,00 TL,... Bankası hesabına 09.01.2025 tarihinde 100.000,00 TL, 09.01.2025 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplam 300.000,00 TL ödemenin davalı yanca yapıldığını, kalan bakiyenin ise ısrarlı uyarılara rağmen ödenmediğini, Sincan .... Noterliğinin 24.03.2025 tarih ...yevmiye numaralı ihtarname ile bakiye 147.694,35 TL'nin ödenmesinin davalıdan talep edildiği, söz konusu ihtarnamenin davalıya 27.03.2025 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğünü, davalı aleyhine Ankara Batı İcra Müdürlüğünün .... E.sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, davalı yanca yapılan itirazın iptali ile 147.691,35 TL asıl alacağa temerrüt tarihi olan 27.03.2025 tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek ticari avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini, asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, mahkeme masrafı ve avukatlık ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacı yana müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, davacının yapmadığı işin ücretini talep ettiğini, takip konusu borçdan takiple birlikte haberdar olduklarını, davacı tarafından düzenlenen faturaya müvekkilin muhasebe departmanının hatalı işlemi nedeniyle faturaya itiraz için belirlenen 8 günlük sürenin geçmiş olmasının fatura içeriğinin kabulü anlamına gelemeyeceğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının müvekkili şirkete fatura edebileceği bir işin varlığının söz konusu olması halinde mevcut fatura bedeli kadar iş yapılıp yapılmadığı, işin süresinde ve ayıptan ari yapılıp yapılmadığının tespiti ile taraflar arasındaki alacak-borç miktarının bu hususa göre belirlenmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarının bu doğrultuda olduğunu, taraflar arasındaki bu durumun yargılamayı gerektiğinden müvekkil şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerektiğini, kötü niyetli huzurdaki davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasını beyan ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, Ankara Batı İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davaya konu icra dosyasında ödeme emrinin davalıya 21/05/2025 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından21/05/2025 tarihli borca itiraz dilekçesi sunulmak suretiyle takibin durdurulduğu, davacı tarafından işbu davanın 12/09/2025 tarihinde yasal süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Taraflara ticari defter ve kayıtlarını sunmak üzere süre verilmiş, taraflarca ticari defter ve kayıtları ile bulundukları yer bildirilmiş, defter üzerinde inceleme yapmak üzere Mali müşavir bilirkişi görevlendirilmiştir.
Ticari defterlerin delil olması Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 222. Madde düzenlenmiştir. Buna göre kanunun ilgili hükmü aşağıdaki gibidir;
"...(2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
Mahkememizce taraf defterleri üzerinde yerinde inceleme yapmak üzere görevlendirilen SMM Bilirkişi tarafından sunulan raporda; davacı defterlerinin ve davalı defterlerinin kanunun aradığı şartları taşıdığı, sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan davalının defterlerinin incelenmesinde de davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu, faturalara istinaden kısmi ödemeler yapıldığı, söz konusu faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığı tespit edilmiştir. Vergi dairelerinden celp edilen BA&BS formlarının da birbirleri ile uyumlu olduğu görülmüştür.
Yine davalının cevap dilekçesinin ve aşamalardaki beyanlarının incelenmesinde faturadaki hizmetlerin teslim edilmediğine ilişkin bir iddiasının da bulunmadığı anlaşılmakla davalı tarafın temel savunması davaya konu fatura bedellerinin ödendiği yönündendir. Ancak davalı tarafından tespit edilen bakiye bedelin ödendiğine ilişkin herhangi bir yazılı belge, makbuz, dekont vb. Sunulmamış, varlığı iddia edilen ödemeler davalının ve davacının ticari defterlerine de yansımamıştır.
Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, faturaya itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Davalı borçlunun uzun süre sonra iade faturası düzenlemesi özellikle bu faturanın karşı tarafın defterlerine kaydedilmemiş olması karşısında bu olguyu değiştirimez. Bu durumda borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD. 2017/2642 E, 2018/8096 K sayılı 19/12/2018 tarihli ilamı)
19/02/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ''1
- Davacı ve davalı ticari defterlerine ait açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süreleri içerisinde
yaptırıldığı, usule uygun tutulduğu, dava ve takip konusu faturaların taraf ticari defterlerinde kayıtlı
olduğu,
Her iki taraf ticari defter kayıtlarına göre, dava ve takip tarihi itibariyle davacı asıl alacak
tutarının 147.691,35 TL olduğu, söz konusu tutarın takipde talep edilen asıl alacak ile aynı olduğu,
Sayın Mahkemece, davalının işlemiş ticari avans faizi ödemesi yönünde hüküm kurulması
halinde asıl alacağa ait işlemiş ticari avans faiz tutarının 8.773,47 TL hesaplandığı, '' tespit edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporunun tarafların ve mahkememizin denetimine açık, dosya kapsamı ile uyumlu ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmekle mahkememizce kurulan hükme esas alınmıştır.
Davaya ve takibe konu fatura bedelleri için davalı tarafa Sincan ... Noterliğinin 24/03/2025 tarih ve .... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiği, ihtarnamenin 27/03/2025 tarihinde tebliğ ediliği görülmüş, temerrüt tarihinde TCMB Avans Faiz oranının % 44,25 olarak belirlendiği, davacı tarafından faiz oranının %49,25 olarak belirlenerek faiz talep ediliği anlaşılmakla TCMB verilerine göre hesaplanan faiz oranı üzerinden hüküm kurulmuş, faize yönelik taleplerin kısmen reddi gerekmiştir.
Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalının davacıya bilirkişi raporunda belirlenen miktar kadar borçlu olduğu, davacının talebi ile bağlı kalınarak başlattığı takibe davalı tarafından yapılan itirazın faize ilişkin olarak kısmen reddedilen kısım haricinde haksız olduğu anlaşılmış, davacının davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yine taraflar arasındaki uyuşmazlık fatura alacağına ilişkin olup, talep olunan tutar belirlenebilir mahiyette olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin de kabulü gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;
Davalının Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yaptığı itirazın kısmen İPTALİNE, takibin 147.691,35 -TL asıl alacak ve 8.773,47-TL faiz yönünden DEVAMINA, fazlaya ilişkin faiz isteminin REDDİNE,
2-Kabul edilen asıl alacak (147.691,35-TL) miktarı üzerinden hesaplanan %20 oranında (29.538,27-TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
3-Alınması gereken 10.688,11-TL harçtan dava açılırken peşin olarak alınan 1.901,62-TL harcın mahsubu ile bakiye 8.786,49-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafça yatırılan ve mahsup edilen 1.901,62-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 986,53-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafça yapılan 8.286,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 8.233,80-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333. Maddesine uygun şekilde İADESİNE,
9-6325 Sayılı Kanunun 18/4-14 maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanacak olan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve ret oranına göre belirlenen 4.571,02-TL'sinin davalıdan, bakiye 28,98-TL'sinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/03/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ...E-imzalıdır