Yargıtay 9. Hukuk Dairesinden, kimya öğretmeninin doğum sonrası kendi isteğiyle mi yoksa işverenin zorlamasıyla mı işten ayrıldığına ilişkin kıdem, ihbar ve fazla çalışma alacağı taleplerinin incelenmesi.
Özet: Davacı kimya öğretmeninin, işverenin sözleşme yenileme teklifini reddederek kendi isteğiyle iş akdini feshettiği gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanamadığına karar veren ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin hükmü, davacının iş akdinin işveren tarafından feshe zorlandığı, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının eksik hesaplandığı itirazları üzerine temyiz edilmiş olup, uyuşmazlık ana hatlarıyla işçinin istifa mı ettiği yoksa feshe mi zorlandığı ile tazminat ve alacak haklarının ispatı noktalarında toplanmaktadır.
9. Hukuk Dairesi         2025/6375 E.  ,  2025/8173 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1579 E., 2025/1348 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 11. İş Mahkemesi
SAYISI: 2020/565 E., 2023/150 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işyerinde 09.08.2007-07.07.2015 tarihleri arasında kesintisiz şekilde kimya öğretmeni olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence bildirimsiz ve tazminatsız olarak sona erdirildiğini, en son ücretinin net aylık 2.200,00 TL olduğunu, yemek, servis ve diğer sosyal haklardan faydalandığını, fazla çalışma karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatlar ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının müvekkili Şirketin kurucusu bulunduğu okullarda 09.08.2007 tarihinde düzenli bir yıllık belirli süreli yazılı iş sözleşmesi ile kimya öğretmeni olarak çalışmaya başladığını, takip eden yıllarda bir yıllık belirli süreli yazılı iş sözleşmeleri ile 07.07.2015 tarihine kadar çalıştığını, en son imzalanan belirli süreli iş sözleşmesinin başlangıç tarihinin 07.07.2014, bitiş tarihinin 07.07.2015 olduğunu, davacıya sözleşme süresi bitmeden önce 04.05.2015 tarihli davet ile 2015/2016 dönemi için yeniden sözleşme yapılmak istendiği bildirilmesine rağmen davacının sözleşme yapmak istemediğini beyan ettiğini, kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, ücret miktarı ile ilgili iddiasının gerçek dışı olduğunu, eğitim öğretim döneminde uygulanacak takvimin ... Eğitim Bakanlığı tarafından ilan edildiğini, bu takvime göre cumartesi ve pazar günleri eğitim olmadığı gibi ulusal ve dinî bayramlarda da eğitim olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 2015-2016 yılı için yeniden belirli süreli iş sözleşmesi yapılıp yapılmayacağının bildirilmesi için davacıya davet mektubu gönderildiği, davacının 11.05.2015 tarihinde yeniden sözleşme yapmak istemediğine ilişkin yazıya imzasını attığı, akabinde 25.06.2015 tarihinde de yeni dönem için sözleşme yenilemeyeceğine ve sözleşme bitim tarihi olan 07.07.2015 tarihinde görevinden ayrılmak istediğine ilişkin dilekçe yazdığı, davacının görevden ayrılma talebinin ... Eğitim Bakanlığınca da uygun görüldüğü, dinlenen tüm tanıkların, davacının doğum yaptıktan sonra şartların uymaması nedeniyle kendisinin çalışmaya devam etmediğini beyan ettiği, bu durumda yeni eğitim öğretim yılında, işverence davacıyla çalışmak istendiği ancak davacının iş sözleşmesini kendi isteğiyle feshettiğinin anlaşıldığı, davacının iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiğine ilişkin bir iddiası olmadığı gibi haklı nedenle feshe ilişkin dosyada delil de bulunmadığından iş sözleşmesini kendi iradesiyle ve istifa mahiyetinde olacak şekilde feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanamadığı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücreti hariç, somut olaya ve dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılan bilirkişi ek raporu ile hesaplanan miktarların hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin davacı işçinin istifasıyla sona erdiğinin ve kıdem tazminatına hak kazanmadığının kabulünüb dosya içeriğine uygun bulunduğu, belirli süreli iş sözleşmesi ile çalışması nedeniyle ihbar tazminatına hak kazandığının kabulüne imkân bulunmadığı, dinlenen tanık beyanlarından haftalık fazla çalışma alacağı tespiti yapılamadığından İlk Derece Mahkemesi kararında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Bilirkişi raporunda fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil alacakları hakkında hukuki nitelendirmede bulunularak eksik hesaplama yapıldığını,
2. Dosya içerisinde yer alan tanık beyanlardan da anlaşıldığı üzere işverenin davacıyı feshe zorladığı ispatlandığından kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanıldığını,
3. 16.11.2022 tarihli bilirkişi raporunda ders ücreti alacağı hesaplaması gerekirken yapılmamasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının iş sözleşmesinin feshi ile kıdem ve ihbar tazminatlarına ak kazanıp kazanmadığı ve fazla çalışma alacağının ispatına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.