Yargıtay 4. Ceza Dairesi, sanığın hakaret suçundan mahkumiyetine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz incelemesi sonucunda onadı.
Özet: Sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esastan reddedilmesi üzerine, sanık müdafiinin eksik inceleme ve müvekkilinin suçu işlemediği iddialarına dayanan temyiz istemi, Yargıtay tarafından yapılan değerlendirmede dosyadaki tüm deliller ışığında mahkumiyette bir isabetsizlik bulunmadığı ve hükmün hukuka uygun olduğu sonucuna varılarak, zincirleme suçta ceza artırımına ilişkin bir eleştiriye rağmen aleyhe temyiz olmaması nedeniyle bu durumun bozma sebebi yapılmayacağı belirtilerek esastan reddedilmiş ve hüküm oy birliğiyle onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2024/351 E.  ,  2026/3635 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2023/374 E., 2023/1247 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın atılı suçu işlemediğine, eksik inceleme sonucu karar verildiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık savunması, şikayetçilerin beyanları, tanıkların anlatımları, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Ankara 34. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2026 tarihinde karar verildi.