Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesinden, istifa eden mühendisin rakip firmada işe başlaması sebebiyle ticari sır ve rekabet yasağı ihlali cezai şart itirazının iptali kararı.
Özet: Eski işveren, hizmet sözleşmesindeki rekabet yasağını ihlal ederek rakip bir firmada çalışmaya başlayan eski çalışanına karşı, on iki aylık brüt maaşı tutarındaki cezai şartın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiş; eski çalışan ise söz konusu alacağın likit olmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş olup, mahkeme, görevsizlik kararı sonrası gönderilen dosya kapsamında ve alınan bilirkişi raporu ışığında, iş sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsiliyle ilgili itirazın iptali davasını değerlendirmektedir.

T.C. Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2026/145 Esas - 2026/302
T.C.Ankara Batı2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARTÜRK MİLLETİ ADINAESAS NO : 2026/145 KARAR NO : 2026/302HAKİM : KATİP : DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ : 27/12/2023KARAR TARİHİ : 16/04/2026K. YAZIM TARİHİ : 27/04/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Vekâletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının, müvekkili şirkete ait işyerinde 27.07.2020 tarihinde iş sözleşmesini istifa yoluyla sonlandırdığı 08.05.2023 tarihine kadar mekanik tasarım mühendisi olarak çalıştığını, davalının müvekkil şirket nezdinde çalışırken asıl görev ve sorumluluğunun ürün grup müdürü tarafından kendisine verilen tasarım projelerinde görev almak ve askeri ve sivil standartlara uygun tasarımlar yapmak olduğunu, davalının 08.05.2023 tarihli istifa dilekçesiyle 08.05.2023 tarihi itibariyle kendi hür iradesi ve rızası ile mekanik tasarım mühendisi görevinden istifa ettiğini belirttiğini, müvekkil şirketi tarafından haricen yapılan araştırmalarda davalının işten ayrıldıktan çok kısa bir süre sonra müvekkil şirketin en güçlü rakiplerinden biri olan dava dışı ...... Sistemleri A.Ş.’de Kıdemli Mekanik Tasarım Mühendisi olarak çalışmaya başladığını, davalının görevi gereği müvekkil şirketin ticari ve teknik sırlarına erişiminin olduğunu, davalının müvekkil şirketin en güçlü rakiplerinden birinde aynı pozisyonda işe başlamasının müvekkil şirketin ticari ve teknik sırlarının rakip şirket tarafından ele geçirilmesine neden olacağını ve rakip şirketin bu bilgileri haksız kazanç sağlama amacıyla kullanabileceğini, bunun üzerine taraflar arasında akdedilen 27.07.2020 tarihli hizmet sözleşmesinin 10 ve 11. maddeleri doğrultusunda davalıya karşı Ankara Batı İcra Dairesi'nde .....E. sayıyla icra takibi başlatıldığını, davalının 27.10.2023 tarihinde borca, faize, faizin başlangıç tarihine, faiz oranına ve tüm dosya fer’ilerine itiraz ettiğini, aynı tarihte icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, müvekkili şirket ile davalının çalışmaya başladığı şirketin rakip olduğunu, davalının müvekkil şirkette çalışırken aldığı son maaş brüt 34.589,05 TL olduğunu, hizmet sözleşmesinin 11. maddesi gereği davalının ödemekle yükümlü olduğu cezai şart miktarının 12 aylık brüt maaş tutarı olan 415.068,60 TL olduğunu, davalının Ankara Batı İcra Dairesi'nin ....E. sayılı icra takibine yaptığı itirazın haksız olduğunu belirterek davalının Ankara Batı İcra Dairesi'nin .....E. sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile davalı aleyhine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. talep ve dava etmiştir.CEVAP :Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu alacağın likit olmadığını, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle, likit alacak en geniş olarak bir mahkeme kararı bulunmaksızın muayyen (belli) olduğu kabul edilen alacak olarak tanımlandığını, taraflarca başkaca bir hususa gerek olmadan alacağın tam miktarının belirlenebilir olmalı gerektiğini, ancak davacının talep ettiği alacak kalemleri bakımından böyle bir durumun söz konusu olmadığını, zira bu alacakların tam ve net miktarları ancak bir yargılama ve bilirkişi marifetiyle hesaplanabileceğini, açıklanan nedenlerle, davacı yanın iddiaları açıkça mesnetsiz ve hukuka aykırı olduğunu, işbu davanın reddini talep etmiştir. beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER :Ankara Batı İcra Dairesinin..... esas sayılı takip dosyası, davacıya ait SGK kayıtları, tanık beyanları ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE :Dava, iş sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Ankara Batı .... İş Mahkemesinin ....esasına kayden açılan davada yapılan yargılama sonucunda, 22/04/2025 tarih .....esas ..... karar sayılı karar ile görevsizlik kararı verilerek gönderilen dava dosyası mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. Ankara Batı İcra Dairesi'nin .... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) aleyhine 27/10/2023 tarihli ödeme emri ile 415.068,60 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 27/10/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 27/10/2023 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu anlaşılmıştır.Görevsiz mahkemece alınan 11/03/2025 tarihli bilirkişi raporu denetime elverişli ve gerekçeli olması gözetilerek hükme esas alınmıştır. 6098 sayılı TBK’nın 444 v. Maddelerinde Rekabet yasağı hükümleri düzenlenmiştir. Rekabet Yasağı sözleşmesi ile işçi, işverene karşı, iş akdinin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. İşçinin rekabet yasağı, iş sözleşmesinin bitmesiyle başlamaktadır. Nitekim hizmet ilişkisi içerisindeki sadakat yükümlülüğü, hizmet ilişkisinin bitimi ile birlikte rekabet yasağına dönüşecek ve işçinin yükümlülüğü rekabet yasağı şeklinde adlandırılacaktır. Türk Borçlar Kanunu’nun 444. maddesine göre rekabet yasağı: ‘Fiil ehliyetine sahip olan işçi, işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmayı yazılı olarak üstlenebilir. Rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.’ Rekabet yasağı, işçi ile işveren arasında düzenlenen yazılı bir sözleşme ile mümkün kılınabilir. Nitekim yazılı olmayan bir anlaşma kanıtlanmadıkça tarafları bağlamayacaktır. Kanun da bu nedenle rekabet yasağına dair hükümlerin yazılı bir şekilde düzenlenmesi gerekliliğini açıkça düzenlemiştir. İş akdinin kurulması ile doğan sadakat borcu, işçi tarafından işverenin çıkarlarını koruma ve gözetme borcudur. Rekabet etmeme borcu ise, iş akdinin sonuçlarından olan; işçinin, işverene sadakat borcunun olumsuz yönünü ifade eder. Dosya kapsamında yapılan bilirkişi incelemesi ile davalının, davacıya ait ne gibi mahrem, münhasır, sınai-ticari sır hüviyetini haiz bilgilere sahip olduğuna yönelik herhangi bir bilgi ya da belge sunulmadığı, bunların rakip işletmede kullanıldığına dair de somut vakıalar ortaya konulmamış olması sebebiyle ne tür önemli zarar ya da zarar tehlikesinin doğduğunun ispatlanmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 7.088,34 TL harçtan mahsubu ile bakiye 6.356,34 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.120,00 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davalının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 66.410,98 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 16/04/2026Katip .... e-imza Hakim .... e-imza