Tanınmış marka sahibinin benzer ibareli markanın tescil başvurusuna karşı yaptığı itirazın YIDK tarafından reddedilmesi üzerine, kararın iptali ve marka hükümsüzlüğü talebiyle açtığı davanın temyiz incelemesi.
Özet: Bir akaryakıt ve otomotiv sektöründe faaliyet gösteren tanınmış markaların sahibi davacı şirket, "..." ibareli marka başvurusunun, mevcut "..." ve benzeri markalarıyla görsel, işitsel, kavramsal ve sınıfsal açılardan yüksek benzerlik gösterdiği ve tüketiciler nezdinde karıştırma ihtimali yarattığı gerekçesiyle Türk Patent ve Marka Kurumunun ilgili red kararlarının iptalini ve davalı şirketin tescil edilmiş "...go" markasının hükümsüzlüğünü talep etmiş; davalı ise markaları arasında benzerlik olmadığını, kendi markasının bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini ve kötüniyetli olmadığını savunmuştur.

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/324 Esas, 2025/747 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/318 E., 2022/378 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "...", "f...şekil", "......check şekil", ".... şekil", "...f...şekil", "...", "...", "...", "...", "..., "...", "...", ...", "......", "......", "...", "......şekil", "......", "...f..." ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki ... ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/15662 kod numarasını alan başvurunun ilânı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazın yerinde görülmeyerek reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin “... ibaresinin sadece market ismi olarak değil otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar ve oto bakım ürünleri emtiasında da aktif olarak kullanıldığını, taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal ve sınıfsal benzerliğin bulunduğunu, “... ibaresinin anlamı olan bir kelime olmakla birlikte, söz konusu kelime anlamının, taraf markalarında yer alan mal ve hizmetler ile ilişkilendirilemeyeceğini, ayırt ediciliğinin düşük olmadığını, müvekkilinin “...PRO, ..., ......, ......, ..., ......, ..., ...MARKET, ...” ibareli markaları karşısında, tüketicilerin “...” markasını ayırt edemeyeceklerini, davaya konu marka başvurusunun, müvekkilinin markasını aynen içerdiğini, markada ayrıca “GO” ibaresi bulunmaktaysa da, bu ibarenin dava konusu markanın kapsamı bakımından ayırt edicilik sağlamadığını, akaryakıt sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin sektörüne atıfta bulunduğunu, “...VE ... ibareli markaların, tüketiciler nezdinde tanınan ve bilinen markalar olduğunu, davalı şirketin markayı düşük kaliteli mal ve hizmetlerde kullanıldığı takdirde, müvekkili şirketin kalite, imajını ve itibarının bundan zarar göreceğini, davalının haksız bir kazanç sağlayacağını, dava konusu başvurunu kötüniyetli olarak yapıldığını ileri sürerek 2021-M-6489 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2020/15662 sayılı ... ibareli markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; marka ibareleri arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunmadığını, müvekkiline ait markanın esas unsurunun “...” ibaresi olduğunu, markanın tamamının büyük harf ile bitişik yazıldığını, Go ibaresinin O harfine de şekil yerleştirildiğini, markanın esas unsurunun ... ibaresinin tamamının kabul edilmesi gerektiğini, Go ibareli markaların da zayıf karakterli olmadığının bilirkişi raporları ve yargı kararları ile sabit olduğunu, ... ve Go ibarelerini birbirinden ayırarak değerlendirme yapılamayacağını, “Go” ibaresinin ayırt ediciliği düşük bir ibare olmadığını, & işaretinin markaların esas unsurlarının kelime kompozisyonunun tamamı olan “...” ibaresini bir araya getirdiğini, markanın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ... markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkilinin kötüniyetli bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu marka başvuru kapsamında, 09. sınıfta yer alan tüm mallar ve yine 35. sınıf 05. alt grubunda 09. mal sınıfına ait tüm malların satış hizmetleri ile 37. sınıf: İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri. Temizlik hizmetleri; dezenfeksiyon hizmetleri; haşere ilaçlama hizmetleri; temizlik araçları ve makinelerinin kiralanması hizmetleri. Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve akaryakıt dolumu). Deniz araçlarının bakımı ve tamiri hizmetleri; gemi inşaatı hizmetleri. Hava taşıtlarının bakım ve tamiri hizmetleri. Mobilyalara ilişkin döşeme, tamir, restorasyon hizmetleri. Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Giysilerin temizliği, bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Asansör tamiri ve bakımı hizmetleri. Saat tamiri hizmetleri. Madencilik, maden çıkarma hizmetleri. Ayakkabı, çanta, kemer tamiri hizmetleri. 39. SINIF: Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Tekne barındırma hizmetleri. Boru hattı ile taşıma hizmetleri. Elektrik dağıtım hizmetleri. Su temin hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Malların depolanması, paketlenmesi ve sandıklanması hizmetleri. Çöplerin depolanması ve taşınması hizmetleri, atıkların toplanması ve taşınması hizmetleri.”nin davacı markaları kapsamında yer alan mal/hizmetler ile benzer/ ilişkili olduğu, başvuru ... ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların "...", "f...şekil", "......check şekil", ".... şekil", "...f...şekil", "...", "...", "...", "...", "..., "...", "...", ...", "......", "......", "...", "......şekil", "......", "...f..." ibarelerinden oluştuğu, davacı markalarında “... ibaresinin ön plana çıktığı, markaların bir kısmında her ne kadar ...” ibaresi de bulunmakta ise de anılan ibarenin davacı yanın lider/çatı markası olması nedeniyle markalarda asıl korunmak istenilen unsurun “... ibaresi olduğu, davacının “... ibareleri merkezinde bir seri marka ailesi oluşturduğu, davacının “... markaları ile “... ibaresinin fonetik anlamda birebir aynı sesi veriyor oluşları göz önüne alındığında, tüketicinin anılan iki işaret arasında bağlantı kuracağı, davacı şirketin ... ibaresi ile birçok seri marka oluşturduğu dikkate alındığında aynı sektörde tescili talep edilen davaya konu marka başvurusunun davacı markasının bir serisi olarak algılanma ihtimali yüksek olacağından taraf işaretleri arasında benzerlik ve iltibas ihtimalinin doğduğu, davacının tanınmışlık iddiasına dayalı hükümsüzlük koşularının somut olay açısından gerçekleşmediği, davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali, marka hükümsüzlüğünden kaynaklanan istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.