Covid-19 pozitif kişi gerekçesiyle işi terk eden müşteri temsilcisinin haksız fesih ile kıdem, ihbar ve diğer işçilik alacakları taleplerinin reddedilip Bölge Adliye Mahkemesi kararının Yargıtayca onanmasına dair içtihat.
Özet: Yargıtay, iş yerinde COVID-19 pozitif birinin bulunması gerekçesiyle işten ayrıldığını iddia eden ve haksız fesih ile çeşitli işçilik alacakları talep eden işçinin davasında, ilk derece ve istinaf mahkemelerinin iş akdinin işçi tarafından haklı bir neden olmaksızın feshedildiği yönündeki kararını, davacının fesih sonrası düzenlenen devamsızlık tutanaklarının geçersiz olduğu ve ücret noksanlığı nedeniyle feshinin haklı olduğu iddialarının kararı bozmaya yeterli görülmemesiyle onamıştır.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/2292 E., 2025/1245 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 54. İş MahkemesiSAYISI: 2021/704 E., 2023/176 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 28.09.2018 tarihinden iş sözleşmesinin davalı yanca haksız ve hukuka aykırı olarak feshedildiği 04.11.2021 tarihine kadar davalıya ait Şirkette müşteri temsilcisi olarak kesintisiz çalıştığını, davalı Şirkette çalışmakta iken işyerine...pozitif birinin gelmesi üzerine bulaşımın solunum yoluyla gerçekleşiyor olması ve virüsün ölümcül etkisinin bulunması sebebiyle bu duruma itiraz ettiğini, bunun üzerine müvekkiline haksız ve hukuka aykırı ithamlarda bulunmak ve insan onuruna yakışmayacak sözler söylenmek suretiyle iş sözleşmesinin haksız ve hukuka aykırı olarak 04.11.2021 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin aylık 4.900,00 TL ücret, ücrete ek olarak asgari geçim indirimi, yemek, servis ve sosyal haklar karşılığı çalıştığını, yıllık izinlerini kullanamadığını, ücretini de alamadığını, fazla çalışma karşılıklarının ödenmediğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, 28.09.2018 tarihinde müşteri temsilcisi olarak işe başladığını, işyerine...pozitif birinin geldiğini iddia edip sorumluluğunun bulunduğu işleri yarıda bırakarak işyerini terk ettiğini, iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının müvekkili Şirket nezdinde kullanmadığı veya karşılığını almadığı hiçbir yıllık ücretli izninin bulunmadığını, hiçbir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Şirketin davacı işten ayrıldıktan sonra işyerini terk ettiğine ilişkin tutanak tuttuğu, ardından devamsızlık tutanaklarının tutulduğu ve tutanak tanığını duruşmada dinlettiği, somut olayda işveren tarafından fesih eyleminin gerçekleştirilmediği, davacının olay sebebiyle kendisinin gittiği, covid pozitif olan kişinin davalı tanığı ...'nin oğlu olduğu, ...'nin aşısı olması nedeniyle Sağlık Bakanlığı tarafından çalışmasına izin verildiği, Hastane tarafından kendisine rapor verilmediğini beyan ettiği anlaşılmakla davacının haklı fesih durumunun da bulunmadığı, bilirkişi raporundaki açıklamalar ve hesaplamaların gerekçe oluşturmaya ve hüküm vermeye yeterli görüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki nitelendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki hesaplamaların dosya kapsamına uygun olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. İş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak sona erdirildiğini, fesihten sonra tutulan devamsızlık tutanaklarının hükmünün bulunmadığını,2. Müvekkilinin ücretlerinin ödenmediğini, Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin düşük ödendiği sabit olmakla ortada işçi tarafından yapılan bir fesih olduğu kabul edilse dahi feshin haklı nedene dayandığının kabulü ile kıdem tazminatına hak kazandığını,3. Hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının reddedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasındaki iş ilişkisinin nasıl sona erdiğine ve davacının hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarına hak kazanıp kazanmadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.