Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin işçi alacakları davasında davalının temyiz kesinlik sınırından reddini ve davacının muvazaa iddialarını reddederek istinaf kararını onaması.
Özet: Bir işçinin yol ücreti, ilave tediye ve eksik ödenen ücret alacakları talebiyle açtığı davada, ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararının istinaf incelemesinde Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yeniden değerlendirilerek belirli alacakların hüküm altına alınması üzerine, davalının temyizi parasal kesinlik sınırı altında kaldığından reddedilirken, davacının muvazaa ve sosyal hak farkı iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunun Yargıtay tarafından yapılan değerlendirme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunarak onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1138 E., 2024/1827 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 18. İş MahkemesiSAYISI: 2020/447 E., 2023/47 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü:Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352/1-(b) hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Somut uyuşmazlıkta davacının hüküm altına alınan alacaklarının dönemsel nitelik arz ettiği ve davalı bakımından kesinlik sınırını aşacak mahiyette ileriye yönelik bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesi tarafından hüküm altına alınan ve davalı tarafça temyize konu edilen toplam miktarın karar tarihi itibarıyla bölge adliye mahkemeleri tarafından verilen kararların kesinlik sınırı olan 378.000,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Kanun'un 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddi ile incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalının işyerinde 1998 yılından itibaren çalıştığını, bilgi işlem ve teknik personel olduğunu belirterek yol ücreti, ilave tediye, eksik ödenen ücret, eksik ödenen sosyal hak farkı, teknik ve idari şartnameye göre ödenmesi gereken eksik ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet ve zamanaşımı hususlarının değerlendirilmesi gerektiğini, davalı idarenin ihale makamı konumunda bulunduğunu ve talep edilen alacaklardan herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının talepleri yerinde görülerek davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf vekillerinin istinaf başvuruları ayrı ayrı kabul edilmiş, İlk Derece Mahkemesi hükmü ortadan kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle yol ücreti ve şartnameye göre eksik ödenen ücret alacağı hüküm altına alınarak ve diğer talepler reddedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Muvazaa hususunun hatalı değerlendirildiğini, müvekkilinin alt işverenler nezdinde çalışıyor gösterilmesine rağmen aslında asıl işverenin işçisi sayılarak talep edilen alacakların buna göre değerlendirilmesi gerektiğini,b. Emsal kadrolu işçilerden eksik ödenen sosyal hakların da kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.2. Davalı vekilinin temyiz dilekçesi miktardan reddedildiğinden, temyiz sebeplerine yer verilmemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı ile dava dışı şirketler arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, fark ücret, yol ücreti ve ilave tediye alacaklarına hak kazanıp kazanmadığı, işbu alacakların hesaplanmasında hata bulunup bulunmadığı hususlarına ilişkindir.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple;A. Davalı Temyizi YönündenDavalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,B. Davacı Temyizi YönündenTemyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.