Dördüncü Hukuk Dairesinin, trafik kazasında malul kalan bisiklet sürücüsünün Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında talep ettiği sürekli iş göremezlik tazminatı, maluliyet raporu ve hesaplama yöntemleri üzerindeki ihtilafları ele alan kararı.
Özet: Zorunlu mali sorumluluk sigortalı aracın karıştığı bir trafik kazasında yaralanarak malul kalan bisiklet sürücüsü davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı talepleri üzerine sigorta şirketine karşı açtığı davada, ilk derece uyuşmazlık hakem heyetinin talepleri kabul eden kararı ve itiraz hakem heyetinin vekalet ücreti hususunda kısmi düzeltme yapan kararı sonrasında, davalı sigorta şirketinin kusur oranı, maluliyet raporunun uygunluğu, tazminat kapsamı, hesaplama yöntemi, faiz başlangıcı, vekalet ücreti ve dava şartları gibi çeşitli gerekçelerle temyiz başvurusunda bulunarak kararların iptalini talep etmesi ve temyiz incelemesinin devam etmesi süreci ele alınmaktadır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2023/48 Değişik İş – 2023/53 KararSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : İHK-2023/922SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2022/274124 İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 13.01.2021 tarihinde davacı bisiklet sürücüsü ile davalı ... tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalı ... şirketine yapılan başvuruya olumlu yanıt verilmediğini ileri sürerek açtığı belirsiz alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL maluliyet tazminat, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.100,00 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 14.10.2022 tarihli dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 257.966,49 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatı talebini 8.638,71 TL'ye, geçici bakıcı gideri talebini 1.788,75 TL'ye artırmıştır. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin sorumluluğunun sürücünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, kusur oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumundan (ATK) rapor alınması gerektiğini, maluliyet durumunun tespiti bakımından da ATK'dan rapor alınması gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun iyileşme süreci beklenmeden hazırlandığını, maluliyet oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumundan (SGK) rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, müterafik kusur incelemesi yapılması gerektiğini, aleyhe hüküm kurulacak olması halinde davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre belirlenen rakamın 1/5'i oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 257.966,49 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 8.638,71 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.788,75 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 268.393,95 TL'nin 31.03.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulması üzerine; itirazın kısmen kabulüne, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin AAÜT'ne göre belirlenen rakamın maktunun altında kalmayacak şekilde 1/5'i oranında belirlenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; sigorta şirketine usulüne uygun şekilde dava yoluna gitmeden önce başvuru yapılmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, aynı istemlerle açılan davada taraflarca uzlaşma sağlandığını, sigorta şirketinin sorumluluğunu yerine getirdiğini, bu dosyada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun saptanmadığını, aynı talep ile ilgili farklı başvurularda bulunmanın hakkın kötüye kullanılması olduğunu, maluliyet raporunun yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, teyit edilmeden raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve geçici bakıcı giderinin poliçe kapsamında olmadığını, bakıcı tutulduğunun da ispat edilememesi sebebiyle bu talebin reddi gerektiğini, talep muaccel olmadığından temerrüt faizi istenemeyeceğini, araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz ile yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının ıslah edilen kısım için ıslah tarihinden başlayacağını, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; davalıya Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralanıp malul kalan davacı sürücünün sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olmasına, progresif rant yöntemine göre hesap yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, kusur raporunun oluşa uygun olmasına, somut olayda müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektirecek bir durum veya olgunun bulunmamasına ve kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeple;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın Mahkemesiye gönderilmesine,23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.