Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kapsamında, trafik kazası sonucu babasını kaybeden davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebinin, kusur oranları ve tazminat hesaplama yöntemleri üzerinden itiraz hakem heyeti kararının temyizi.
Özet: Bu hukuki metin, sigortalı bir aracın karıştığı ölümlü trafik kazasında babasını kaybeden davacının, destekten yoksun kalma tazminatı talebiyle sigorta şirketine karşı başlattığı sürecin yargısal aşamalarını ele almaktadır; davacının talepleri Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık ve İtiraz Hakem Heyetleri tarafından reddedilmiş, davacı vekili ise özellikle kusur oranının tespiti ve tazminat hesaplama yöntemlerindeki hatalara dayanarak bu kararları temyiz etmiştir ve temyiz incelemesini yürüten yüksek mahkeme de dosya üzerinde yaptığı ön değerlendirmede, tarafların hak arama özgürlüğü ve teminat gösterme yükümlülüğü gibi genel hukuki ilkeleri incelemeye başlamıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/1011 D.İş, 2024/1011 KararSİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİSAYISI : 2024/İHK-47350SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİSAYISI : K-2024/195726 İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının babası yaya ..........e çarpması sonucunda 28.03.2023 tarihli trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle babasının vefat ettiğini, davacının destekten yoksun kaldığını, sigortalının kusurlu olduğunu, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre %1,8 teknik faiz uygulanmadan %0 teknik faize göre yapılması gerektiğini, tazminatın ödenmesi için sigorta şirketine başvuru yapıldığını, cevap verilmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 50,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, sigortalının kazada kusurlu olmadığını, kusursuz olduğu için davalının sorumluluğunun olmadığını, belirsiz alacak davası olarak işbu davanın açılamayacağını, davalıya usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddinin gerektiğini, davalının ancak gerçek zarardan sorumlu olduğunu, yeterli araştırma yapması gerektiğini, davacının ispat külfetinin olduğunu ve müteveffanın destek olduğunun ispatının gerektiğini, müterafik kusur dahil kusur oranlarının tespitin için uzman bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indiriminin yapılmasının gerektiğini, davacının ödeme yapıp yapmadığının araştırılmasını ve zarardan indirilmesinin gerektiğini, desteğin gelir durumunun kesin delillerle ispatlanması gerektiğini, ancak başvuru tarihinden itibaren yasal faizle birlikte sorumlu olabileceğini, yeni genel şartlar düzenlemesine göre hesaplama yapılmasının gerektiğini, hesaplama yapılırken %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılmasının gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin reddine karar vermiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itirazının reddine karar vermiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı vekili temyiz dilekçesinde; verilen kararın hatalı olduğunu, dosyaya sunulan Trafik Kusur Uzmanı ......n tarafından düzenlenen bilirkişi raporu raporu incelendiğinde sigortalının kusurlu olduğunun belirtildiğini, dosyanın yeniden kusur bilirkişisine tevdi edilerek kaza inceleme ve araştırma uzmanı trafik bilirkişi raporu ve bilirkişi raporu arasında çelişkinin olup olmadığına ilişkin ek rapor alınmasının gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü kusurlu olduğundan alınan bilirkişi raporunun kabul edilemez olduğunu, çelişkilerin giderilmesi için yeni bir rapor alınması gerektiğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.B. Değerlendirme veGerekçeUyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacının babası olan destek yayaya çarpması sonucu gerçekleşen tek taraflı trafik kazası sebebiyle davacının desteği babanın vefat etmesine bağlı olarak davacının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. Türk Hukukunda kişilerin hak arama özgürlüklerini kullanmaları herhangi bir sınırlandırmaya tabi tutulmamıştır. Ancak bazı istisnai durumlarda dava açan veya takip hakkını kullananın önceden belirlenen bazı özel yükümlülükleri yerine getirmesi şart koşulabilir. Bu istisnai şartlardan biri de teminat gösterme yükümlülüğüdür.5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un (MÖHUK) 48. maddesinin birinci fıkrası uyarınca; Türk mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanını karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 114. maddesinin birinci fıkrasının (ğ) bendi uyarınca teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi dava şartlarındandır. Bu itibarla İtiraz Hakem Heyetince verilen kesin süre içinde teminat yatırılmaz ise anılan hüküm uyarınca dava şartı eksikliğinden dava reddedilir.MÖHUK’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında ise “Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar.” hükmü yer almaktadır.Buna göre hâkim, yabancı davacının vatandaşı olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişiyi teminattan muaf tutacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir.Söz konusu anlaşmalardan biri de 1954 tarihli Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi olup anılan Sözleşme’nin 17. maddesinde âkit devletlerden birinde ikamet eden ve diğer bir devletin mahkemeleri huzurunda davacı veya müdahil olarak bulunan âkit bir devletin vatandaşlarından yabancı olmaları sebebi ile herhangi bir teminat istenemeyeceği düzenlenmiştir.Somut olayda, davacı Suriye Arap Cumhuriyeti vatandaşı olup Hakem Heyetince başvurucunun teminat muafiyetinin bulunup bulunmadığı hususunda, hükme dayanak oluşturacak nitelikte bir araştırma yapılmadığı anlaşılmaktadır.5718 sayılı Kanun’un 48. maddesinin ikinci fıkrasında, dava açanın karşılıklılık esasına göre, teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir.Bu sebeple İtiraz Hakem Heyetince, öncelikle davacının statüsü belirlenerek teminattan muaf olup olmadığı hususunun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğünden sorularak alınacak yazı cevabına göre, davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa teminatın yatırılması için kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması hâlinde istemin usulden reddine, yatırılması hâlinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken doğrudan işin esasına girilmesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.VI. KARAR1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.