Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının, sanığın göreviyle ilgisiz eleştiri ve tekerrür uygulanmaması itirazlarına rağmen Yargıtay 4. Ceza Dairesince temyiz talebi reddedilerek onanması.
Özet: Bu hukuki evrak, sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesini konu almakta olup; sanık müdafiinin, eylemin eleştiri niteliğinde olduğu, göreve ilişkin olmadığı, tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, adli para cezasına çevirme veya erteleme gibi seçeneklerin değerlendirilmesi gerektiği yönündeki itirazları yüksek mahkemece incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, sanığın suçu işlediği, kullanılan ifadelerin mağdurun şeref ve saygınlığını düşürücü nitelikte olduğu, tekerrür hükümlerinin uygulanmasının ve diğer seçeneklerin reddedilmesinin hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak, istinaf mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle temyiz istemi oy birliğiyle esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.
4. Ceza Dairesi         2024/2474 E.  ,  2026/4368 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1354 E. 2023/2744 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik yapılan başvuru üzerine Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; atılı suçun katılanın göreviyle bağlantılı olmadığına, eleştiri mahiyetinde olduğuna, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması gerektiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması, adli para cezasına çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına yöneliktir.
III. GEREKÇE
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç, takdir ve gerekçesi ile incelenen dava dosyası içeriğine göre, sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak sanık savunması, katılan beyanı, suç duyurusu içeriği ve tüm dosya kapsamı ile sanığın atılı suçu işlediğine, kullanılan ifadelerin katılanın şeref ve saygınlığını küçük düşürücü nitelikte olduğuna, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, erteleme, adli para cezasına çevirme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasına yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Aliağa 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2026 tarihinde karar verildi.