Taksirle öldürme suçundan reşit olan katılana gerekçeli kararın Tebligat Kanununun 21/2 yerine 35. maddesiyle usulsüz tebliği ve iade kararı.
Özet: Bir taksirle öldürme davasında, yargılama sırasında reşit olan katılanın zorunlu vekilinin görevi sona erdiğinden, mahkumiyet kararının katılana tebliği sürecinde usul hatası yapıldığı tespit edilmiştir; zira bilinen son adresine tebligatın iade edilmesinin ardından, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre adres kayıt sistemindeki adrese özel şerh düşülerek tebligat yapılması gerekirken, şartları oluşmayan 35. maddeye göre tebligat yapıldığı için, dosya gerekçeli kararın usulüne uygun tebliği ve olası temyiz dilekçelerinin alınması amacıyla yerel mahkemeye iade edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2023/28 E., 2023/248 K.SUÇ : Taksirle öldürmeHÜKÜM : MahkumiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzeltilerek onamaNizip Ağır Ceza Mahkemesinin 23/06/2023 tarihli 2023/ 28... /248 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan zorunlu vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;2004 doğumlu katılan ...'ya yargılama sırasında Baro tarafından vekil tayin edildiği, bu vekil aracılığıyla yargılama süresince temsil edildiği, hükmün verildiği tarihte ...'nın 18 yaşını doldurduğu, yargılama sırasında atanan zorunlu vekilin ise mağdurun 18 yaşını doldurması nedeniyle görevinin sona erdiği anlaşılmakla, katılanın yokluğunda verilen kararın kendisine tebliğ edilmesi amacıyla Dairemizin 11.12.2024 tarihli kararıyla tevdii kararı verildiği anlaşılmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise mernis adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerekir. Ayrıca, gerçek kişiler yönünden Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ yapılabilmesi için, muhatabın adres kayıt sisteminde bir adresinin bulunmaması ve daha önce kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olması zorunludur. İncelenen dosyada; Dairemizin tevdi kararının ardından katılanın bilinen son adresine çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi üzerine, Tebligat Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adresi bilinen en son adres olarak kabul edilerek, mercii tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği gözetilmeden, gerekçeli kararın katılana aynı Kanunun 35. maddesi gereğince yapılan tebliğin usule aykırı olmasından dolayı gerekçeli kararın katılana usulüne uygun olarak tebliğ edilerek, verilmesi halinde temyiz dilekçesi eklenip, iadesinin temini amacıyla mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.01.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.