Hekimin tıbbi hatası sonucu oluşan gazlı kangren nedeniyle kol kaybı tazminatının idarece ödenmesi sonrası rücuen tahsilinde kusur oranı belirlemesi gereğiyle verilen bozma.
Özet: Kamu hastaneleri kurumu (daha sonra Sağlık Bakanlığı), bir hastanın bisiklet kazası sonrası geçirdiği ameliyat sırasında ortopedi uzmanının eksik ve hatalı antibiyotik tedavisi nedeniyle gazlı kangren gelişmesi sonucu kolunun ampute edilmesi üzerine mağdura ödediği tazminatın, doktorun kusuru oranında kendisinden rücuen tahsilini talep etmektedir; yargılama sürecinde üst mahkeme, idarenin ancak davalının kusuru oranında ödediği miktarın tazminini isteyebileceğini belirterek, kusur oranlarının bilirkişi görüşüyle tespit edilerek buna göre tazminat sorumluluğunun belirlenmesi gerektiği yönünde bozma kararları vermiştir.
4. Hukuk Dairesi         2022/11153 E.  ,  2025/16096 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2021/203 E., 2022/178 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 02.12.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen gün ve saatte davacı vekili Avukat ... ..... geldi. Davalı adına gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 02.12.2025 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ............23.04.2008 tarihinde bisikletten düşme neticesinde ağrı ve yaralanma şikayeti ile ... Devlet Hastanesi acil servisine müracaat etttiğini ve yapılan muayenesinde ''sol kolda derin kesi ve kırık'' tespiti yapılmak suretiyle acil olarak .... Devlet Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Polikliniğine sevk edildiğini, burada davalı Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opt. Dr. ... ve ekibi tarafından ameliyat edildiğini, 26.04.2008 tarihinde hastanın tekrar hastaneye müracaatı sonrası yapılan muayenesinde ise gazlı kangren teşhisi konulması nedeniyle sevkedildiği .......... Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde 27.04.2008 tarihinde sol koluna orta eklem ampütasyonu uygulanarak sol kolunun kesildiğini, mağdur ve yakınları tarafından yapılan şikayet sonrasında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sırasında Yüksek Sağlık Şurası'ndan alınan raporda, gazlı kangren oluşumunu engelleyecek uygun antibiyotiğin seçimi dozu ve süresinin uygun olmadığı verilen medikal tedavide eksiklik olduğu cihetiyle Op. Dr. ...'ın kusurlu olduğunun belirtildiğini, Yüksek Sağlık Şurası raporu ve diğer deliller birlikte değerlendirilerek davalı hakkında taksirle yaralama suçundan mahkumiyet kararı verildiğini, mağdur ......... ve yakınları tarafından maddi ve manevi tazminat istemi ile ... aleyhine Tokat İdare Mahkemesinde açılan dava sonucunda, idarenin hizmet kusuru benimsenerek maddi ve manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne karar verildiğini ve Tokat İdare Mahkemesinin ilamına istinaden idare aleyhine Tokat 2.İcra Müdürlüğünün 2012/5628 Esas sayılı dosyasında başlatılan takip dosyasına ödeme yapılarak dosya borcunun kapatıldığını, davalı tarafa ödeme yapma hususunda ihtar yapılmasına rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığını belirterek ödenen 341.781,50 TL tutarın kusuru ile kamu zararına neden olan davalıdan rücuen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı idare tarafından süresinde yapılması gereken hukuki işlemler yapılmayarak kesinleşmemiş ilama istinaden ödeme yapıldığını ve tarafına rücu edilebilmesi için gerekli şartların oluşmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece verilen ilk kararda, davalı tarafından dava dışı .........'e gazlı kangren gelişimini önleyecek uygun antibiyotiğin uygun dozda ve uygun sürede tedavi amacıyla verilmediği, davalının kusuru bulunduğu olay sonrasında dava dışı .......'in sol kolunun dirsek altından kesildiği, olayların oluşumunda davalının asli kusurlu olduğunun sabit olduğu ve davacı idarece .......... ve yakınlarına ödemede bulunulduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 341.781,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı
vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 27.11.2018 tarih ve 2016/3792 - 2018/7373 sayılı ilamı ile davacı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumunun, olağanüstü hal kapsamında çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname ile hak ve alacaklarının Sağlık Bakanlığına devredildiği anlaşıldığından, mahkemece bu konuda değerlendirme yapılarak karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz talebinde bulunulması üzerine Dairemizin 17.03.2021 tarih ve 2020/2545 - 2021/1245 sayılı ilamı ile davacının ancak davalının kusuru oranında ödediği miktarın tazminini isteyebileceği dikkate alınarak davalının, oluşan zarara katkısı ve tarafların kusur oranlarının bilirkişi görüşü de alınmak suretiyle belirlenmesi ve kusur oranı itibariyle tazminatla sorumlu tutulması gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde; davanın kısmen kabulüne, 85.445,38 TL'nin 03.08.2018 ihtarname tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur oranına itiraz ettiklerini, Adli Tıp Genel Kurulu'ndan rapor alınması gerektiğini belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; olayın davalının ihmali ya da kusuru sonucu meydana gelmediğini, tamamen hastalığın seyrine bağlı olarak ortaya çıkan bir durum sözkonusu olduğunu, hastanedeki teknik olanaklar ve tedavi süreci ile ilgili durumlar araştırılıp değerlendirildiğinde davalıya atfedilebilecek kusur ile olayın meydana gelişi arasında illiyet bağının bulunmadığının açığa çıkacağını, dava konusu olayın meydana gelmesinde davalıya izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığını belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacı idarenin hak sahiplerine ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.
1. Resmi Gazetede 27.05.2022 tarihinde yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir.” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davalının ... Devlet Hastanesi'nde Ortopedi ve Travmatoloji bölümünde uzman doktor olarak görev yaptığı, dava dışı hasta yakınları tarafından, uygulanan tıbbi ameliyelerde hizmet kusuru olduğundan bahisle davacı ... aleyhine Tokat İdare Mahkemesinde açılan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, davacı idarenin ödenen bedelin davalıdan rücuen tahsili istemiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2. Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan mahkeme kararının re'sen BOZULMASINA,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekili ile davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
02.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.