Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, yurt dışı işyerinde çalışan işçinin kıdem, ihbar, fazla çalışma ve tatil alacakları davasında puantaj kayıtlarının hatalı değerlendirilmesi nedeniyle bozma kararı verdi.
Özet: Davacı işçinin yurt dışı şantiyelerinde formen olarak çalışmasından kaynaklı kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacakları talepleri üzerine ilk derece mahkemesince kısmen kabul edilen karar, istinaf mahkemesince Türk hukukunun uygulanması ve davalı şirketin asıl işveren olduğu gerekçesiyle onanmış; ancak yüksek mahkeme, puantaj kayıtlarının bulunduğu dönemler için fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının tanık beyanları yerine bu kayıtlara göre hesaplanması, puantaj kaydı bulunmayan dönemler için ise tanık beyanlarının esas alınması gerektiği gerekçesiyle kararı kısmen bozmuştur.

MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/202 E., 2025/142 K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Davalı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenilmiş ise de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/2 hükmü gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin yurt dışı şantiyelerinde formen olarak çalıştığını, ücretinin en son net 1.800,00 USD olduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini, işyerinde haftanın 7 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, iş yoğunluğuna göre saat 18.00'den aşağı olmamak üzere 21.00'e kadar çalıştığını, tüm ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasına devam ettiğini, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının dava dışı Şirketlerde çalıştığını, bu nedenle husumet itirazında bulunduklarını, iş sözleşmesinin istifa ile sona erdiğini, dava konusu alacaklarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararı ile; ihbar olunan dava dışı ... Sanayi ve Ticaret AŞ (... Şirketi) ve ... Turizm Gıda ve Mekanik Elektrik Taahhüt Ticaret Limited Şirketleri (... Şirketi) tarafından sunulan beyan dilekçesinden ve yurt dışı iş sözleşmesinden davacının Türkmenistan'da yüklenicisinin davalı Şirket olduğu inşaat işinde çalıştığı, emsal ücret araştırması, davacının kıdemi, yaptığı iş, davacı tanıklarının davacının elden ödeme iddiasını doğrulayan beyanları ve banka kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacının iddiasını ispatladığı kabul edilerek net 1.800,00 USD ücretle çalıştığı, istifa dilekçesinin boşluk doldurma hâlinde matbu şekilde hazırlandığı, söz konusu dilekçenin istifa olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, davalı işverence iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğinin ispatlanamadığı, bu nedenle de davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, davacının yıllık izin talebinin zamanaşımına uğradığı, dinlenen tanıkların, davacının fazla çalışmalarının olduğunu, hafta tatillerinden ayda iki kez dışında yararlanamadığını, dinî bayramlarda bir gün haricinde ulusal ve dinî bayramlarda çalışma yaptığını beyan ettikleri, bu beyanlar dikkate alındığında davacının haftalık 27 saat fazla çalışma yaptığı, bir kısım hafta tatillerini kullanamadığı, ulusal ve dinî bayramlarda çalıştığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 26.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesinin 26.12.2023 tarihli kararı ile somut uyuşmazlıkta davalının cevap dilekçesinde yabancı hukukun uygulanması gerektiğini savunmadığı, hukuk seçiminin bu şekilde taraflarca açık ya da zımni şekilde yapılabileceği, Türk hukukunun uygulanması konusunda tarafların zımni anlaşma yaptığının kabulüyle İlk Derece Mahkemesinin Türk hukukuna göre verdiği kararın bu yönüyle yerinde olduğu, davacının ihbar olunan dava dışı ... ve ... Şirketleri tarafından yurt dışı iş sözleşmesiyle çalıştırıldığı, söz konusu Şirketlerin Türkmenistan'daki yüklenicisinin davalı Şirket olduğu, yurt dışı giriş çıkış kayıtları, taraflar arasındaki sözleşme ve banka dökümleri ile puantaj kayıtlarında davalı Şirketin isim ve ünvanı bulunması nazara alındığında, davalı Şirketin asıl işveren olduğu, davacının aylık 1.800,00 USD ücretle çalıştığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 26.12.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi ile puantaj kaydı bulunan dönem bakımından tanık beyanlarına göre dava konusu alacak taleplerinin tespit edilmesinin hatalı olduğu, buna göre puantaj kayıtlarının bulunduğu dönem bakımından fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bu kayıtlara göre hesaplanması gerektiği, davacının puantaj kaydı bulunmayan dönem bakımından ise ayda iki hafta haftanın 6 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı ve haftalık 9 saat, ayın diğer iki haftasında da haftanın 7 günü aynı saatlerde çalıştığının kabulü ile haftalık 10,5 saat fazla çalışma yaptığının kabulünün dosya kapsamına uygun düşeceği, tanık beyanlarına göre hesaplanacak dönem bakımından, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının şimdiki gibi kabulü gerektiği, İlk Derece Mahkemesince bozma sonrası verilecek kararda ilk kararı davalı tarafın temyiz ettiği dikkate alınarak söz konusu alacaklar hakkında, davalı yanın usuli kazanılmış hakları da gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilâmı doğrultusunda alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Davalı tarafça sunulan puantaj kayıtlarına itibar edilemeyeceğini, b. Puantaj kayıtlarının davacının imzasını içermediğini, c. Puantaj kayıtlarında işe giriş çıkış saatlerinin bulunmadığını ileri sürmüştür.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a. Somut uyuşmazlığa Türkmenistan hukukunun uygulanması gerektiğini,b. Davanın husumet yokluğundan reddedilmesi gerektiğini,c. Ücret miktarının hatalı belirlendiğini,d. Davacı yurtdışında çalıştığından brüt ve net ücretinin aynı olduğunu,e. Davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının bulunmadığını ileri sürmüştür.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ispatı ve hesaplanmasına ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanur'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Bozma ilâmı sonrasında İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda hafta tatili alacağının 1.720,00 USD olarak hesaplandığı, Mahkemece taleple bağlı kalarak 504,00 USD'nin hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafın temyiz etmediği ilk kararda, bilirkişi tarafından hesaplanan miktarın 720,00 USD olduğu ve %30 indirim ile 504,00 USD olarak hüküm altına alındığı anlaşıldığından hafta tatili alacağı bakımından davalı taraf bakımından usuli kazanılmış hak oluştuğu anlaşılmaktadır.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler ve yukarıda belirtilen ek gerekçe ile kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davalı tarafa yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,21.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.