İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen itirazın iptali davasında, lokanta işletmesinin ödenmeyen su borçları, ticari tarife uyuşmazlığı ve eski borçların üstlenilmesinin hukuki geçerliliği değerlendiriliyor.
Özet: Bu itirazın iptali davası, bir su idaresinin, lokanta işletmesi olan davalı şirketten çeşitli dönemlere ait ödenmemiş su borçlarını tahsil etmek amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmesi üzerine açılmıştır; davacı, lokantanın konut dışı tarifeli abone olması gerektiğini ve şirket müdürünün eski borçları taahhütname ile üstlendiğini belirtirken, davalı ise işyerinin 35 yıldır lokanta olarak kullanıldığını, aboneliğin başından beri ticari tarife üzerinden ücretlendirilmesi gerektiğini, geriye dönük yüksek tarife uygulamasının kötü niyetli olduğunu ve borç üstlenme taahhüdünün hukuken geçersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, mahkeme de taraflar arasındaki borç miktarını ve tarife uyuşmazlığını gidermek üzere bilirkişi incelemesi yaptırmıştır.

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2015/1449 Esas
KARAR NO : 2018/240
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 11/12/2015
KARAR TARİHİ: 06/03/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili tarafından Mahkememize verilen 11/12/2015 tarihli dilekçe ile, davalı şirket davalı kurumun ... abone nolu ve ... sözleşme nolu konut dışı tarifeli su abonesi olduğunu, 2012 yılı 5.10. Ayları , 2013 yılı 2.7,8,9 ve 11. Ayları , 2014 yılı 2,3,4,5,8. Aylarına ait ödenmemiş su borcu nednei ile İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 18/08/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu şirketin takibe itiraz ederek durdurduğunu, İdarenin kaçak su araştırma denetleme servisinin ... abone nolu, ... sözleşme nolu eski abonesi olan ...'ın kayıtlarında yapılan incelemede ... adresindeki mahalde 12/04/2013 tarihinde yapılan tespit sonucunda aboneliğin ... Şti adı altında lokanta olarak kullanıldığı ve ... nolu vergi levhasında işletmenin işe başlama tarihi olarak 21/03/2012 olduğu ve aboneliğin konut dışı olarak faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini ve bu durumun 35 yıldır konut dışı lokanta olarak faaliyette olduğunu, davalı şirket müdürü ... 16/05/2013 tarihinde ... nolu aboneliği üzerine alarak ... sözleşme nolu abonelik sözleşmesini imzalayarak 16/05/2013 tarihli taahhütname ile eski sözleşmedeki borçları üzerine almayı kabul ettiğinin ve taksitlendirme yapılarak 35.771,13 TL borç tahakkuk ettirildiğinin, ilk iki taksit ödenmesine rağmen geri kalan taksitlerin ödenmediğini, takibe konu alacağa uygulanan faiz oranı 01/01/1998 tarihinde tarihinde yürürlüğe giren ... Tarifeler Yönetmeliği'nin, halen yürürlükte olan ve İdari Yargı tarafından iptal edilmediği sürece tüm abonelerin uygulanması zorunlu olan 24. Madde hükmüne dayandığını, davalı abone tarafından takibe konu dönemlere ilişkin borcu bulunmadığı ileri sürülerek icra takibine itiraz ettiğini, ancak konu dönemlerdeki bakiyelerin ödenmediğini, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile itirazın iptali ile icra takibinin devamına, haksız ve yasal dayanaktan yoksun itiraz nedeni ile davacı kurum lehine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı vekilinin 29/12/2015 tarihli dilekçesinde, dava konusu aboneliğin bulunduğu yerin 35 yıldır ve halen lokanta olarak faaliyet gösterdiğini, ilk abonelik tesis edildiğinde lokantayı şahıs firması olarak işleten ... 2002 yılında ortağı bulunduğu davalı şirketi kurarak lokantayı bu şirket vergi kaydı üzerinden işletmeye başladığını, 11/08/2009 tarihinde ... şirketteki hisselerini ... ve ... isimli şahıslara dverederek şirketten ayrıldığını, şahısların değişmesine rağmen aboneliğe ait yerin kullanım amacının baştan beri değiştirilmediğini, başlangıçta şahıs firması olarak işletilen lokantanın daha sonra bir şirket tarafından işletildiğini, davalı idarenin aboneliğe ait yerin kullanım amacının değişmemesine rağmen indirimli tarifeden ücretlendirilmesi gerektiğini bildiği halde geriye dönük ve yüksek tarifeden hesaplama yapmasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını, şirket müdürünün 16/05/2013 tarihinde eski sözleşmedeki borçları üzerine almayı kabul etmesinin hukuki bir geçerliliği olmadığını, davalının tarife yönetmeliğine aykırı davranmadığını, davacı ... davalının ödemiş olduğu su tonajlarını tekrar hesaplamaya dahil etmesi sebebi ile yüksek tarifeden ve faiz oranları ile birlikte davalıdan talep ettiğini, dava konusu iş yerinde keşif ile bilirkişi incelemesi yapılmasını ve iş yerinin lokanta olarak işletildiğinin tespitini talep ettiklerini, dava konusu dönemde tüketilen su miktarı üzerinden indirimli tarife uygulanarak davalının ödemesi gereken bedelin bilirkişi marifeti ile hesaplanmasını talep ettiklerini ve bunun sonucunda bu güne kadar ödenen fazla bedellere ilişkin istirdat davası açma hakkını saklı tuttuklarını, bu nedenlerle dava konusu yerin kullanım amacının değiştirilmediğini, indirimli tarifeden yararlanması gereken davalının borçlu olmadığının tespiti ile davanın reddine, kötü niyetli davacının %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karra verilmesi talep edilmiştir.
İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilerek dosyamız içine alınmış, yapılan incelemesinde alacaklının dosyamız davacısı olduğu, borçlunun dosyamız davalısı olduğu, davacı tarafından 46.122,44-TL tutarındaki alacağın tahsili amacıyla davalı aleyhine genel haciz yolu ile icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edildiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Dosya, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tespiti ve hesaplama konusunda inceleme yapmak üzere bir makina mühendisi , bir hesap uzmanı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından 30/01/2017 havale tarihli rapor dosyaya sunulmuş, rapora karşı itirazların değerlendirilmesi için kök rapor düzenleyen bilirkişiler ile bir de SMMM bilirkişisi ile birlikte ek rapor düzenlenmesi için tekrar bilirkişi kuruluna tevdi edilmiş ve 23/05/2017 tarihli ek rapor dosyaya sunulmuş ve taraflara tebliğe çıkarılmıştır.
Dava, davacı kurum ile davalı şirket arasında imzalanan abonelik sözleşmesi ile bu sözleşmenin daha öncesinde İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıtlı kişi tarafından imzalandığı, ancak sonrasında aynı iş yerinin bir şirket tarafından yine lokanta olarak işletilmesi sonucu abonelik türünün değişmesine dayalı olarak geriye dönük farkın oluştuğu ve bu farkın davalı tarafından ödenmesi gerektiği iddiası ile başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davalı iş yerinin ilk abonelikten itibaren lokanta olarak işletildiği, bu nedenle de bu şekilde bir abonelik türü değişikliğinin söz konusu olmadığı beyan edilmiş, davanın reddi istenmiştir.
Yapılan incelemede, davacı ... nezdinde ... abone no'lu, ... sözleşme nolu, konut dışı tarifeli su aboneliğinin davalı şirket tarafından devam ettirildiği, bu aboneliğin daha öncesinde ... adına aynı adresteki iş yeri için 21/03/2002 tarihinde başlatıldığı, 16/05/2013 tarihinde davalı şirket tarafından bu aboneliğin şirket üzerine alındığı, aynı tarihli taahhütname ile de iş yerine ait tüm borçların üstlenildiği, aboneliğe ilişkin yapılan denetimlerde daha öncesinde konut dışı abonelik iken iş yerinin niteliği ve iş yeri abonesinin sıfatı dikkate alınarak tarifeler yönetmeliğine göre aboneliğin niteliğinin değiştiği, öncesinde küçük esnaflara uygulanan indirimli tarifenin uygulandığı, ancak sonrasında şirket adına konut dışı faaliyet gösteren iş yeri konumunda olduğu, kurum tarafından geriye dönük olarak bu tarifeye uygun şekilde hesaplama yapıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan incelemeye göre, davacı kurum tarafından hesaplanan ve geriye dönük olarak tespit edilen bedelin davalı tarafından iş yerinin 1997 tarihinden itibaren işletilmeye başlandığı hususu dikkate alındığında davalı şirketin abone türünün değiştiği hususunda davacı kuruma beyanda bulunmadığı ve bilgi vermediği tespit edilmiştir.
Dosyada yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, davacı kurum ile davalı şirketin faaliyette olduğu iş yeri yönünden şirketten önce ... adlı kişi ile yapılan 07/07/1997 tarihli sözleşme uyarınca aboneliğin başlatıldığı, abonelik türünün konut dışı iş yeri olarak gösterildiği ve ...'ın Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıtlı olduğu, bu nedenle iş yerinin de bu nitelikte olduğunun kabul edildiği, 21/03/2002 tarihinde söz konusu iş yerinde davalı şirketin faaliyet göstermeye başladığı ve yine taşınmazın lokanta olarak işletildiği hususunun tespit edildiği, aboneliğin davalı şirket tarafından devir alındığı ve daha önceki borçların ödenmesi konusunda taksitlendirme için başvuruda bulunduğu, davacı kurum tarafından yapılan hesaplamanın şirket adına iş yeri olması nedeniyle buna göre olan tarife üzerinden yapıldığı, bilirkişiler tarafından yapılan hesaplama ile davacı tarafça icra takip dosyasında gösterilen bedelden daha fazla bir bedelin tespit edildiği, ancak talebe bağlılık ilkesi uyarınca davalının itirazının icra takip dosyasında gösterilen bedel kadar haksız olduğunun kabulü gerektiği, yine davalı ile davacı arasındaki sözleşmenin niteliği dikkate alındığında bedelin daha önceden tespit edilebilir ve hesaplanabilir nitelikte olması nedeniyle likit olduğunun kabulü ile inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davanın KABULÜNE,
Izmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının iptaline,
Takibin kaldığı yerden devamına,
İnkar tazminatı isteminin kabulüne,
Hükmedilen asıl alacak üzerinden hesaplanacak %20 oranında inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Kabul edilen bedel üzerinden hesaplanan 3.150,62-TL harçtan, peşin alınan 787,66 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.362,96 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden vekilin harcadığı emek ve mesaiye karşılık yürürlükte bulunan AAÜT ne göre 5.423,42 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan 815,36 TL başvuru harcı, 900,00 TL Bilirkişi ücreti, 141,90 TL tebligat ve yazışma gideri olmak üzere toplam 1.857,26 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Karar kesinleştiğinde artan gider avansının taraflara ödenmesine,
Dair karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne başvuru yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/03/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı