TürkPatentin finansal hizmetlerde şimdi alırım sonra öderim sloganının ayırt edicilik eksikliği nedeniyle marka tescil başvurusunu reddetmesi kararına itirazın esastan reddi davası.
Özet: Bir şirketin "... şimdi alırım sonra öderim" ibaresini finansal hizmetler için marka olarak tescil ettirme başvurusu, Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından ayırt edicilik vasfı taşımadığı gerekçesiyle reddedilmiş; başvurucu şirketin bu kararın iptali için açtığı dava, ibarenin finansal sektörde herkes tarafından kullanılabilecek, hizmetin tanımına yönelik bir ifade olduğu ve markasal bir ayırt ediciliğe sahip olmadığı gerekçesiyle ilk derece ve istinaf mahkemelerince reddedilerek yüksek mahkemece de onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/4017 E.  ,  2026/946 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/698 Esas, 2025/934 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/262 E., 2022/332 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, 2021/117036 sayılı "... şimdi alırım sonra öderim” ibaresinin 36. sınıfta tescili için gerçekleştirdiği başvurunun TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-b bendindeki "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler" kapsamında değerlendirilerek reddedildiğini, markanın ayırt edici niteliğe sahip olmayan bir işaret içerdiği iddiasının kabul edilemeyeceğini, itiraza konu markanın hem kelimesel hem de görsel anlamda ayırt ediciliğe sahip bir slogan marka olduğunu, başvuruda ‘’kredim’’ ibaresinin dikkat çektiğini, müvekkilinin markasında yer alan renkleri sıklıkla seri markalarında ve reklam ve tanıtım faaliyetlerinde kullandığını, ortalama bir finansal tüketicinin müvekkilinin ''... şimdi alırım sonra öderim'' markasını ayırt edebileceğini ileri sürerek YİDK'in 20.05.2022 tarih ve 2022-M-6581 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar "KREDİM" ibaresi diğer kelimelerin aksine farklı bir renk ile yazılmışsa da markanın genel görünümü içinde davaya konu "Finansal ve parasal hizmetler"in hitap ettiği ilgili tüketici kesimi nezdinde, dava konusu marka başvurusunun "..." ve "Şimdi Alırım Sonra Öderim" şeklinde bir bütün olarak algılandığı, "Finansal ve parasal hizmetler." kapsamı içinde müşterilere kredi verilmesi hizmetinin, hizmetin türlerinden birini oluşturduğu, bu hizmetin verildiği sektörde "..." ve "şimdi alırım sonra öderim" şeklindeki cümleleri gören veya işiten ilgili tüketici kesiminin bu cümleleri marka olarak algılamayacağı, zira bu cümlelerin verilen hizmet sektörü içinde herkes tarafından kullanılabilen, bu nedenle kimsenin tekeline marka olarak verilemeyecek söz grupları olduğu, dava konusu marka başvurusunun bir bütün olarak ayırt edicilik fonksiyonunun bulunmaması nedeniyle davalı tarafından reddedilmesi işleminde hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TÜRKPATENT YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 12.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.