Menfi Tespit Davası: Sahtelik ve Çift Vade İddialı Senetlerde İmzanın Borçluya Ait Olduğunun Tespitiyle Borçsuzluğun İspat Edilememesi ve Davanın Yargıtayca Onanarak Reddi.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı, hakkında icra takibi başlatılan senetlerdeki imzanın sahte olduğunu ve borcunun bulunmadığını iddia etmiş, davalı ise imzaların gerçek olduğunu savunmuştur; ilk derece ve bölge adliye mahkemeleri, adli tıp raporuyla imzaların davacının eli ürünü olduğunu, senetlerin kambiyo vasfı taşımasa dahi adi yazılı belge niteliğinde geçerli olduğunu ve davacının borçsuzluğunu yazılı delille ispatlayamadığını belirterek davayı reddetmiş, Yargıtay ise bu kararları usul ve yasaya uygun bulmuştur.

MAHKEMESİ: Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/736 Esas, 2025/832 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2022/725 E., 2025/138 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.02.2026 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından her ne kadar toplamda 600.000,00 euro bedelli senetler icraya konulmuşsa da müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığı gibi takibe konu senetlerin bilgisayar ortamında hazırlandığını, senetler altında yer alan imzaların da müvekkiline ait olmadığını, buna ilişkin suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının müvekkilinin Kaplan Özel Sağlık Hizmetleri Limited Şirketi'ndeki hisselerinin bir kısmını satın almak istediğini ve karşılıklı olarak anlaşma sağladıklarını, müvekkili ile davalı arasındaki anlaşmaya göre müvekkilinin 1.800.000,00 TL karşılığında şirketteki hissesinin %5'ini de kızı ...ya devrettiğini, davalının müvekkiline ait şirket hisselerinin bedelini banka kanalıyla kendi hesabı ve yine yetkilisi olduğu ...Sigorta Aracılık Hizmetleri Tahsilat Bayiliği ve Gıda Mad. Tic. San. Ltd. Şti. hesabından müvekkilinin hesabına gönderdiğini, ancak davalı banka açıklamasına "şirket hisse bedeli" yazmak yerine "emanet" açıklamasıyla gönderilen paranın aslında şirket hisse bedeli olduğuna dair davalının yazılı beyanını aldığını, davalının kötüniyetli hareket ederek müvekkilinin şirket hisseleri için ödediği paraları, şirket hisselerinin devrinden sonra tekrar geri alabilmek için mahkemeleri yanıltmak amacıyla hareket ettiğini, böylece müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet vererek haksız çıkar sağlamayı amaçladığını, davalının takibe koyduğu senetlerin birinde ödeme günü başlığı altında 10.06.2022 tarihinin yazılı olduğunu, senet metninde ise 10.04.2022 tarihinin yer aldığının görüldüğünü, böylece söz konusu senedin çift vade içermesi nedeniyle kambiyo senedi vasfı taşımadığını ileri sürerek davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, Kayseri Genel İcra Dairesinin 2022/39298 E. sayılı takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; bonoların üzerindeki imzaların davacıya ait olduğunu, müvekkilini kötü niyetli olmakla suçlamaya çalışan davacının kendisinin kötüniyetli olduğunu, davacı borçlunun senetler üzerindeki metinlerden de anlaşılacağı üzere nakit borç aldığını, senetleri müvekkilinin gözünün önünde ve bizatihi kendi bilgisayarından sıralı olarak düzenleyip imzaladığını, senet metninden de paranın nakden verildiğinin anlaşıldığını, kambiyo senedine dayalı alacağa karşı açılan menfi tespit davalarında ispat yükünün davacı borçluda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile...Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi raporu ile senetlerdeki imzanın davacının eli ürünü olduğunun belirlendiği, dava konusu senetler unsurlarını taşımadığından kambiyo senedi vasfına haiz değil ise de davacının imzaladığı tespit edilen adi yazılı belgeler niteliğinde olduğu, bu itibarla davacının senet nedeniyle borçlu olmadığını yazılı delille ispatla yükümlü bulunduğu, davacı tarafça borçlu olmadığını ispatlamaya elverişli bir belge sunulmadığı, davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde senedin hile suretiyle alındığını ileri sürmüş ise de dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin bu iddiayı ispatlayamadığı, davacının yemin deliline de dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.