7. Ceza Dairesi, kaçakçılık davasında lehe kanun karma uygulaması, etkin pişmanlık ihtar eksikliği, hatalı yargılama giderleri ve müsadere hükümleri nedeniyle verilen mahkumiyet kararının bozulması.
Özet: Bu karar, kaçakçılık suçundan mahkum edilen sanık hakkında verilen yerel mahkeme hükmünü; suçun hukuki nitelendirmesinde, lehe kanunun tam ve doğru uygulanmamasında, etkin pişmanlık hükümleri konusunda sanığa usulüne uygun ihtar yapılmamasında, önceki bozma sonrası oluşan yargılama giderlerinin sanığa yükletilmesinde ve kaçak eşyanın tamamı hakkında müsaderenin eksik bırakılmasında hukuka aykırılık bulunması nedeniyle bozan bir yüksek mahkeme kararıdır.
7. Ceza Dairesi         2022/16411 E.  ,  2025/12723 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/558 E., 2021/1372 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
I- O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden
O yer Cumhuriyet savcısının yüzüne karşı 08.09.2021 tarihinde verilen hükme yönelik, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310/1. maddesinde belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 28.09.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 305/1. maddesi gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun'un 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/ 10... /23. maddeleri kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,
2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği cihetle, sanığa, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ihtarı yapılarak sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesi gerekirken sanığa usulüne uygun ihtar yapılmadan, sadece gümrüklenmiş değerin iki katını ödeme yapması gerektiği ihtar edilerek ödemediğinden bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması,
3.Bozma ilâmları öncesi verilen kararın sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi,
4.Suç konusu kaçak sigaraların tamamı hakkında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.10.2025 tarihinde karar verildi.