Yargıtay, hırsızlık suçundan istinaf başvurusunun esastan reddi kararını temyiz itirazlarını reddederek onayan bir içtihattır.
Özet: Hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince düzeltilerek esastan reddeden karara karşı sanık müdafiinin; sanığın suçu işlemediği, lehine hususların göz ardı edildiği, eşya değerlemesi ve takdiri indirimde hata yapıldığı, etkin pişmanlık veya avukat yardımından yararlanma fırsatı tanınmadığı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiği iddialarıyla yaptığı temyiz başvurusunun incelenmesi neticesinde, hırsızlık hükmünde ve bölge adliye mahkemesi kararında hukuka aykırılık bulunmadığı değerlendirilerek, müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
2. Ceza Dairesi         2023/21593 E.  ,  2025/25118 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/1817 E., 2022/1942 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi uyarınca temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık müdafiinin temyiz isteminin "Sanığın suçu işlemediği, sanığın yararına olan hususlar gözetilmeden karar verildiği, eşyanın maddi değeri belirlenirken telefonun ikinci el olduğunun gözetilmediği, gerekçe gösterilmeden takdiri indirim uygulanmadığı, sanığa kovuşturma sırasında etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanması için imkan tanınmadığı, sanığın avukat yardımından faydalandırılmak istediğine dair beyanının zapta geçirilmediği, sanığa müdafii atanmadığı, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında katılana yönelik eylemi sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına yönelik düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 22. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.