Haksız haciz tehdidi ve manevi baskı altında hata, hile ve ikrah ile imzalatıldığı iddia edilen protokol ve senetlerin iptali ile borçlu olunmadığının tespiti davası.
Özet: Davacı, kendisiyle ilgisi olmayan üçüncü şahıs borçlarına ilişkin icra takibi kapsamında davalı avukatın işyerinde yaptığı haciz sırasında tehdit ve manevi baskı altında, 120.000 TL değerinde senetleri ve bu senetleri içeren protokolü imzalamak zorunda kaldığını, borçlu olmadığını ileri sürerek protokolün feshini ve senetlerin iptalini talep ederken; davalılar, davacının esas borçlularla ticari ilişki içinde olduğunu, borca kefil olduğunu, senetleri serbest iradesiyle ödeme amacıyla verdiğini ve davacının kötü niyetli hareket ettiğini savunarak davanın reddini istemektedir.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/998 Esas, 2025/129 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı ... vekilince temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı Avukat ...'un 29.01.2013 tarihinde, müvekkilinin 2011 yılının Kasım ayından itibaren faaliyet gösterdiği ... Tekstil isimli işyerinin bulunduğu adrese gelerek alacaklısı davalı ..., borçlusu dava dışı... olan ve müvekkili ile hiçbir şekilde ilgisi bulunmayan borç ilişkisi çerçevesinde başlatılan...l 22. İcra Müdürlüğünün 2012/11049 E. sayılı dosyasında yazılan talimat üzerine...3. İcra Müdürlüğünün 2013/61 Talimat sayılı dosyasında yapılan haciz ile işyerindeki demirbaşlar ile müşterilere ait kumaşlar olmak üzere bütün malların muhafaza edileceği yolunda kendisini tehdit edip dört saate yakın bir manevi cebir ve baskı altında bütün menkul malları haciz zaptına yazdırdıktan sonra müvekkiline 29.01.2013 tanzim tarihli protokol ile ilki 30.05.2013 vadeli olan birer ay sıralı beheri 4.000,00 TL tutarında otuz adet, toplamda 120.000,00 TL değerindeki senetlerin hata, hile ve ikrah altında imzalatıldığını, davalı ...’un müvekkilinin bilgisizliğinden yararlandığını, alacaklısı ... ve borçluları... ve ... olan...l 8. İcra Müdürlüğünün 2011/20563 E. sayılı, alacaklısı ..., borçluları...ve ..., vekillerinin ise davalı ... olan ...16. İcra Müdürlüğünün 2013/681 E. sayılı icra takipleri ile müvekkilinin bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkili aleyhinde 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 89. maddesi uyarınca çıkarılmış bir haciz ihbarnamesinin mevcut olmadığını, davalı ... hakkında...Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/10372 Bakanlık soruşturma sayılı dosyası ile şikayette bulunduklarını, davalı ...'un senetleri aldıktan bir müddet sonra müvekkilini başka bir avukatın bürosuna çağırdığını, öncesinde senetlerin tamamını iade etmek için 26.000,00 TL istediğini, daha sonra ise 15.000,00 TL verilir ise senetlerin tamamını iade edeceğini söylediğini, ancak senetleri iade etmediğini ileri sürerek müvekkilinin davalılardan ... ile kerhen imzaladığı 29.01.2013 tanzim tarihli protokol ile bu protokole bağlı olarak alınan lehtarları belirsiz, 29.01.2013 tanzim tarihli ve ilki 30.05.2013 vadeli olup birer ay sıralı beheri 4.000,00 TL tutarındaki otuz adet toplamı 120.000,00 TL değerindeki senetler ile protokolde senetlerin karşılık gösterildiği...l 8. İcra Müdürlüğünün 2011/20563 E.,...l 22. İcra Müdürlüğünün 2012/11049 E. sayılı dosyası ile ...16. İcra Müdürlüğünün 2013/681 E. sayılı dosyaları kapsamında borçlu olmadığının tespitine, protokolün feshine, dava konusu senetlerin yahut ödenmek zorunda kalındığı takdirde bedellerinin istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki ve husumet itirazında bulunarak verilen senetlerin vadesinin gelmesi üzerine davacının haksız olarak şikayet yoluna başvurduğunu, davacının icra dosya borçluları ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle borca kefil olduğunu, icra dosya borçlularından Havzullah Soyaral’ın SGK kayıtlarına göre 2013 Nisan ayına kadar davacı yanında çalışan olarak gösterildiğini ve eldeki davadan önce çıkışının verildiğini, hacze gidilip davacı ile anlaşma sağlandıktan sonra vade tarihine kadar verilen senetlerle ilgili hiçbir şikayetin yapılmadığını, vade tarihine yakın yapılan şikayetlerden sonuç alınamayınca eldeki davanın açıldığını,...l 8. İcra Müdürlüğünün 2011/20563 E. sayılı dosyası kapsamında davacının başka bir adresteki işyerinde yapılan 16.05.2012 tarihli hacze karşı istihkak davası açılmadığını, davacının borçlularla organize olarak hareket ettiğini, birlikte ticari faaliyet yürüttüklerini, dava dışı borçluların piyasadan çek ve senet karşılığı mal alıp davacının işyerinde muhafaza ile borçları ödemeyip dolandırıcılık çetesi gibi hareket ettiklerini, dava konusu senetlerin kesinleşmiş takipten alınan talimatla gidilen hacizden sonra ödeme amaçlı olarak ve hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürülmeksizin verilmiş olduğunu ve iptal edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetki ve husumet itirazında bulunarak dava konusu senetlerin kayıtsız şartsız ödeme vaadi içerdiklerini, davacının 2011 yılından bu yana ticaretle uğraştığını, basiretli bir iş insanı gibi hareket etmek zorunda olduğunu, senedin müzayaka altında ve hile ile alındığı iddialarının yasal mesnedinin bulunmadığını, davacı tarafça yapılan haksız şikayetlerin senetlerin vadesinin yaklaşması ile yapıldığını, davacının icra dosyalarının borçlularıyla birlikte ticari faaliyette bulunduğunu, her üç dosyadaki borçlu...ın davacı ...'ın yanında 2013 yılı Nisan ayına kadar SGK'lı işçi gibi gösterildiğini, davacının şikayetten sonuç alamayacağını anlayınca eldeki davayı açtığını,...l 8. İcra Müdürlüğünün 2011/20563 E. sayılı dosyasında davacının başka adresine hacze gelindiğini ifade ettiğini, icra hukuk mahkemesince takibin devamına karar verildiğini ancak davacının istihkak davası açmadığını, davacının borçlular ile birlikte ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, dava konusu senetlerin kesinleşmiş takipten alınan talimatla gidilen hacizden sonra, ödeme amaçlı olarak ve hiçbir ihtirazi kayıt ileri sürülmeden verildiğini ve iptal edilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.3. Davalı ... usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI1.İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, dava konusu protokol ve senetlerin imzalandığı sırada işyerinde bulunan ve 29.01.2013 tarihli haciz tutanağında imzaları bulunan polis memurlarının konu ile ilgili başka bir dava dosyasında yer alan beyanlarının kapsamı, davacının işyerinde gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında işyerindeki malların haczedilmek üzere iki sayfadan ibaret olduğu ve yırtıldığı belirtilen haciz tutanağına yazılmak suretiyle haciz işlemlerinin yapılması, davacı tarafından müşterilerinin olduğunu iddia ettiği malları kurtarma amacıyla dava konusu protokol ile senetlerin imzalanması sonrasında ilk tutanak yırtılıp belirtilen bu süreçle alakalı hiç bir bilgi içermeyen 29.01.2013 tarihli haciz tutanağının düzenlenmiş olması karşısında, davacı tarafından davaya konu senetlerin ve 29.01.2013 tarihli protokolün, manevi cebir, icra tehdit ve baskısı altında, müşterileri karşısında itibar kaybına uğrayacağı korkusuyla imzalatıldığı sabit olup bu suretle davacı tarafından ileri sürülen korkutma iddiasının ispatlandığı gerekçesiyle davanın, davalı ... yönünden feragat nedeniyle reddine, davanın, davalılar ... ve ... yönünden kabulüne, 29.01.2013 tarihli protokol ile bu protokole konu 29.01.2013 tanzim tarihli ve ilki 30.05.2013 vadeli, birer ay sıralı beheri 4.000,00 TL tutarındaki otuz adet toplamı 120.000,00 TL bedelli senetler ile ilgili olarak davacının davalılar ... ve ...'ya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm, davalı ... ve ... vekillerince temyiz edilmiştir.2.Mahkemenin 16.05.2025 tarihli ek kararı ile; kararı temyiz eden davalı ...'nın temyiz harç ve masraflarını yatırmaması nedeniyle davalı vekiline 02.04.2025 tarihinde muhtıra tebliğ edildiği, ancak tebliğ tarihinden itibaren muhtıra gereği bir haftalık kesin süre içerisinde yatırılması gereken temyiz harcının yatırılmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 344/1 maddesi uyarınca davalı ...'nın temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş olup, işbu ek karar davalı ... tarafından temyiz edilmemiştir. IV. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosyadaki yazılara, İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 373/4 hükmü uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. V. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.