Yargıtay 12. Ceza Dairesinin, defter ve belge gizleme suçunda tebligat usulü ile ibraz yükümlülüğü itirazlarını reddederek mahkumiyeti onayan kararı.
Özet: İlk derece mahkemesi tarafından defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı ve iş yerinde incelemeyi engelleyen mücbir sebep bulunmadığı gerekçesiyle beraat verilen sanık hakkında, bölge adliye mahkemesi, sanığın noter onaylı defterleri haklı mazeret olmaksızın ibraz etmediği ve kayıp savunmasının yasal yükümlülüğü ortadan kaldırmadığı gerekçesiyle duruşma açarak 7 ay 15 gün hapis cezasıyla mahkumiyetine ve cezanın ertelenmesine karar vermiş, Yargıtay ise bölge adliye mahkemesinin bu kararını hukuka uygun bularak katılan ve sanık müdafinin temyiz istemlerini reddetmiştir.
12. Ceza Dairesi         2025/3542 E.  ,  2026/2052 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1406 E., 2024/83 K.
SUÇ : Defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Kanun) 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince, sanık hakkında defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-a maddesi gereğince beraatine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 213 sayılı Kanun'un 359/a-2, 359/4, 5237 sayılı Kanun'un 62... . maddeleri uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi; sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
Sanık müdafinin temyiz istemi; VUK 139. maddeye göre sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; vergi müfettişi tarafından düzenlenen ve 2011 hesap dönemine ait 03.11.2015 tarihli sayılı defter ve belge isteme yazısının şirketin faaliyetine devam ettiği belirtilen "Ambarlar Sitesi 7. Blok Dış Kapı No:10 Bornova" adresinde 03.11.2015 tarihinde sanık ...'a tebliğ edildiği, sanığın mükellefiyet / iş yeri adresinin bulunmadığı yönünde idarece bir tespit olmadığı, defter ve belge isteme yazısının VUK'un 139. maddesinin 1.fıkrası hükmü dikkate alınmadan direkt 2.fıkra hükmü uygulanarak defter ve belge isteme yazısının gönderilmesinin 213 savılı VUK'un 139. maddesinin 1.fıkrası hükmüne aykırı olduğu tebligatın usulüne uygun olarak yapılmadığı incelemenin iş yerinde yapılmasını engelleyen mücbir bir sebebin bulunmaması nedeniyle somut olayda sanığın üzerine atılı defter ve belge ibraz etmeme suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesi ile hakkında beraat kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yapılan incelemede; vergi mükellefi olan sanığa vergi incelemesine esas olmak üzere vergi müfettişliğinin 03/11/2015 tarihli yazısı ile 2011 yılına ait defter ve belgelerin ibraz etmesinin istendiği ve yazının 03/11/2015 tarihinde tebliğ edilmesine karşın sanığın 5 yıl süre ile saklamak ve istendiğinde ibraz etmekle yükümlü olduğu noter onaylı yevmiye, envanter ve defteri kebir defterlerini haklı bir mazeret olmaksızın yasal süresi içerisinde ibraz etmemek suretiyle üzerine atılı suçu işlediği, her ne kadar sanık savunmasında; 2011-2012 yıllarında Eskişehir’de faaliyet gösterirken 2012 yılında İzmir iline taşındıklarını, bu taşınma sırasında şirkete ait noter tasdikli belgelerin, defterlerin bir kısmının kaybolduğunu farkettiklerini, bununla ilgili herhangi bir resmi bir yere müracaat etmediklerini, aramaya devam ettiklerini, daha sonra vergi dairesi tarafından belgeler istenince durumu bildirdiklerini beyan etmişse de; defter veya belgelerin çalınması yahut kaybolması nedeniyle ibrazından kaçınılması halinde süreklilik gösteren Yargıtay 11. Ceza Dairesinin kararları ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23/11/1999 tarihli ve 1999/11-273-288 sayılı içtihadında açıklandığı üzere sanığın işyerinde vergi incelemesi yapılmasının zorunluluğu bulunmadığı, 213 sayılı Kanunun 139/2. maddesindeki istisnai şartların varlığının kabulü gerekeceği ve mükellefe usulüne uygun tebligatın aranmayacağı, sanığın üzerine atılı suçun unsurlarının oluştuğu kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararı kaldırılarak hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE VE KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İzmir 38. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.03.2026 tarihinde karar verildi.