Yargıtay 7. Ceza Dairesi, Orman Kanununa Muhalefet Davasında İşgal Suçunda Zamanaşımı ve Ağaç Kesme Suçunda Hatalı Cezalandırma Gerekçesiyle Kısmi Bozma Kararı Verdi.
Özet: Orman Kanununa muhalefet suçlamasıyla görülen davada, temyiz mahkemesi, sanık hakkındaki işgal ve faydalanma suçundan verilen mahkumiyet kararını, sekiz yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle bozarak kamu davasının düşmesine hükmetmiş; ağaç kesme suçu yönünden ise eylemin sabit kabul edilmesine karşın, yakacak nitelikteki ağaçlar için indirim, belirli hallerde bir kat artırım ve tekerrür hükümlerinin yanlış uygulanması gibi usul ve yasalara aykırılıklar tespit ederek mahkumiyet kararını bozmuş, sanığın cezada kazanılmış haklarını ise saklı tutmuştur.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/34 E., 2016/183 K.SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefetHÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozmaSanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 1- İşgal ve Faydalanma Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde,Suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki ağaçların 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/3. madde delâletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54/4. maddesi gereğince müsaderesi hususunda mahallinde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanığın savunmasının alındığı 16.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,2- Ağaç Kesme Suçu Yönünden Yapılan Temyiz İncelemesinde,Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediği sabit kabul edilip hakkında 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;1-Orman bilirkişi raporunda suça konu ağaçların yakacak nitelikte emval veren ağaçlar olduğunun tespit edilmesine rağmen sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca indirim uygulanmaması,2-Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bir kat artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi,3-Sanığın adli sicil kaydında yer alan Kadirli 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2013/600 Esas, 2014/34 Karar sayılı ilâmı ile mahkum olduğu önceki hükümlülüğün taksirli suça ilişkin olduğu ve 5237 sayılı Kanun'un 58/4. maddesi gereğince tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ağaç kesme suçu yönünden aleyhe temyiz bulunmadığından 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 08.10.2025 tarihinde karar verildi.