İşveren-alt işveren muvazaası nedeniyle ilave tediye alacağı davasında, sendika üyesi olmayan davacı için emsal teşkil etmeyen sendikalı işçi ücretiyle yapılan hatalı hesaplamanın bozulmasına dair Yargıtay kararı.
Özet: Davacının, yüklenici firmalar aracılığıyla çalıştığı işverenin asıl işvereni olduğunu ileri sürerek muvazaa tespiti ve ilave tediye alacağı talebiyle açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri davayı kabul etmişse de, temyiz incelemesinde Yargıtay, sendika üyesi olmayan davacı için ilave tediye alacağının, sendika üyesi emsal işçinin ücreti üzerinden hesaplanmasının hatalı olduğuna hükmederek, davacının durumuna uygun sendikasız emsal işçi ücreti olup olmadığının araştırılması veya farklı bir hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/5925 E.  ,  2025/7683 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/560 E., 2025/1028 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/135 E., 2024/459 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Santralinde 25.08.2012 tarihinden bu yana değirmen bakım servisinde mekanik bakımcı olarak çalıştığını, değirmen bakımındaki işçilerin asgari ücretin %50, %60, %75 ya da %100 fazlası ücretle, park sahasında çalışanların asgari ücretin %50-%60 fazlası ücretle, kül, cüruf bakımı, inşaat bakımı sahalarında çalışanların ise asgari ücretin %50 fazlası ücretle çalıştığını, çalışma dönemi içinde hizmet alım sözleşmesi ile yüklenici işverenler üzerinden yaptırılan çalışmaların muvazaalı olduğunu, bu konuda emsal kararlar olduğunu, buna göre yüklenici işverenler üzerinden bildirilen çalışmaların, davalı tarafın sendika üyesi ve dolayısıyla toplu iş sözleşmesinden yararlanan kadrolu işçilerin çalışmaları gibi kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek müvekkilinin başlangıçtan itibaren davalı Kurumun işçisi olduğunun tespiti ile ilave tediye alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet itirazında bulunduklarını, kendilerinin ihale makamı olduğunu, muvazaa iddialarının yerinde olmadığını, ilave tediyeden sadece sendika üyesi toplu iş sözleşmesinden yararlanma imkânı olan kişilerin faydalanabileceğini, alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Şirketi (...) Genel Müdürlüğü ile dava dışı hizmet alım sözleşmesi imzalanan yüklenici firmalar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu, davacının Kurum işçisi sayılarak ilave tediyeden faydalanması gerektiği, dava tarihi itibarıyla bir kısım alacağın zamanaşımına uğradığı belirtilerek bilirkişi raporu doğrultusunda, taleple bağlı olarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının Kurumun işçisi olmadığını, bu sebeple ilave tediye alacağına ilişkin davanın reddi gerektiğini, davalı Şirket ile yapılan sözleşmelere göre işçilik haklarının gerçek ve nihai sorumlusu davacının asıl işvereni olan firmalar olduğunu,
2. Muvazaa kabulüne ilişkin değerlendirmenin yapılan işin niteliği, mevzuat hükümleri ve emsal Yargıtay içtihatları dikkate alındığında hatalı olduğunu, yapılan işin yardımcı iş olduğunu,
3. Bilirkişi raporundaki tespit ve hesaplamaların hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna itirazların dikkate alınmadığını,
4. Zamanaşımı def'i dikkate alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl işveren alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığı, buna bağlı olarak davacının ilave tediye ücretine hak kazanıp kazanmadığı ile varsa ilave tediye alacağına esas ücretin tespitine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Somut uyuşmazlıkta; davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından sunulan ücret bordrolarına göre davacıya emsal işçinin günlük çıplak ücreti dikkate alınarak dava konusu alacak hesaplanmış, Mahkemece bu hesaplamaya itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Ancak dosya kapsamından emsal olarak bildirilen işçinin sendika üyesi olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu işçinin davacı için emsal olamayacağı açıktır. Mahkemece hatalı hukuki değerlendirme yapılarak emsal teşkil etmeyen işçinin ücretine göre hesaplanan ilave tediye ücretinin hüküm altına alınması isabetli değildir.
Davacının sendika üyesi olmadığı ve dayanışma aidatı da ödemediği gözetildiğinde; davalı işveren işyerinde davacı ile aynı işi yapan ve sendika üyesi olmayan emsal işçi olup olmadığı belirlenerek emsal işçi olması hâlinde ilave tediye alacağı emsal işçi ücretine göre hesaplanıp hüküm altına alınmalı; sendikalı olmayan emsal işçi bulunmadığının anlaşılması hâlinde ise davacının almakta olduğu ücret üzerinden hesaplama yapılmalıdır. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.