Güneş gözlüğü ticaretinde kullanılan markanın hükümsüzlüğü davasında, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince davalının kazanılmış hakkı olduğu gerekçesiyle verilen ret kararlarının temyizde onanması.
Özet: Bu hukuki metin, davacının kendi 9. sınıfta tescilli ... markasına benzerliği ve iltibas yaratacağı iddiasıyla davalının 9. sınıfta tescilli ... markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği bir davayı ele almaktadır; davalı, markasının uluslararası tanınmışlığa sahip olduğunu ve hükümsüzlüğü istenen markanın, daha önceki tescillerinden türeyen bir seri markası olduğunu savunmuş, ilk derece mahkemesi davalının önceki tescillerinden kaynaklanan kazanılmış hakkı bulunduğunu belirterek davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı hukuka uygun bularak istinaf başvurusunu esastan geri çevirmiş ve temyiz incelemesinde de ilk derece mahkemesi kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1625 Esas, 2025/760 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 3. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI : 2020/238 E., 2022/365 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin uzun yıllardan beri Türkiye'de güneş gözlüğü ticareti yaptığını ve 2010/29336 sayılı “... ...” ibareli 9. sınıfta tescilli markası olduğunu, davalı şirketin ise 9. sınıfta tescilli 2014/ ... numaralı "..." markası bulunduğunu, davalı markasının müvekkili markası ile benzer olduğunu, tüketici nezdinde iltibasa neden olacağını savunarak davalıya ait 2014/102602 "..." markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış “...” markasını uzun yıllardır menşe ülke Amerika Birleşik Devletleri başta olmak üzere dünya genelinde Türkiye de dahil 100'den fazla ülkede yoğun ve yaygın bir şekilde kullanmakta olduğunu ve tescil ile koruma altına alındığını, davanın kötüniyetle açıldığını, müvekkilinin "..." markasının gerçek hak sahibi ve yaratıcısı olduğunu, dava konusu "..." markasının davalıya ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli 1431 07... 0 sayılı markaların seri markası olarak tescil ettirildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı adına 9. sınıflarda tescilli daha önceki tarihli 1431 07... 0 sayılı “... ... markalarındaki esas unsurların “...” ve ...” ibareleri olduğu, hükümsüzlüğü talep edilen 2014/102602 sayılı “...” markasının, davalının önceki markalarında yer alan “...” ibaresinin tesciline yönelik olduğu, davalının "..." markası üzerinde kazanılmış hakkı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.