İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesinde Görülen Haksız Fiilden Kaynaklanan Trafik Kazası Sonucu Araç Hasarı, Değer Kaybı ve Mahrumiyet Bedeli Tazminatı Davası
Özet: Bu tazminat davasında, davacı, alkollü ve kusurlu olduğu iddia edilen davalı sürücünün karıştığı trafik kazasında kendi aracında meydana gelen hasar, değer kaybı ve ikame araç bedelinin tazminini talep etmiş; davalılar ise kusur ve sorumluluklarını reddederek davanın reddini istemiş, ancak bilirkişi raporunda davalı sürücünün trafik kurallarına aykırı davranışları nedeniyle kazanın meydana gelmesinde %100 asli kusurlu olduğu ve davacı aracındaki maddi zararların tüm kalemleriyle belirlendiği tespit edilmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/770 Esas
KARAR NO : 2026/244
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/10/2024
KARAR TARİHİ : 31/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ---------- plakalı araç ile davalılardan ---------ş. mülkiyetinde olan, --------- sigortalı olan ve diğer davalı -------- sevk ve idaresinde olan --------- plakalı araç arasında 14.07.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğin, kazada davalı araç sürücüsünün alkollü olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı yanın kusurlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin aracının hasara uğradığını beyan ederek hasar nedeniyle şimdilik hasar/tamir bedeli karşılığı 100,00 TL, ikame araç bedeli karşılığı 100,00 TL, değer kaybı karşılığı 100,00 TL'nin kaza tarihi olan 14.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden sigorta şirketi açısından poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu aracın müvekkili firma tarafından uzun süreli olarak kiraya verildiğini, işbu nedenle müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığını, davanın husumetten reddi gerektiğini, kazada davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu gösterir delil bulunmadığını, kaza tespit tutanağının dahi kazadan bir gün sonra davacı araç sürücüsünün beyanı ile tutulduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ---------Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; sürücünün alkollü olmasının kusur atfedilmesi için yeterli olmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun kusur oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Cevap dilekçesinin ekinde sunulan poliçenin incelenmesinde; ---------- plakalı aracın davalı sigorta nezdinde 11.12.2023-12.12.2024 tarihleri arasında --------- poliçe numarası ile sigortalı olduğu, araç başına 120.000,00 TL teminat limiti bulunduğu tespit edilmiştir.Davalı ---------- cevap dilekçesinde özetle; davada görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davacı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, bu husussun polis tutanakları ile sabit olduğunu, müvekkilinin alkollü olmasının salt kusur nedeni olmadığını, müvekkiline kusur atfedilmesi için yeterli olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazı yazılarak dava konusu aracın tramer kaydı istenilmiş olup gelen yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya rapor tanzim etmek üzere motorlu taşıtlar uzmanı bilirkişiye tevdi edilmiş olup bilirkişi --------- hazırlamış olduğu raporda özetle; davalı yan araç sürücüsünün kaza mahalli olan mevkiye geldiğinde trafikte dikkat ve özen yükümlülüklerine dikkat etmediğini, aracının hızını teknik özelliklerine göre yol durumuna göre ayarlamadığını, kaza sonrası çekilmiş olay yeri fotoğraflarından anlaşıldığı üzere kaza mahalli olan kavşakta yasak olmasına rağmen şerit değiştirdiğini, davacı yan aracının kendi yolunda ilerlemekte iken şeridine dalma yaptığını, davacı yan aracının gidiş istikametini yakın mesafeden kapatarak sol arka kısımlarından çarpması ile kazaya sebebiyet verdiğini, kazanın meydana gelmesinde %100 oranında asli kusurlu olduğunu, dava konusu aracın makul onarım süresi dikkate alındığında mahrumiyet bedelinin 3.000 TL olduğunu, hasar nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybının 18.000,00 TL olduğunu, hasar onarım tutarının 63.300 TL olduğunu belirtmiştir.Davacı vekilinin bedel artırım dilekçesi sunmuş olduğu görüldü.Dava trafik kazasından kaynaklanan tazminat davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: 14.07.2024 tarihli kazada araç sürücülerinin kusur oranlarının ne olduğu, davacının kaza nedeniyle aracında hasara bağlı değer ve kazanç kaybı meydana gelip gelmediği, var ise bunların oranı ve talep edebileceği tazminat miktarının ne olduğu ve davacı yanın araç ikame bedeli talebinin yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.Davalı ---------- ŞİRKETİ yönünden yapılan incelemede; Kazaya karışan araçla ilgili araç kiralama sözleşmesi bulunmakla öncelikle işletenin kim olduğunu belirlemek gerekmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesi uyarınca, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın işleteni doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olur.Aynı kanunun 3.maddesi uyarınca da işleten: araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır.Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, araç malikleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılması için bir başka kimseye devir edilmesi halinde (kısa bir süre için kiralanmaması kaydıyla) artık üzerindeki fiili hakimiyeti kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o araca kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekir. Bunun sonucu olarak da, araç maliki sorumlu tutulmamalıdır. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir.
Davalı -------- şirketinin ise aracın uzun süreli olarak kiraya verilmesi nedeniyle işleten sıfatını taşımadığı bu nedenle pasif husumetinin bulunmadığı yönündeki savunmasının irdelenmesinde; davalı tarafça dava konusu aracın dava dışı ----------Ş Şirketine 02.06.2021 tarihinde uzun süreli olarak kiraladığı, kaza tarihinde kira ilişkisinin devam ettiği anlaşılmakla davalı kiralama şirketinin işleten sıfatını kaybettiği ve pasif husumetinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Ayrıca dava açılırken davacının davalının dava dışı 3.kişi ile kira ilişkisini bilmesi kendisinden beklenemeyeceğinden işbu davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
---------- plakalı araç sigortacısı davalı Sigorta Şirketi; Sigorta ettirenin, sigortalının kasti bir eyleminden kaynaklanmadığı sürece, sigorta güvencesi sağladığı rizikoya bağlı zarar ve hasar için 6102 Sayılı TTK'nun 1409, 1427, 1459 maddeleri uyarınca tazminat ödemekle yükümlüdür.
---------- plaka sayılı araç sürücüsü ---------, araç sürücüsü olması nedeniyle TBK madde 49 kapsamında haksız fiil sorumluluğu bulunmaktadır.
---------- sayılı kararında da belirtilen kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız eylem sorumluluğunun kurucu unsurları; fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve zararın tümünün olayda gerçekleşmiş olması nedeniyle kaza neticesinde meydana gelen zararlar olan değer kaybı bedelinden davalının sorumlu olduğu kabul edilmiştir.
Değer kaybı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; değer kaybı; aracın kazadan önceki piyasa değeri ile kazadan sonraki piyasa değeri arasındaki farka verilen addır.
Aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.
Bu kapsamda, yukarıda sınırı çizilen sorumluluk kapsamında davalı / davalılar değer kaybından sorumludur.
Değer kaybının hesabı, teknik bir konu olması nedeniyle alanında uzman bilirkişiden rapor, değer kaybına ilişkin rapor düzenlettirilmiştir. Bilirkişice Anayasa Mahkemesi tarafından iptaline karar verilen genel şartlar öncesi Yargıtay uygulamasına göre hesaplama yapıldığı, 18.000,00 TL değer kaybı tespit edildiği, bilirkişi raporu doğrultusunda davalının kusuru oranında zararın tamamından sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Yine dava konusu aracın onarım bedelinin 63.300 TL olduğu sürücü ve sigorta şirketinin kusur oranında işbu zararın tamamından sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporu ile araç mahrumiyet bedelinin 3.000,00 TL olduğu kusur oranında davalı sürücünün zararın tamamından sorumlu olduğu tespit edilmiştir.
Faiz yönünden yapılan değerlendirmede; bir haksız fiil olan trafik kazalarından kaynaklı tazminat istemlerinde, temerrüt tarihi kişilere göre farklılık arz eder.
Sigorta şirketi açısından, sigorta şirketinin poliçe kapsamında sorumlu olduğu tazminatı 2918 sayılı KTK 99. maddesi gereğince başvuru tarihinden itibaren 8 iş günü içerisinde ödemesi gerekmektedir. Bu süre içinde ödeme yapılmaz ise bu sürenin sonra erdiği gün sigorta şirketinin temerrüde düştüğü kabul edilir. Davacı tarafın davadan önce sigorta şirketine bir başvuruda bulunmaması halinde yada başvuru ispatlanmadığı hallerde davalı sigorta şirketinin dava tarihi itibari ile temerrüte düştüğü kabul edilerek bu tarihten itibaren faize hükmolunması gerekmektedir. Somut olayda davalı sigorta şirketine başvurunun 07.08.2024 tarihinde yapıldığı, 8 iş günü sonrasının 19.07.2024 olarak tespit edildiği anlaşılmakla bu tarihten itibaren faize hükmedilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile;
2- Davalı -------- ŞİRKETİ yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine;
3-63.100,00 TL hasar onarım bedelini davalı sigorta şirketinden 19.07.2024 tarihinden, --------- yönünden 14.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --------- ve davalı--------- tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-18.000,00 TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketinden 19.07.2024 tarihinden, --------- yönünden 14.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar --------- ve davalı ----------- (davalı yönünden 100,00 TL ile sınırlı olmak üzere) tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-3.000,00 TL ikame araç bedelinin 14.07.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ---------- tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Alınması gerekli 5.744,87 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın ve yargılama sırasında yatırılan 1.435,00 TL tamamlama harç ile toplam 1.862,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.882,27 TL'nin davalı --------- ve davalı --------- (davalı --------- 4.317,19 TL kısmından sorumlu olmak üzere) tahsiline hazineye irad kaydına,
7-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı --------- ve ---------- alınarak davacıya verilmesine,
8-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ---------- için takdir olunan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------- verilmesine,
9-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı ---------- için takdir olunan 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ---------- verilmesine,
10-Davacı tarafından dava açılırken harç olarak yatırılan 1.862,60 TL harcın davalı --------- ve -------- (davalı ---------- 1.396,39 TL kısmından sorumlu olmak üzere) alınarak davacıya verilmesine,
11-Davadan önce gidilen arabulucuklukta devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 3.790,98 TL'sinin davalılardan (davalı ---------- 2.848,87 TL kısmından sorumlu olmak üzere), 9,02 TL'sinin de davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu nedenle bu miktar yönünden de harç gibi tahsil müzekkeresi hazırlanmasına,
12-Davacı tarafından sarfedilen 8.375,00 TL'nin davanın kabul ve red oranı gözetilerek 8.355,15 TL'nin davalılardan (davalı ---------- 6.278,73 TL kısmından sorumlu olmak üzere ), kalan 19,85 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
13-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/03/2026