Yargıtay, hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararını, sanığa hükmün açıklanması duruşması tebligatının usulsüzlüğü nedeniyle bozdu.
Özet: Hakaret suçundan sanık hakkında verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından yapılan temyiz incelemesinde, 5271 sayılı Kanunun 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanması için duruşmaya davet gönderilirken, sanığın beyan ettiği son adres yerine MERNİS adresine tebligat yapılması ve bu nedenle tebligatın usulsüz olması sonucu sanığın savunma hakkının kısıtlandığı tespit edildiğinden, bölge adliye mahkemesi kararının bozulmasına ve dosyanın tekrar ilk derece mahkemesine gönderilmesine oy birliğiyle karar verilmiştir.
4. Ceza Dairesi         2024/3371 E.  ,  2026/4322 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/3278 E., 2023/4248 K.
SUÇ : Hakaret
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın atılı suçlamayı kabul etmediği ve polis memurları tarafından darp edildiğine yönelik savunmasına niçin itibar edilmediğinin gerekçeli kararda tartışılmadığına, atılı suçun zincirleme şekilde ve alenen işlendiğine yönelik yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanığın yararlanacağına yöneliktir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca, sanık tarafından denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülükleri yerine getirmemesi halinde, duruşma açılıp, sanığın duruşmaya gelmediği takdirde yokluğunda duruşmaya devam edilerek hükmün açıklanacağına ilişkin meşruhatlı davetiye ile duruşmadan haberdar edilerek savunması alındıktan sonra, hükmün açıklanmasına karar verilmesi gerektiği; ancak sanığa duruşmaya davet için gönderilen ihtarlı tebligatın, öncelikle 7201 sayılı Kanun'un 10. maddesi uyarınca beyan edilen son adresine gönderilmesi gerekirken, bu adresten farklı olan MERNİS adresine gönderilmesi nedeniyle usulsüz olması karşısında, usule uygun meşruhatlı davetiye tebliğ olunup savunması alınmadan karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Eskişehir 6. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.03.2026 tarihinde karar verildi.