Kadastro tespitine itiraz davasında hazine adına yazılan çayır vasıflı taşınmazın zilyetlikle kazanımı talebiyle açılan davada, Yargıtay bozma kararına uyularak asli müdahilin kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle tescil iddiasının kabulü ve hazine temyizinin reddiyle kararın onanması.
Özet: Kadastro tespitine itiraz davasında, Hazine adına kayıtlı çayır vasıflı taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddialarıyla davacılar ve asli müdahil tarafından talep edildiği; ilk derece mahkemesinin, önceki bozma ilamına uyarak yaptığı yargılama sonucunda, taşınmazın "kaçak yitik" olmadığı, davacıların zilyetliğinin bulunmadığı, ancak asli müdahilin mirasçıları lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacıların davasını reddedip, asli müdahilin davasını kabul ederek taşınmazın mirasçılar adına tesciline karar vermesinin, temyiz incelemesinde usul ve yasaya uygun bulunarak davalının temyiz itirazlarının reddedilip onandığı anlaşılmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2023/1797 E.  ,  2025/5971 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 1996/42 E., 2022/19 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen kararı temyiz incelemesi sonucunda 7. Hukuk Dairesince bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro çalışmaları sırasında ... ili ... ilçesi ... Mahallesi calışma alanında bulunan 1 96... parsel sayılı taşınmaz, çayır vasfı ile senetsizde Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar ..., ... ve ... dava dilekçesinde; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adlarına eşit hisse ile tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Asli müdahil ... müdahale dilekçesinde; harici satın alma, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ve tapu kaydına dayanarak, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda; davanın reddine, asli müdahilin davasının kabulüne karar verilmiş; hükmün, davalı ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 14.02.1996 tarihli ve 1996/31 Esas, 1996/1406 Karar sayılı ilamıyla komşu taşınmazlara uygulanan tapu kayıtlarının uygulanarak davalı taşınmaz yönünü hangi sınır okuduğu, taşınmazın kaçak yitik şahıslardan kalıp kalmadığının yapılacak keşif sırasında yöredeki yaşlı mahalli bilirkişilerden sorularak araştırıldıktan sonra toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; mahalli bilirkişi beyanlarından, taşınmazın kaçak yitik kişilerden kalmadığı, evvelden beri asli müdahil ...'in zilyetliğinde olduğu, davacıların dava ve tespit tarihinden öncesine ilişkin zilyetliklerinin olmadığı, ancak asli müdahil ... yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinim koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine, asli müdahil ...'ın davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, yargılama aşamasında vefat eden ...'ın mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline, karar verilmiş; hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılıp mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
S O N U Ç : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.