Davacının ticari ilişki ve imza reddine dayalı menfi tespit davasında, arabuluculuk dava şartı eksikliği nedeniyle usulden ret kararının temyizen onanması.
Özet: Davacı tarafından, kendisiyle ticari ilişkisi bulunmayan ve imzasını taşımayan bir çekten kaynaklanan icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, ilk derece mahkemesi, uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununun 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuğa tabi olduğunu ve davacının kesin süreye rağmen arabuluculuk son tutanağını sunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir; bu karar, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf başvurusunun esastan reddedilmesiyle hukuka uygun bulunmuş ve Yargıtay da Bölge Adliye Mahkemesinin bu onama kararını yerinde bularak davacı vekilinin temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1737 Esas, 2025/763 KararHÜKÜM : Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa Asliye Ticaret MahkemesiSAYISI : 2024/9 E., 2024/1344 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile ticari ilişkisi olmayan ve imzası davacı şirket yetkilisince atılmayan çeki elinde bulunduran davalı tarafından haksız icra takibi başlatıldığını, davacının sahip olduğu ve imzası müvekkilince kabul edilmeyen keşidecisi ...Mensucat Pamuk Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. olan 15.12.2023 keşide tarihli 2.000.000,00 TL çekten ötürü, davacıya karşı başlatılan icra takibinin haksızlık içerdiğini ileri sürerek davacının icra dosyasından dolayı borçlu olmadığına karar verilmesini, kötüniyetli takip sebebi ile % 20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; uyuşmazlığın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A hükmü gereğince dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu, Mahkemece arabuluculuk son tutanağı aslı ya da arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini sunmak üzere davacı tarafa bir haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde tutanağın sunulmadığı gerekçesiyle davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, menfi tespit talebine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.