Muvazaalı alt işveren ilişkisi iddiasıyla açılan asıl işveren işçiliği tespiti davasında, önceki kesinleşmiş kararlar ışığında hukuki yarar yokluğu tespitine ilişkin temyiz ret kararı.
Özet: Bu hukuki belge, davacının alt işverenler aracılığıyla çalıştığı döneme ilişkin olarak asıl işveren ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunun tespiti ve kendisinin başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi olduğunun kabulü talebiyle açtığı davanın, daha önce aynı çalışma dönemine ilişkin olarak açtığı işçilik alacakları davasında muvazaa iddiasında bulunmayıp o kararın kesinleşmesi nedeniyle hukuki yarar yokluğundan reddedilmesini konu almaktadır; temyiz incelemesinde de bölge adliye mahkemesinin kararı, önceki kesinleşmiş kararın aynı döneme ait muvazaa iddiasını geçersiz kıldığı ve hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle usul ve yasaya uygun bulunarak davacının temyiz talepleri reddedilmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/6714 E.  ,  2025/8195 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1259 E., 2025/1672 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/107 E., 2025/66 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı ... AŞ (...) Genel Müdürlüğüne bağlı ...Santralinde 03.07.2006-12.06.2014 tarihleri arasında çalıştığını, davacının çalıştığı alt işverenler ile davalı Kurum arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığını, davacının başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi olduğuna yönelik kurulacak tespit hükmü ile davacının istihdam edilebilme hakkını haiz olacağını, emsal dava dosyalarında dava dışı Şirketler ile davalı Kurum arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığının tespit edildiğini ileri sürerek muvazaanın varlığının tespiti ile davacının işe girdiği tarihten itibaren davalı asıl işveren ... Genel Müdürlüğünün işçisi olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın husumet, hukuki yarar yokluğu, hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönlerinden reddini talep ettiklerini, müvekkili Teşekküle husumet yöneltilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının yaptığı işin niteliği gereği elektrik üretimine doğrudan katkısının söz konusu olmadığını, davacının müvekkili Kurumun asıl işi olan elektrik üretim işinin bölünmesi suretiyle var edilen bir işte çalışmadığını, davacının elektrik üretim işinden tamamen bağımsız bir işte çalıştığını, bu nedenle muvazaadan söz edilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından daha önce ... 2. İş Mahkemesinin 2018/387 Esas sayılı dosyasında 03.07.2006-06.12.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemine yönelik olarak kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı talepleri ile alacak davası açıldığı, söz konusu davada muvazaa tespiti talep edilmediği, kararın davacı tarafından da istinaf edilmeyerek kesinleştiği, aynı dönem çalışmaları ile ilgili olarak eldeki davada muvazaa tespiti talep edilmesinde hukuki yararın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; somut olayda davacının 03.07.2006-06.12.2014 tarihleri arasındaki çalışma dönemine yönelik olarak davalı aleyhine daha önce açtığı işçilik alacakları davasında dava dışı alt işveren şirketler ile davalı Kurum arasındaki ilişkinin asıl işveren alt işveren ilişkisi olduğunun kabul edildiği, davacı tarafından bu tespite karşı kanun yoluna başvurulmadığı ve söz konusu kararın kesinleştiği, bu sebeple eldeki davada aynı çalışma dönemi yönünden davalı Kurum ile dava dışı alt işveren şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığı yönündeki davacı iddiasına itibar olunamayacağı, İlk Derece Mahkemesince anılan tespitler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davalı Kurum ile dava dışı alt işveren Şirketler arasındaki ilişkinin muvazaaya dayandığını,
2. Müvekkilinin sözleşmeli personel olarak istihdam edilebilmesinin önünün açılması için bu dava açıldığından hukuki yararın bulunduğunu,
3. Muvazaalı ilişki nedeniyle müvekkilinin başlangıçtan itibaren asıl işveren olan davalı Kurumun işçisi olduğunun kabulü gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı Kurum ile dava dışı alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığı ve davacının baştan itibaren davalının işçisi olarak kabul edilip edilmeyeceğine, davada hukuki yarar bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle temyiz edenin sıfatına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.