Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarardan artan maluliyet iddiasıyla bakiye tazminat talebinin, ihtirazi kayıtsız ibraname ve iki yıllık hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair karara karşı davacı vekilinin temyiz başvurusu.
Özet: Bu hukuki metin, trafik kazasında yaralanan bir yolcunun, başlangıçta yapılan ödemenin yetersiz olduğu ve maluliyet oranında artış olduğu iddiasıyla bakiye sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı talebini konu almaktadır; davalı taraf, daha önceki kesin hüküm, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler ile imzalanan ibranameyi gerekçe göstererek talebin reddini savunmuş, Uyuşmazlık Hakem Heyeti davayı usulden reddetmiş, İtiraz Hakem Heyeti ise önceki ibranamenin iki yıllık hak düşürücü süre içinde iptal edilmemesi ve gelişen maluliyet bulunmadığı gerekçeleriyle itirazı reddetmiş, bunun üzerine davacı vekili, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, yeni maluliyet raporunu ve önceki ödemenin farklı bir sigorta poliçesinden kaynaklandığını belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/809 Değişik İş-2024/811 KararSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2024/33646SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2024/203019İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; 20.07.2017 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kazasında sigortalı araçta yolcu olan müvekkilinin malul kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, maluliyet oranında artış olduğunu belirterek bakiye sürekli ve geçici iş göremezlik ile geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik 50,00 TL talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının daha önce aynı uyuşmazlıkla ilgili olarak tahkim başvurusu yaptığını, müvekkili tarafından 27.12.2017 tarihinde 27.868,00 TL ödeme yapıldığını, davacı vekili tarafından ibraname imzalandığını, davanın kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiğini, ödeme tarihi üzerinden 2 yıl geçmiş olup hak düşürücü süre nedeniyle başvurunun reddi gerektiğini, başvuru şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerektiğini, olay tarihinden itibaren 2 yıl geçmiş olup zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacıya yeterli ödeme yapıldığını ve bakiye alacağı kalmadığını, kusur durumunun tespiti gerektiğini, davacıda maluliyet artışı bulunmadığını, yapılan ödemenin %24 maluliyete göre yapılmış olduğunu, davacının sunduğu maluliyet raporunu kabul etmediklerini, maluliyet oranları arasındaki fakın uygulanan yönetmelikten kaynaklandığını, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz oranının esas alınması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir.III.UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV.İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvurucu vekilince 29.11.2017 tarihinde ihtirazi kayıt bulunmaksızın ibraname imzalandığı, söz konusu ibranamenin ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 04.10.2017 tarihli Adli Kurul Raporundaki %24 maluliyet esas alınarak yapılan ödeme üzerine düzenlendiği ve ardından aynı uyuşmazlığa ilişkin olarak 2020.E.72672 sayılı dosya nezdinde Komisyona başvuruda bulunulduğu, bu başvuruda ... Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 06.09.2019 tarihli rapor örneğinin ibraz edildiği, dayanak raporda başvuru sahibinin maluliyetinin %19 olduğunun belirlendiği, Hakem Heyeti tarafından iki yıllık hak düşürücü süre içinde ileri sürülmeyen ödemenin yetersizliği iddiası ile bakiye tazminat talebinin reddine karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Karayolları Trafik Kanunu'nun 1l1 inci maddesinde; “Hukuki sorumlulukları ortadan kaldıran ya da daraltan anlaşmalar geçersizdir. İbraname başlıklı belge ve caza davasında şikâyetten vazgeçilmiş olması davacının tazminat istemini ortadan kaldırmaz. Tazminat niktarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş bulunduğu açıkça belli oan anlaşma ve uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir.” düzenlemesinin olduğu, 2 yıllık süre hak düşürücü süre olup hak düşürücü sürelerin zamanaşımı sürelerinden farklı olarak durmayacağı veya kesilmeyeceği, 26.12.2019 tarihi itibariyle hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu ve sunulu maluliyet raporundan gelişen maluliyetin bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; karara karşı temyiz yolunun açık olduğunu, 27.04.2022 tarihli raporun mevzuata uygun olduğunu, Hakem Heyeti tarafından artan maluliyet ispatlanamadığından dolayı davanın reddine karar verilmiş ise de bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, raporun müvekkili bizzat muayene edilerek ve illiyet bağı kurularak düzenlendiğini, ayrıca arabuluculuk anlaşmasının 06.09.2019 tarihinde yapıldığını ve %19 maluliyet oranı üzerinden anlaşma sağlandığını, söz konusu ödemenin ZMSS poliçesi üzerinden alındığını, fakat konu dosyada zorunlu koltuk ferdi kaza poliçesi yönünden alacak için başvuruda bulunulduğunu, usulden ret kararı verilmesinin yerinde olmadığını belirtmiştir.B. Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası nedeniyle oluşan bedensel zarardan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.