İnşaat mühendisinin düzensiz ücret ödemeleri nedeniyle haklı feshe dayanarak talep ettiği kıdem ve döviz bazlı ücret alacaklarının temyiz incelemesi.
Özet: İşçi, işveren bünyesinde çalıştığı dönemde ödenmeyen ücret alacakları ve ücretlerin düzenli ödenmemesi nedeniyle haklı fesih sonucu kıdem tazminatı talebinde bulunmuş; işveren ise istifa savunması ile alacakları reddetmiştir. İlk derece ve istinaf mahkemeleri, haklı fesih ve kıdem tazminatına hak kazanıldığına, ancak döviz cinsinden talep edilen ücret alacağının derdestlik nedeniyle reddine karar vermiş olup, işçi eksik veya farklı para biriminden talep edilen alacaklar için derdestlik itirazının hukuka aykırı olduğunu, işveren ise işçinin istifa ettiğini ve alacaklarını ispatlayamadığını temyiz etmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/3906 E.  ,  2025/7519 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/139 E., 2025/522 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 10. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/342 E., 2024/522 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ve katılma yoluyla davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili asıl davaya ilişkin dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirket bünyesinde 10.04.2013 tarihinde inşaat mühendisi olarak çalışmaya başladığını, işten çıkış tarihi olan 19.08.2019 tarihine kadar davalı Şirketin hem ... ofisinde hem de yurt içi yurt dışı birçok şantiyesinde görev yaptığını, aylık 10.000,00 TL ücret ile işe başladığını, 14.07.2013 tarihinde ...’ye geçtikten sonra aylık 10.000,00 USD aldığını, 2015 yılında Ekim ayında ... ofise geçince ücretinin 8.500,00 TL olarak yatarken, 28.02.2018 tarihinden itibaren ise 6.000,00 USD olarak yattığını, davalının bu ücret ödemelerini düzenli olarak yapmadığını iddia ederek ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleşen davaya ilişkin dava dilekçesinde; davanın Türk lirası cinsinden aynı işverenden olan ücret alacaklarına ilişkin davacı adına ikame olunan ... 10. İş Mahkemesinin 2020/43 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin ücretinin zamanında ve düzenli olarak ödenmemiş olması nedeniyle iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedilmesine karşın kıdem tazminatının ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı ve ücret alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Asıl ve birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının, iş sözleşmesini istifa etmek sureti ile feshettiğinden kıdem tazminatına hak kazanamadığını, davacıya bütün ücret ödemelerinin eksiksiz bir biçimde, banka aracılığı ile yapıldığını, bu hususun banka kayıtlarının incelenmesi ile anlaşılacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaldırma kararı üzerine yapılan yargılamada davacının 2015 yılı Ekim ayında ... ofise geçince ücretinin 8.500,00 TL olduğu, bu tarihten iş sözleşmesinin sona erdiği tarihe kadar da 6.000,00 USD olduğu, davacının işçilik alacakları ödenmediğinden iş sözleşmesini haklı nedenle feshettiği, 27.05.2022 tarihli bilirkişi ek raporunun dosya içeriğine uygun ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebi ile asıl dava dosyasındaki ücret alacağı yönünden talebinin kabulü gerektiği, istinaf kaldırma kararında belirtildiği şekilde davacının birleşen davada ücret alacağını döviz cinsinden talep edemeyeceği, davalı vekilinin ücret alacağı bakımından derdestlik itirazının yerinde olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile ücret alacağının derdestlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte ödenmeyen bakiye ücret alacağının bulunduğu, geniş anlamda ücretin ödenmemesi davacı işçiye iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkânı verdiğinden davacı tarafından iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı, birleşen davada ücret alacağının döviz cinsinden talep edilemeyeceği, davalı tarafın birleşen davadaki ücret alacağı bakımından derdestlik itirazının yerinde olduğu ve davacının Mahkemece tespit edilen aylık ücretinin dosya kapsamına uygun olduğu hususlarının kaldırma kararı ile kesinleşmiş olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde:
a. Kısmi davanın talep edilen kısmı ile henüz talep edilmeyen kısmının tek bir dava olarak nitelendirilemeyeceğini, ek dava açılması hâlinde ek davaya karşı derdestlik yahut kesin hüküm itirazının öne sürülemeyeceğini
b. Talep edilmemiş/harçlandırılmamış fark ücret alacağının yeni bir dava ile USD cinsinden talep edilebileceğini,
c. İlk Derece Mahkemesince harçlandırılmamış ve talep edilmemiş kısmın, talep edilmiş ve Türk lirası cinsinden belirlenmiş olarak kabul edilmesinin hukuka ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili katılma yoluyla temyiz dilekçesinde;
a. Davacının iş sözleşmesini istifa etmek yolu ile sona erdirdiğini,
b. Davacının bakiye ücret alacağı iddiasını ispat edemediğini, tanıklarının davacı ile menfaat birliği içinde olduklarını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının ücret alacağının ödenip ödenmediği ve iş sözleşmesini haklı nedenle fesih iddiasının ispatlayıp ispatlanmadığı, buna göre kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı, birleşen davanın asıl dava ile derdest olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.