Orman İdaresinin, daha önce mahkeme kararıyla orman olduğu kesinleşen ancak güncel orman kadastrosunda sınır dışı bırakılan parsellerin orman vasfıyla tescilini talep ettiği kadastro tespitine itiraz davası.
Özet: Bu hukuki metin, geçmişte mahkeme kararıyla orman vasfı kesinleşmiş parsellerin, sonradan yapılan orman kadastro çalışmaları neticesinde hatalı şekilde orman sınırları dışında bırakılması durumunda ortaya çıkan yargısal süreci değerlendirerek, Orman İdaresinin bu tür yanlış tespitlere yönelik itirazlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun ek 5. maddesi ile 6831 sayılı Orman Kanunu hükümleri kapsamında bir kadastro işlemi olarak kabul edilmesi ve görevli mahkemenin kadastro mahkemesi olması gerektiğini vurgulamakta; dolayısıyla, orman vasfı taşıdığı halde orman parseli dışında bırakılan yerler için Orman İdaresinin ilan süresi içinde açacağı davanın kadastro mahkemesinde görüleceğini belirtmektedir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/208 E., 2023/1238 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro MahkemesiSAYISI : 2018/52 E., 2021/67 K.Taraflar arasında kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalılar ... ve ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A RDava konusu taşınmazın bulunduğu ... ili ... ilçesi ... köyünde 766 sayılı Tapulama Kanunu (766 sayılı Kanun) uyarınca 1965 yılında kadastro çalışmalarının yapıldığı, dava konusu 454 sayılı parselin; 25.10.1965 tarihinde tarla vasfıyla ... adına tespit edildiği, Orman İdaresinin ...'e yönelik açmış olduğu kadastro tespitine itiraz davası sonucu ... Tapulama Hakimliğinin 20.03.1968 tarihli ve 1967/4 Esas, 1968/4 Karar sayılı kararıyla taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği, kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, dava konusu 455 sayılı parselin; 25.10.1965 tarihinde tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, Orman İdaresinin Hazineye yönelik açmış olduğu kadastro tespitine itiraz davası sonucu ... Tapulama Hakimliğinin 20.03.1968 tarihli ve 1967/5 Esas, 1968/5 Karar sayılı hükmüyle orman olduğu gerekçesiyle tapulama dışı bırakılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 5. maddesine göre 2015 yılında yapılan orman kadastro çalışmasının 18.09.2015-19.10.2015 tarihleri arasında askı ilan suretiyle ilan edildiği, itiraz nedeniyle orman kadastro çalışmasının kesinleşmediği anlaşılmıştır.Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... köyünde 766 sayılı Kanuna göre yapılan arazi kadastro çalışmalarının 21.07.1967 tarihinde (itirazlı parseller hariç) kesinleştiğini, dava konusu taşınmazların tespit harici bırakıldığını, 3402 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesine göre orman kadastro çalışmaları yapılarak 18.09.2015 tarihinden itibaren askıya çıkarıldığını, taşınmazların kadimden beri orman alanı olduğunu, eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritaları ile amenajman planlarında da orman olarak gözüktüğünü, 4 54... sayılı parsellerin hükmen orman vasfıyla tescil edilmesine rağmen orman kadastro çalışmalarında orman sınırları içerisine alınmadığını, yapılan bu tespitin hatalı olduğunu, itirazlı bu kısmın da yapılan çalışmada taşınmazların 1 01... parsel olarak gösterilen orman parseline katılması gerektiğini belirterek, taşınmazların orman sınırları dışında kalan kısmının iptali ile tahditle 1 01... parsel olarak sınırlandırılmış orman parseline dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiş, 04.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek tapulama dışı bırakılmasına karar verildiğini, taşınmazların hükmen orman olduğunu, tapu kaydındaki malik hanesi davalı olarak boş bırakıldığından ıslah taleplerinin kabulü ile, ... ili ... ilçesi ... köyünde kain 4 54... sayılı parsellere ilişkin kadastro çalışması sonucu yapılan tespitin iptali ile parsellerin tamamının orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.Kadastro Mahkemesinin 04.04.2018 tarihli ve 2015/67 Esas, 2018/22 Karar sayılı kararıyla; dava konusu 4 54... sayılı parsellerin hükmen tescil kararlarının 1968 tarihinde kesinleştiği, bölgede 3402 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi gereğince 2015 yılında yapılan orman kadastrosu çalışmalarında bu taşınmaz ile ilgili kadastro tespit tutanağı düzenlenmediği, bu nedenle ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu belirtilerek davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; karar Orman İdaresi vekilince istinaf edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli ve 2018/545 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararıyla; "orman olan bir yer, orman sayılmayarak (tespit tutanağı düzenlenmeyerek) orman parseli sınırlarının dışında bırakılmışsa (olumsuz tutanak), yapılan işlem 3402 sayılı Kanun'un 4. maddesinin 3. ve 5. fıkraları ile 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 15.01.2009 gün ve 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Değişik 7. maddesi gereğince orman kadastro işlemi olduğundan ve 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda bir kısım yerler orman kadastro harita ve tutanakları dışında bırakılarak orman sayılmaması halinde, Orman İdaresi aynı Kanun'un 11/1. maddesi gereğince otuz günlük ilan süresi içinde o yerin orman sınırları içine alınması için kadastro mahkemesinde dava açma olanağı bulunduğu gibi, 3402 sayılı Kanun'un 4/3. maddesi hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunda da kısmi ilan süresi içinde, Orman İdaresi ya da Hazine tarafından kısmi ilanın yapıldığı tarihde kadastro tespit tutanağı düzenlenmeyen yer hakkında orman kadastrosuna itiraz davası açılabilir. Herhangi bir nedenle tespit tutanağı düzenlenmemişse yapılan işlem orman kadastrosu olduğundan ve 6831sayılı Kanun ile 3402 sayılı Kanunu ile birlikte ve iç içe uygulandığından 6831 sayılı Kanun'un 11/1. maddesinde olduğu gibi, Orman Bakanlığı ve ..., orman kadastro sınırları dışında (tespit harici) bırakılan taşınmazlar hakkında yine askı ilan süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açabilir. Bu durumda; mahkemece dava görev yönünden ret edilmeyip taraf delilleri toplanıp davanın esası ile ilgili hüküm kurulması gerekir. Mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken mahkemenin görevli olmadığı düşüncesi ile yazılı olduğu şekilde dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi isabetsiz olduğundan davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine" karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazlarla ilgili olarak teknik bilirkişiler tarafından hazırlanan raporun usul ve kanuna uygun olduğu, raporlar ve mahalli bilirkişilerin beyanları doğrultusunda dava konusu 4 54... sayılı parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptali ile taşınmazların tamamının orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.Davalılar ... ve ...; dava konusu alanın yıllardır tarım amaçlı kullanıldığını, bilirkişi raporlarıyla ve tanık anlatımları ile de dava konusu yerin uzun yıllar uhdelerinde olduğunu, dava konusu alanın orman vasfını yitirmiş 2/B vasfına haiz ve tarım ile hayvancılık faaliyetleri kapsamında değerlendirilmesi gereken alan olduğu iddiasıyla kararı istinaf etmişlerdir.Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu 4 55... sayılı taşınmazların mahkeme kararıyla hükmen tesciline karar verilmiş olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince yapılmış olan değerlendirme ve kabulde dosya içeriğine nazaran bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek, davalılar ... ve ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... tarafından; taşınmazların parsel sorgulamasında nitelik olarak orman vasfının belirtilmediği, yıllardır tarımsal amaçlı kullanıldıkları, mahalli bilirkişilerin de bu hususu doğruladığı, taşınmazların ormanla ilgisinin bulunmadığı iddiasıyla temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ...'nın temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,30.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.