Suudi Arabistandaki şantiyede çalışan işçinin kıdem, ihbar, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram alacakları ile yabancı para birimindeki ücret tahsili talebine ilişkin temyiz kararı.
Özet: Bir çalışanın Suudi Arabistandaki istihdamından kaynaklanan, ödenmeyen fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile kıdem ve ihbar tazminatı alacakları konusunda açtığı davada, ilk derece ve istinaf mahkemeleri Türk hukukunu uygulayarak davanın kısmen kabulüne karar vermiş; ancak Yüksek Mahkeme, iş sözleşmesinde ve bordrolarda ücretin Suudi Arabistan Riyali olarak belirtilmesi ve ödenmesi nedeniyle, davacının yabancı para cinsinden alacak talebinin Türk Borçlar Kanununun 99. maddesi uyarınca ABD Doları yerine Suudi Arabistan Riyali üzerinden hesaplanması gerektiğine hükmetmiştir.
9. Hukuk Dairesi         2025/6247 E.  ,  2025/7482 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2025/65 E., 2025/110 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Şirketin ... şantiyesinde 2015-2019 tarihleri arasında makine genel formeni olarak çalıştığını, ücretinin 3.250,00 USD olduğunu, ancak sigorta primlerinin gerçek ücretin altında yatırıldığını, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini, davacının haftanın altı günü 07.00-18.00 arasında çalıştığını, ayrıca haftanın en az dört günü saat 22.00'ye kadar çalışma yaptığını, ayda en az iki hafta tatili çalışma yaptığını, tüm dinî, resmî ve ulusal bayramlarda çalıştığını belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının davalı Şirket bünyesinde Cidde şehrindeki konut projesi şantiyesinde 11.05.2015 tarihinde kule vinç operatörü olarak çalışmaya başladığını ve 12.06.2019 tarihinde iş sözleşmesinin sonlandırıldığını, aylık net 8.405,17 Suudi Arabistan riyali (...) ücret aldığını, tüm ödemelerin ... cinsinden yapıldığından, taleplerin USD cinsinden istenemeyeceğini, davacıya ihbar öneli kullandırıldığını, 15.368,13 ... kıdem tazminatı ödendiğini, ayrıca çalıştığı süre boyunca varsa fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tamamen ödendiğini, yasal olarak hak ettiği yıllık izin süresinin çok üzerinde yıllık izin kullandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli kararı ile; davalı vekilinin cevap dilekçesinde çalışılan ülke hukukunun uygulanmasına ilişkin itirazı olmadığı gibi ön inceleme duruşmasında da bu itirazın ileri sürülmediği, bu sebeple Türk hukukunun uygulanması gerektiği, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı olarak sona erdirildiğinin ispatlanamadığı, taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesi uyarınca fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğu, 28,25 saat fazla çalışma saatinden aylık ücrete dâhil olan haftalık 5,2 saat düşüldüğünde 23,05 saatin hesaplamada esas alınması gerektiği, davacının dinî bayramların bir günü dışında diğer günler ile resmî bayram genel tatil günlerinde çalıştığı, iki haftada bir gün hafta tatili iznini kullandığı, yıllık ücretli izin alacağının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.10.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin 08.05.2024 tarihli kararı ile; davacının davalı Şirketin Suudi Arabistan şantiyesinde 07.05.2015-12.06.2019 tarihleri arasında çalıştığı, davalının cevap dilekçesinde ve/veya ön inceleme duruşmasında, taraflar arasındaki uyuşmazlığa davacının çalıştığı ülke hukukunun uygulanması gerektiğine, Türk hukukunun uygulanamayacağına dair bir beyanda bulunmadığı, Mahkemece taraflar arasındaki uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanmasının isabetli olduğu, Mahkemece ücretin net 2.241,14 USD (8.405,17 ...) alınmasının dosya kapsamına uygun olduğu, davacı tanık beyanlarına göre iki haftada bir cuma tatil olduğu, haftada üç gün 07.00-21.00 saatlerinde diğer günlerde 07.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı, iş sözleşmesine göre fazla çalışmanın ücrete dâhil olduğu, dinî bayramların bir günü ve Suudi Arabistanın millî bayram günü çalışmadığı, bunun dışında diğer günler ile resmî bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığı, davacının hafta tatili ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunduğu gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 08.05.2024 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddi ile davacı ile yapılan iş sözleşmesinde ücretin ... olarak belirlendiği, bordrolarda ücretin bu para biriminden tahakkuk ettirildiği ve davacıya ... para birimi üzerinden ödendiği, buna göre davacının 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesi uyarınca sahip olduğu seçimlik hakkını, alacağın yabancı ülke parası ile tahsili yönünde kullandığı açık ise de yabancı ülke parasının USD olarak kabulünün mümkün olmadığı, davacının alacağın yabancı para birimi üzerinden tahsili şeklindeki talebinin alacakların ... para birimi üzerinden tahsili yönünde olduğunun kabul edilmesi gerektiği, Mahkemece dava konusu alacakların ... olarak hüküm altına alınması gerekli iken yazılı gerekçe ile USD üzerinden hüküm altına alınmasının hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, bozma kararı doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının ücretinin USD olduğunu,
2. Davacının ücretine fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının dâhil olmadığını, imzalanan Türkiye İş Kurumu sözleşmesinde de bu yönde hüküm bulunmadığını,
3. İbranamenin geçerli olmadığını,
4. Davalı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu, kendi lehlerine hükmedilen vekâlet ücretinin de düşük olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacının ücret miktarı ile dava konusu tazminat ve alacakların hangi para birimi üzerinden talep edilebileceğine ve vekâlet ücretine ilişkindir.
1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Davada hâkim tarafından yapılan indirim dışında yabancı para üzerinden reddedilen toplam miktar (karar tarihindeki ... Bankası efektif satış kuru üzerinden TL'ye çevrilmekle) 666.363,37 TL olup İlk Derece Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre davalı lehine 103.954,50 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken hatalı miktarda vekâlet ücreti takdir edilmesi dosya içeriğine uygun düşmemiştir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacı tarafın İlk Derece Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (4) numaralı bendinin hükümden tamamen çıkartılarak yerine "4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, reddedilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 103.954,50 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.