İşe iade sonrası başlatılmayan işçinin kıdem ve diğer işçilik alacakları taleplerinde, zamanaşımı ve uygulanacak yabancı iş hukuku uyuşmazlığının Yargıtay tarafından onanması.
Özet: İşe iade davasını kazanmasına karşın işverence işe başlatılmayan davacı işçinin kıdem, ihbar, yıllık izin ve diğer işçilik alacakları talebiyle açtığı davada; davalı, davacının kendi çalışanı olmadığını, Suudi Arabistan hukukunun uygulanması gerektiğini ve alacakların zamanaşımına uğradığını savunmuştur. İlk derece ve bölge adliye mahkemeleri, Suudi Arabistan iş hukukunu esas alarak 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi davalı lehine vekalet ücreti de hükmetmiştir. Davacının temyiz itirazlarını değerlendiren Yargıtay, bölge adliye mahkemesinin kararını usul ve yasaya uygun bularak onamıştır.
9. Hukuk Dairesi         2025/2597 E.  ,  2025/7226 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/3439 E., 2024/4127 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 69. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/98 E., 2024/8 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait işyerinde 20.11.2017-14.01.2019 tarihleri arasında kalıpçı ustası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haksız ve bildirimsiz olarak feshedilmesi üzerine işe iade davası açtığını ve davanın kabul edildiğini, ilgili kararın istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiğini, işe iade kararının kesinleşmesi üzerine işverene yapılan işe başlatılma başvurusuna rağmen işverence müvekkilinin işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işvereninin ... Şirketi olduğunu, kendi çalışanları olmadığını, müvekkili Şirketin talep konusu alacaklardan sorumlu tutulamayacağını, müvekkili Şirket nezdinde davacının iade olunabileceği havalimanı projesi ya da benzer nitelikte kalıp işlerinin yapıldığı bir projenin bulunmadığını, uyuşmazlığa ... hukukunun uygulanması gerektiğini ve davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa ... iş hukukunun uygulanması gerektiği, ... İş Kanunu'nun 144. maddesine göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlığa ... İş Kanunu'nun uygulanmasının ve davanın zamanaşımına nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu ancak dava tarihi dikkate alındığında davalı lehine ve davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Somut uyuşmazlığa Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
2. ... İş Kanunu'nda zamanaşımı gibi bir süre olmadığını, maddelerin hatalı uygulandığını,
3. Davalı lehine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, davaya konu alacak taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı ve davalı lehine hükmedilen yargılama gideri ve vekâlet ücretine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.