Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme suçunda 12 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle verilen beraat hükmünün bozulması ve kamu davasının düşmesi.
Özet: Vergi Usul Kanunu kapsamında "muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleme" suçundan açılan kamu davasında, sanıklara isnat edilen eylemlerin 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda öngörülen en uzun dava zamanaşımı süresi olan 12 yıllık sürenin suç tarihi olan 31.12.2011den itibaren inceleme tarihinden önce dolduğu tespit edildiğinden, ilk derece mahkemesinin hükmünün bozulmasına ve zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/3546 E., 2018/3566 K.SUÇ : Muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlemeHÜKÜMLER: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddiİlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: Sanıklara isnat edilen ve daha ağır bir suçu oluşturma ihtimali bulunmayan eylemlerin, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda yaptırıma bağlanmış olup, anılan suç 5237 sayılı Kanunun 66/1. maddenin (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabidir. Dava zamanaşımını kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, bu süre 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, en aleyhe kabulle suç tarihi olan "31.12.2011" tarihinden itibaren, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının, inceleme tarihinden önce gerçekleşmiş olduğu ve ve dosya içeriği itibariyle de 5271 sayılı Kanunun 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartların bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün 5271 sayılı Kanunun 302/2. maddesi gereğince BOZULMASINA, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle sanıklar hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, Dava dosyasının 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.03.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.