Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan verilen istinaf ret kararını, sanığın sözlerinin kime yönelik olduğunun ve haksız tahrik hükümlerinin tartışılmamasını hukuka aykırı bularak bozdu.
Özet: Bölge Adliye Mahkemesinin sanık hakkında verilen hakaret suçundan mahkûmiyet hükmünü onayan kararının, sanığın sözlerinin katılanı hedef alıp almadığına dair yetersiz gerekçe ve sanığın hatalı tedavi mağduriyeti beyanları karşısında haksız tahrik hükmü olan 5237 sayılı Kanunun 129. maddesinin uygulanabilirliğinin tartışılmaması eksiklikleri nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/3369 E.  ,  2026/4329 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/417 E., 2023/2075 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi, hatalı tedavi uygulanmış olması sebebiyle sanık hakkında kurulan hükümde 5237 sayılı Kanun'un 129/1. maddesinin uygulanması gerektiğine yöneliktir.
III. GEREKÇE
1. Katılanın sanığın davaya konu sözleri kendisine hitaben söylemediğini beyan etmesi, tanıkların beyanlarında sanığın hasta hakları biriminde genel olarak ortaya konuştuğuna ilişkin anlatımları karşısında; davaya konu sözler ile sanığın hedefinin katılan olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması,
2. Kabule göre de; sanığın, hatalı tedavi sonucu mağdur olduğunu ve şikayetlerine karşın bir sonuç alamadığını beyan etmesi karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması hukuka aykırılık görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca İzmir 10. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2026 tarihinde karar verildi.