Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 kapsamında markalar arasında karıştırma tehlikesi bulunmadığı gerekçesiyle YIDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi.
Özet: Davacı şirketin tescilli "...", "planguard", "..." gibi markalarıyla davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusu arasında karıştırma ihtimali bulunmadığı gerekçesiyle Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğü talebiyle açılan davada, mahkemeler, ortak kullanılan "..." ibaresinin markasal ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, diğer unsurların markaları görsel, işitsel ve anlamsal olarak yeterince farklılaştırdığını, dolayısıyla ortalama tüketicide 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi uyarınca iltibas tehlikesi yaratmadığını tespit ederek davanın reddine hükmetmişlerdir.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/575 Esas, 2025/782 KararHÜKÜM : Davanın reddiİLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI : 2022/308 E., 2023/10 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 2006/63843, 2008/30853, 2010/66577 sayılı ve "... şekil", "planguard şekil", "... şekil" ibareli markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibareli ... sayılı marka başvurusuna itirazlarının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa davacının 1999 yılında kurulan Türkiye’nin öncü otomotiv finansmanı şirketi olduğunu, faaliyetleri çerçevesinde kullandığı “...”, “PLANGUARD”, “...” gibi tescilli markalarının ilgili sektörde tanınmış markalar haline geldiğini, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan yakın benzer olduğunu, taraf markalarında ortak olan... ibaresinin markaların esas unsurunu, diğer ibarelerin ise tali unsurunu oluşturduğunu, davalının markasının, davacının markalarının serisi izlenimini verdiğini, ayrıca taraf markalarının aynı/aynı tür emtialarda kullanılacağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ve haksız rekabete sebep olacağını ileri sürerek YİDK kararın iptali ile ... başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; somut olayda karşılaştırılan markaların görsel, işitsel, kavramsal açılardan ve bıraktıkları toplu intiba yönünden farklı olduklarını, bu nedenlerle ortalama tüketici nezdinde çekişme konusu mal ve hizmetler açısından markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, uyuşmazlık konusu olan... ibaresinin ticari ve günlük hayatta yaygın kullanımı olan ve anlamı herkes tarafından bilinen bir ibare olması nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olduğunu, davalının markasında bu ibare ötesinde davacının markalarından belirgin farklılıkların bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; işarelerin görsel, anlamsal ve işitsel açılardan farklılaştığını, markaların kapsamına giren mal ve hizmetlerin de aynı/benzer olmadığını, zira davacının davasına/itirazlarına ... aldığı markalarının 35. sınıf hizmetleri kapsamadığını, taraf markalarında ortak olarak geçen... ibaresinin yerleşik ve bilinen anlamı nedeniyle markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ve bu ibareyi marka olarak kullanma hakkının münhasıran davacıya verilemeyeceğini, taraf markalarında seçilen yazı tiplerinin, renklerin, grafiklerin ve tasarımların da birbirlerinden çok farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarında... ibaresi ortak olarak kullanılmış ve dahi markalardaki kelime kompozisyonları yapısal açıdan aynı ise de, yer verilen diğer unsurların, markaları yeterli derecede farklılaştırdığı, yani somut olaydaki markaların, yerleşik içtihatlarda bahsi geçen “iltibasın yapılacak küçük bir değişiklikle bertaraf edilebileceği...” durumu ile örtüştüğü, bu nedenle de taraf markalarındaki... ibaresinin ortaklığının, markaları görsel ve anlamsal olarak benzer kılmaya yeten baskınlıkta bir durum yaratmadığı, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1 hükmü anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu ..." sayılı "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına ... "...", "...", "... asıl unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1 hükmü anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira... ibaresinin markasal ayırt ediciliğinin düşük olduğu, bir bütün olarak dava konusu başvurunun davacı markalarından yeterince ayrıştığı, başvuru konusu marka ile itiraza ... markalar arasında karıştırılma ihtimalinin doğmadığı, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının esastan reddinin gerektiği, davacı tarafça, diğer iddiaların yanında, dava konusu başvurunun kötüniyetli yapıldığının da ileri sürüldüğü, bu hususta İlk Derece Mahkemesince olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, davacı vekilince de İlk Derece Mahkemesince değerlendirilmeyen kötüniyet iddiasının istinaf sebepleri arasında gösterildiği, davacının, dava konusu başvurunun tescille sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun, İlk Derece Mahkemesi hükmünün gerekçesine yönelik olarak kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.