Enerji dağıtım altyapısına haksız eylemle verilen kablo hasarından kaynaklanan zararın tazmini için açılan itirazın iptali davasında delillerin değerlendirilmesi.
Özet: Bu itirazın iptali davasında, bir enerji dağıtım şirketi, davalı tarafın altyapı çalışması sırasında gerekli özeni göstermemesi nedeniyle kablo ve tesisatına zarar verdiğini iddia ederek, oluşan onarım ve enerji kaybı maliyetlerini icra takibi yoluyla tahsil etmeye çalışmış, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirtmiştir; davalı ise yetki ve zamanaşımı itirazlarının yanı sıra olayın gerçekleştiği adreste herhangi bir çalışma yapmadığını ve sorumluluğun başka bir alt yüklenicide olduğunu savunurken, mahkeme, yaptığı araştırmalarda davalının olay tarihinde kazı ruhsatı almadığını ve davacı tanığının olay yerinde kazılmış toprak ile standart altı derinlikte hasarlı kablolar tespit ettiğini belirtmiştir.

T.C.
İSTANBUL18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO:2025/337 EsasKARAR NO:2026/186DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ:09/05/2025KARAR TARİHİ:17/03/2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı borçlu tarafından 03/02/2024 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü sorumluluk sahasında bulunan ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Sk. Adresinde yapılan çalışma esnasında davalı tarafça gereken dikkat ve özenin gösterilmemesinden dolayı müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen hasarın ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenicisi tarafından giderildiğini, bu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedeli, dağıtılmayan enerji bedeli ve eşik kesinti süresi aşım bedeli gibi masrafların tahsili amacıyla 7.012,86 TL borcun davalıya tahakkuk edildiğini, davalı tarafından bu borcun ödenmediğini, bu yüzden .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, borçlunun icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğa başvurulduğunu fakat anlaşmaya varılamadığını belirterek davanın kabulünü, şimdilik 571,06 TL'lik kısmı yönünden takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibinin yetkili icra dairesinde başlatılmadığını, yetkili icra dairesinin ... İcra Daireleri olduğunu, bu yüzden yetki itirazlarının olduğunu, takibin süresi içinde başlatılmadığını bu yüzden zamanaşımı itirazlarının da bulunduğunu, müvekkili şirketin bahse konu adreste hiçbir çalışmasının olmadığını, müvekkili şirketin yeni tesis, bakım ve onarım hizmetlerini satın alma yoluyla ... İnşaat Taah. Mad. Oto. Tic. San. Ltd. Şti. İle yapmış olduğu sözleşme kapsamında karşılandığını, bu yüzden davanın bu şirkete ihbarını talep ettiklerini, müvekkili şirketin çalışma yaptığına dair davacının hiçbir delil sunmadığını belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememiz dosyasının 22/10/2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca ...'ye ve ilgili kurumlara müzekkere yazılarak davalının bildirilen adreste 03/02/2024 tarihinde herhangi bir kazı çalışması yapıp yapmadığının sorulmasına karar verildiği, ... Altyapı Koordinasyon Şube Müdürlüğünün 28/10/2025 tarihli yazı cevabında bildirilen tarihte davalıya Altyapı Kazı Ruhsat izninin verilmediğini, diğer gerekli hususların ... Belediye Başkanlığından sorulması gerektiğinin bildirildiği, ... Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğünün ise 05/11/2025 tarihli yazı cevabında da bildirilen tarihte davalıya ait Altyapı Kazı Ruhsat iznine rastlanılmadığının bildirildiği görüldü. Mahkememiz dosyasının 22/10/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı uyarınca davacı tanıklarının gelecek celse dinlenilmek üzere davetiye çıkarılmasına karar verildiği, 19/12/2025 tarihli celsede dinlenilen tanık ...'nun beyanında: Ben ...'da saha da arıza onarım bakımı personeli olarak çalışmaktayım. Bana göstermiş olduğunuz 03/02/2024 tarihli ismimin yazdığı tutanağı net olarak hatırlamıyorum. Ancak bana söylediğiniz adreste ki hasar için oraya gittiğimi hatırlıyorum. Biz hasar tespiti için sahaya gittiğimizde orada çalışan firmanın tabelasının veya orada çalışan kişilerin üzerinde bulunan yeleklerin fotoğraflarını çekiyoruz. Böylece hasara sebebiyet verilen alanda hasara kimin sebebiyet verdiğini tespit etmiş oluyoruz tahminimce bu dosyada da fotoğraf çekip davacı kuruma bildirdiğimizi tahmin ediyoruz, hasarın meydana geldiği kısımda normal koşullarda ...'ın kablo derinliğinin yüzeyin 80 cm altında olması gerekiyor. Ancak bu bölgelerde belediyeler vs. Çalışma yaptığından derinliğin azaldığı olabiliyor. Benim hatırladığım kadarıyla zarar gören kablolar yüzeyden yaklaşık 40 cm derinlikteydi. Normal de ...'ın kabloların olduğu yerlerde orada kablo bulunduğuna dair uyarı levhaları oluyor ancak bu dosyadaki hasar için ben olay yerine gittiğimde böyle bir levha görmedim, toprağı kazılmış haldeydi. Ben zarar gören kabloları gördüm, tanıklık ücreti talebim vardır. Bu bölge de çalışma yapılacağına dair bize verilmiş herhangi bir bilgi bulunmamaktadır." dediği görüldü. Mahkememiz dosyasının 19/12/2025 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca davacı vekiline dinlenilmeyen tanığını diğer celse hazır etmek üzere süre verilmesine karar verildiği, 25/02/2026 tarihli celsede dinlenilen tanık ...'nun beyanında: Ben davacı şirkette elektrik mühendisi olarak çalışırım. Arıza onarım bakım işlerinde görev alırım. Ben şuanda ... Bölgesinde çalışırım. Ancak bu bölge ... ve ... olarak ikiye ayrılır. Ben ... kısmında çalışırım. Bana gösterdiğiniz hasar tespit tutanağı formunda görülen 03/02/2024 tarihinde de ben ... da çalışmaktaydım. Hasar tespit tutanağı ... ile ilgili olduğundan ben bu hasar tespit tutanağı hususunda bilgi sahibi değilim. Hasar süreci bilgilendirme formunda ismimin neden bulunduğunu da bilmiyorum. Tanıklık ücreti talebim vardır." dediği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE:Dava; davacı tarafından kazı çalışmasından kaynaklı zarar iddiası ile davalı aleyhine başlatılan .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı vekili tarafından sunuşmuş olan cevap dilekçesinde her ne kadar yetki itirazında bulunulmuş ise de haksız fiilden kaynaklanan davalarda zarar görenini yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olduğundan yetki itirazına itibar edilmemiş davanın esastan incelenmesine geçilmiştir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçluların süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır.Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.(2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.(2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusur olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Davalı vekili tarafından zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de olayın meydana geldiği 03/02/2024 tarihi ile icra takibine geçilen 06/05/2024 tarihi arasında zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla işbu itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir. Emsal mahiyette olan İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2021/89 Esas, 2022/1720 Karar Sayılı, 20/06/2022 Tarihli "Dava; Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davasıdır. Davalılar arasında düzenlenen sözleşme uyarınca davalı ... kendi görev kapsamı içinde kalan işi diğer davalıya ihale etmiş olup işin sözleşme ve mevzuata uygun yapılıp yapılmadığının denetim, hakkı, yetkisi ve sorumluluğu iş sahibi olan ...'dedir. Meydana gelen zarardan davalı ...'nin işin denetim sorumluluğu kapsamında sorumlu olduğu anlaşılmıştır. Davalılar arasında akdedilen sözleşmeye göre tüm sorumluluğun yükleniciye bırakılması sözleşmenin nispiliği uyarınca sözleşmenin tarafı olmayan üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemez. TBK m 61 uyarınca birden çok kişi aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır. Bu çerçevede davalı ...'nin husumet itirazı yerinde değildir. " şeklindeki ilamı kapsamında davalının husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Dava davalının cevap dilekçesinde bildirdiği dava dışı firmaya ihbar edilmiş, ilgili müzekkere cevapları dosya arasına kazandırılmıştır. İhbar olunan ve davalının alt taşeronu olarak bulunduğu değerlendirilen ... ..Ltd.Şti. Tarafından dosyaya sunulan ihbara cevap dilekçesinde her ne kadar davaya konu adreste kazı çalışması yapılmadığı bildirilmiş ise de daha sonra ihbar olunan tarafından dosyaya sunulan 21/11/2025 tarihli müzekkereye cevap dilekçesinde; sehven bu şekilde cevap verildiği, ihbar olunan tarafından hasarın meydana geldiği adreste kazı çalışmasının gerçekleştirildiğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce tanık beyanı alınmış , tanık ... beyanında " Ben ...'da saha da arıza onarım bakımı personeli olarak çalışmaktayım. Bana göstermiş olduğunuz 03/02/2024 tarihli ismimin yazdığı tutanağı net olarak hatırlamıyorum. Ancak bana söylediğiniz adreste ki hasar için oraya gittiğimi hatırlıyorum. Biz hasar tespiti için sahaya gittiğimizde orada çalışan firmanın tabelasının veya orada çalışan kişilerin üzerinde bulunan yeleklerin fotoğraflarını çekiyoruz. Böylece hasara sebebiyet verilen alanda hasara kimin sebebiyet verdiğini tespit etmiş oluyoruz tahminimce bu dosyada da fotoğraf çekip davacı kuruma bildirdiğimizi tahmin ediyoruz, hasarın meydana geldiği kısımda normal koşullarda ...'ın kablo derinliğinin yüzeyin 80 cm altında olması gerekiyor. Ancak bu bölgelerde belediyeler vs. Çalışma yaptığından derinliğin azaldığı olabiliyor. Benim hatırladığım kadarıyla zarar gören kablolar yüzeyden yaklaşık 40 cm derinlikteydi. Normal de ...'ın kabloların olduğu yerlerde orada kablo bulunduğuna dair uyarı levhaları oluyor ancak bu dosyadaki hasar için ben olay yerine gittiğimde böyle bir levha görmedim, toprağı kazılmış haldeydi. Ben zarar gören kabloları gördüm, tanıklık ücreti talebim vardır. " şeklinde beyanda bulunduğu görülmüştür. Mahkememizin işbu dosyası ile emsal mahiyette olan Yargıtay 4.Hukuk Dairesi'nin 2018/1089 Esas -2018/5527 Karar sayılı ilamında "Haksız fiil sebebiyle dışarıdan işçi tutulup zararın giderildiği kanıtlanmadığı takdirde maddi hasar montaj bedeli,araç eleman bedeli,etüt koordinasyon bedeline dair bu giderlerin istenemeyeceği", aynı dairenin 2015/10383 Esas- 2015/12692 karar sayılı başka bir ilamında ise "tüketilmeyen elektrik santrallerde otamatik olarak üretilmeyip ancak kullanıldığı anda üretilerek eneji nakil hatları üzerinden dağıtılan bir enerji türüdür. Kullanılan enerji miktarı günün değişik saatlerinde farklı olduğundan kesinti (inkıta) süresi belirlenemez ve bu sebeple de satılamayan enerji bedeline hükmedilemeyeceği gibi arızanın ilgili yönetmelik kapsamında belirlenen süre içinde giderilmesi ve eşik süresinin aşılmaması sebebiyle eşik kesinti süresi bedelinin de talep edilemeyeceği," belirtilmiş olup güncel tarihli İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2021/2006 Esas, 2023/1349 Karar Sayılı, 26/04/2023 Tarihli ilamı da dikkate alındığında işbu kapsamda eldeki davada davacının davalıdan talep edebileceği alacak kalemlerinin Malzeme ve montaj bedeli ve bu bedelin KDV'si olmak üzere toplam 571,06 TL olduğu, davacı tarafça da açılan davada bu bedellere ilişkin olarak istemde bulunulduğunun görüldüğü ,meydana gelen olayda davalının kazı yaparken dikkatsiz çalıştığı ve gereken tedbirleri almadığı anlaşıldığından davalının kusurlu olduğu, davacının ise kabloları standart dışı ve Yönetmeliğe aykırı olarak yüzeye yakın döşediği hususunun dosya kapsamında dinlenen tanık beyanı ile sabit olduğu kanaatine varıldığından zararın meydana gelmesinde takdiren %30 müterafık kusuru (TBK’nın 52. md. kapsamında) bulunduğu kanaatine varıldığından, davalının meydana gelen zarardan %70 kusuru kapsamında sorumlu tutularak 400,26 TL nin davalıdan talep edilebileceği kanaatine varılmakla bu bedele ilişkin davalının itirazının iptaline karar vermek gerekmiş, TBK'nın 51. ve 52. maddelerinden kaynaklanan hakkaniyet ve takdiri indirimler nedeniyle davanın kısmen reddedilmesi halinde, indirimden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti taktir edilemeyeceğinden bu husus gözetilerek yargılama gideri davalı üzerinde bırakılmış ve davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda, talep edilen tazminat miktarının haksız fiilden kaynaklandığı, likit (muayyen, belirli) olmadığı ve icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceği anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine, koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından davalı aleyhine açılan itirazın iptali davasının KISMEN KABULÜ İLE davalının .... İcra müdürlüğünün 2024/... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 400,26-TL asıl alacak üzerinden takip talebinde belirtilen koşullarda devamına, fazlaya dair istemin REDDİNE,2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin alacak likit olmadığından reddine,3-Davalının kötü niyet tazminatının şartları oluşmadığından reddine,4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 5-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 400,26 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yapılan 1.337,50 TL müzekkere ve tebligat gideri ile 702,90 TL ilk masraf (615,40 TL başvurma harcı + 87,50 TL vekalet harcı ) olmak üzere toplam 2.040,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 9-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e duruşma ile) yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/03/2026Katip ...Hakim ...