Trafik kazası sonucu çocuklarının vefatı nedeniyle anne ve babalara hükmedilen destekten yoksun kalma tazminatının Yargıtay bozması sonrası hatalı hesaplama ve ıslah dikkate alınarak faiz başlangıç tarihleri ile birlikte yeniden belirlenmesi.
Özet: Trafik kazasında vefat eden beş aylık çocukları için destekten yoksun kalma tazminatı talep eden davacı anne ve babanın sigorta şirketine karşı açtığı davada, ilk derece mahkemesinin tazminat kararı, Yargıtay tarafından beş aylık desteğin pay oranlarının hatalı hesaplandığı gerekçesiyle bozulmuş; bozma sonrası mahkeme, Yargıtayın ilamına uyarak ve usuli kazanılmış haklar ile bozma sonrası ıslah imkanını gözeterek yeniden bilirkişi raporu aldırıp davacılara farklı başlangıç tarihli faizlerle güncellenmiş tazminat hükmetmiş olup, davacılar vekili, önceki yargılamadaki tebligat usulsüzlükleri nedeniyle temyiz hakkını kullanamadığını ileri sürerek kararı temyiz etmiştir.
4. Hukuk Dairesi         2025/12387 E.  ,  2025/17127 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

SAYISI : 2020/136 E., 2020/741 K.
Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; 25.05.2013 tarihinde sürücü ..........'nun sevk ve idaresindeki araç ile ...... Elazığ istikametine doğru seyir halinde iken yolun karşı istikametine geçerek karşı araçta yolcu olarak bulunan davacıların çocukları olan müteveffa ................ın ölümü sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla işleyecek faizi ile 5.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir. Davacılar vekili taleplerini her bir davacı için 48.046,72 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; iddiaların yersiz ve dayanaksız olduğunu, dosyanın yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesi gerektiğini, sorumluluğun poliçe ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 30.06.2016 tarihli ve 2014/303 Esas-2016/485 Karar sayılı kararıyla; müteveffanın aylık geliri asgari ücret düzeyinde kabul edilerek, çalışacağı – para kazanacağı 18 yaşına kadar anne babanın bakımına ihtiyacı olduğu gözetilerek ve bakım indirimi de yapılarak davacı anne ve babanın müteveffadan göreceği desteğin kendi muhtemel yaşam sürelerine kadar olacağı gerekçesiyle davacıların davasının kabulü ile, davacı ... için 48.046,72 TL, davacı ... için 48.046,72 TL olmak üzere toplam 96.093,44 TL'nin dava tarihi olan 28.04.2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2017/79 Esas-2019/11197 Karar sayılı 27.11.2019 tarihli kararı ile; sair taleplerin reddi ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli olmadığı, davacılar desteği ... .... ....’ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etmekte olup, kaza tarihinde destek 5 aylık olup hükme esas alınan bilirkişi raporunda destek yaşasaydı, 25 yaşında evlendikten sonra çocuksuz dönemde payı 2/5, evli ve bir çocuklu dönemde yapı 2/6 olarak hesaplandığı, mahkemece; dairenin yerleşik uygulamaları ile belirlenen destek payları esas alınmak suretiyle, tazminat miktarının belirlenmesi hususunda, yeni bir bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı saptandığı rapordaki hesaplamanın kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak; kusur raporuna göre, 08.07.2020 tarihli rapor ile davacı anne ve davacı babanın her birinin destekleri oğullarının ölümü nedeniyle 79.277,92 TL destek zararına uğradıkları, bu zarardan % 5'er yetiştirme gideri mahsubu sonrasında talep edebilecekleri gerçek zararların her biri için 59.072,08 TL olmak üzere toplam 118.144,16 TL olduğunun hesaplandığı, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olarak belirsiz alacak davası şeklinde açıldığı, mahkemece alınan hesap bilirkişisi ilk raporundan sonra davacı vekilinin 20.04.2016 harç tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini hesap bilirkişisi raporunda belirtilen tazminat miktarı üzerinden artırdığı, davacı vekilinin bozmadan sonra alınan rapor üzerine sunduğu 27.11.2020 tarihli dilekçenin ise, ıslah dilekçesi niteliğinde olduğu, 22.07.2020 tarihli 7251 sayılı Kanunun 18. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanunun 177. maddesine eklenen 2.bendi gereğince , Yargıtay bozma ilamından sonra yapılan tahkikat süresince ıslahın mümkün olduğu gerekçesiyle davacı Anne ... için 48.046,72 TL'nin dava tarihi olan 28.04.2014 tarihinden itibaren, 11.025,36 TL'nin ise ıslah tarihi olan 27.11.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine, davacı baba ... için 48.046,72 TL'nin dava tarihi olan 28.04.2014 tarihinden itibaren, 11.025,36 TL'nin ise ıslah tarihi olan 27.11.2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile bu davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; yargılama esnasında yapılan usulsüz tebligat işlemlerinden kaynaklı olarak, ilk hükme karşı temyiz başvuru hakkının kullanılamadığını, bilirkişi ek raporuna itiraz etme imkanı olmadığını, bozma öncesinde tamamen usule aykırı olması sebebiyle kararın bozulması ve ilk bozma ilamında bahsedilen davalı yararına usuli kazanılmış hakların tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması gerektiğini, bilirkişi raporunda payların yanlış ve eksik dağıtıldığını, müvekkillerinin alması gereken tazminat miktarlarının düşük hesaplanmasına sebebiyet verildiğini, davacı müvekkillerinin ortalama ömürlerine yönelik esas alınan PMF Tablosunun yürürlükten kaldırıldığını, bunun yerine TRH Tablosunun benimsendiğini belirtmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ilk hükme esas alınan 25.02.2016 tarihli bilirkişi raporundaki asgari ücret verilerinin hesaplamaya esas alınması gerekirken davacı tarafından işbu tarihli rapordaki hesaplamaların ilk derece mahkemesince güncel verilere göre yeniden hesaplamanın yapıldığı bilirkişi son raporunun esas alınmasının hatalı olduğunu belirtmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve ilk mahkeme kararının yalnızca davalı vekilince temyiz edilmiş olmasına göre davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazı yönünden;
"Usuli kazanılmış hak" kavramı, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Mahkemenin 30.06.2016 günlü kararı davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 27.11.2019 tarihli ve 2017/79 Esas- 2019/11797 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamında mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun karar vermeye yeterli olmadığı, davacıların desteği ..........ın vefatı nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği, kaza tarihinde desteğin 5 aylık olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda destek yaşasaydı, 25 yaşında evlendikten sonra çocuksuz dönemde payı 2/5, evli ve bir çocuklu dönemde yapı 2/6 olarak hesaplandığı; dairenin yerleşik uygulamaları ile belirlenen destek payları esas alınmak suretiyle, tazminat miktarının belirlenmesi hususunda, yeni bir bilirkişiden rapor alınarak oluşacak sonucuna göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) karar verilmesi gerekirken, destek paylarının hatalı saptandığı rapordaki hesaplamanın kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle hüküm davalı lehine bozulmuştur. Mahkemenin ilk kararı davalı yararına bozulduğu halde bozma ilamından sonra davalılar aleyhine hükmedilen tutarlar aynı kabul edilmiştir.
Oysa sadece davalı vekili lehine ilk hükmün bozulduğu, bozma kapsamında belirtilen yön dışında 12.01.2015 tarihli kök rapordaki veriler yönünden (esas alınan asgari ücret yılı, yaşam tablosu, işlemiş/işleyecek dönem tarihleri gibi) davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu dikkate alınması gerekirken davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakları ihlal eden ek hesap raporu hükme esas almaya elverişli değildir.
Şu hâlde; bozma sonrası alınan ek rapordaki güncel asgari ücret ile gelirde yüksek tutarın kabulü hatalı olup bozma ilamı öncesinde ilk hükme esas alınan 12.01.2015 tarihindeki verilere göre bozma ilamında belirtildiği şekilde ek rapor alındıktan sonra sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin tüm ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazının REDDİNE,
2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
23.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.