İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinde 6361 sayılı Kanundan kaynaklanan menfi tespit davasında, 402.000 TLlik çekin imza itirazı ve faktoring şirketinin alacak temlik geçerliliğinin değerlendirildiği yargılama.
Özet: Bu menfi tespit davasında davacı şirket, 402.000 TL bedelli bir çekten dolayı borçlu olmadığını iddia ederek, çekteki imzanın kendisine ait olmadığını ve davalı faktoring şirketinin çeki, 6361 sayılı Kanunun 9/2 maddesine aykırı olarak, fatura ile tevsik edilmeksizin temlik aldığını, bu nedenle takip hakkı bulunmadığını ileri sürmüş; davalı faktoring şirketi ise çeki mevzuata uygun ve iyi niyetle iktisap ettiğini, davacının imza itirazının kötü niyetli olup yargılamayı uzatma amacı taşıdığını ve çekin kaybı veya çalınmasına dair bir bildirimde bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

T.C.

İSTANBUL
9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/689 Esas
KARAR NO : 2026/219
DAVA : 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit)
DAVA TARİHİ : 20/09/2025
KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktöring Ve Finansman Şirketleri Kanunundan Kaynaklanan (Menfi Tespit) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Keşidecisi .. Şti, hamili ... A.Ş olan ... Şubesine ait ... seri nolu 19.03.2025 keşide tarihli 402.000-TL bedelli çekten kaynaklı müvekkilinin davalı taraflara borcu bulunmadığını işbu takipten önce işbu menfi tespit davası açıldığını, öncelikle söz konusu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını yapılacak bilirkişi incelemesi ile bu durumun ortaya çıkacağını, 6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve finansman şirketleri kanunu'nun 9/2 maddesindeki düzenleme kamu düzenine ilişkin olduğunu; resen göz önüne alınması gerektiğini, mevzuata aykırı temlik alınan alacağı faktoring şirketinin takip hakkı bulunmadığını, Keza 6361 Sayılı Finansal Kiralama Faktoring Ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesi uyarınca davaya konu edilen ve faktoring şirketi tarafından temlik alınan kambiyo senedinin fatura ile tevsik edilmesi zaruri olduğunu; kamu düzenine ilişkin bu düzenlemeye aykırı bir alacak temlik alınamayacağını ve tahsili üstlenilemeyeceğini, bu nedenledir ki yasaya aykırı bir temlik işlemi neticesinde alınan kambiyo senedinin fakktoring şirketi tarafından tahsili üstlenemeyeceğinden; davalı faktoring şirketinin davaya konu çeki de takip hakkı bulunmadığının, davaya konu çek için dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da; süreçten olumlu bir netice alınamadığını belirterek, davanın kabulü ile müvekkilinin ... Şubesine ait ... seri nolu 19.03.2025 keşide tarihli 402.000-TL bedelli çekten dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile davalı tarafın haksız ve kötü niyetli olması sebebiyle % 20'den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, davaya konu çeki mevzuata uygun temlik almış olduğunu ve çekin meşru hamili olduğunu, faktoring işlemine tabi tutulan çek 6361 sayılı kanunda öngörülen usul ve esaslar çercevesinde temlik alındığını, davacı tarafın, keşidecisi olduğu başka çekler için açmış olduğu davalarda, davacı şirket yetkilisi ...'ın istihbarat çalışmaları kapsamında arandığında diğer davaların konusu olan çekleri kendisinin keşide ettiğini ve dayanak ticari ilişkiyi kabul ettiğini, davacı keşideci imza itirazında bulunuyor olsa da çek karnesinin kendisine ait olduğunun açık olduğunu, çeklerin elinden ne şekilde çıktığına veya çalındığına ilişkin herhangi bir açıklamada bulunulmdığını, davacının kötü niyetli olduğunu çeklerin kaybolduğuna, çalındığına veya nerede olduğuna ilişkin tarafınca herhangi bir suç duyurusu yapılmaması, savcılık dosyasının olmaması, ödemeden men kararı almamış olması ile görülebildiğini, davacı tarafın imza itirazında bulunuyor olmasının tek amacının yargılamayı uzatmaya yönelik olması olduğunu, bu hususu açıklar nitelikte bir beyanda veya suç duyurusunu bildirir bir açıklamada bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetli olarak işbu davayı açtığını, nitekim; çeklerin kaybolduğu veya çalındığını iddia etmekle birlikte bu hususta bir suç duyurusu dahi yapılmadığını, davacı tarafın her ne kadar çekteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyor olsa da basiretli tacir olarak çekin ne şekilde kaybolduğunu veya elinden ne şekilde çıktığını açıklar nitelikte bir beyanda veya suç duyurusunu bildirir bir açıklamada bulunmadığını, davaya konu çekin faktoring işlemine tabi tutulması için müvekkili şirkete getiren ... Şirketi' ne davayı ihbar etme taleplerinin mevcut olduğunu belirterek 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesine uygun hareket eden ve Yargıtay kararları ile TK 792 ve 687’nin açık metni gereğince müvekkili Şirketin tamamen iyi niyetli olarak dava konusu çeke sahip olduğunu; bu durumun aksinin, yani müvekkilinin şirketin kötüniyetle ve bilerek davacı tarafın zararına sebebiyet vermek amacıyla çeki iktisap ettiğinin davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini ve fakat davacı tarafından bunun kanıtlanamadığını, sebepleriyle davanın esas yönünden reddine, davanın dava konusu çeki müvekkil şirkete işlem amaçlı getiren tarafa ihbarına, davacı tarafın %20' den aşağı olmamak kaydıyla tazminata mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Bilirkişi tarafından düzenlenen 23/03/2026 tarihli bilirkişi raporuna göre; "...Davalı faktöring şirketi ve davacının dava konusu döneme ait elektronik mühürlü ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak Gelirler İdaresi GİB bilgi sistemine yüklendiği, davanın esası ile ilgili kısımların muhasebe teknik usullerine uygun tutulduğu ve ilgili kısımlar denetim tespit yapmaya elverişli olduğu, kesin delil niteliği taşıma hususu tamamen Sayın Mahkemenindir. Davacının ticari defter ve kayıtlarında dava konusu çekin düzenleme tarihi olan 2024 /9 dönemi elektronik defterleri incelemesinde dava konu çekin kayıtlı olmadığı görülmüştür. Davacıyla, ciranta Royalmen ve ciranta Yakut arasında ticari ilişkinin olduğu görülmüştür. İş bu davada Keşide Tarihi ...– Keşide yeri .../- Çek Seri No:... seri numaralı 402.000,00-TL’sı tutarında çeke karşılık davalı Yıldırım mont firmasına; faktöring şirketi tarafından çek bedeline istinaden 295.912,72 TL’sı ödeme yapıldığı görülmüştür. Davalı faktoring şirketi dava dışı ... şirketinden 106.087,28 TL’sı faktoring sözleşmesi kapsamında faiz, komisyon, masraf kesintisi yapılarak kalan tutar üzerinden çek bedeli tutarın ödendiği tespit edilmiştir. Davalı Faktoring ile dava dışı ... arasında imzalanan faktoring sözleşmenin eki ödeme araçları tevdi bodrosunun içeriğinde 31.10.2024 ... numaralı 1.009.800,00-TL’sı ve Keşide Tarihi 19.03.2025 – Keşide yeri İstanbul/- Çek Seri No:... seri numaralı 402.000,00-TL’sı tutarında çekin, bire bir yazılı olduğu tespit dilmiştir. Dava konusu 1 adet çek toplamı 402.000,00 TL’sı karşılığı, dava dışı ...’un davacı adına düzenlemiş olduğu, 31.10.2024 ... numaralı 1.009.800,00-TL’sı bedeli faturasına karşılık alındığı, fatura bedelinin çek bedelinden oldukça fazla olduğu ve bedeli fazlasıyla karşıladığı tespit edilmiştir. Davalı faktoring şirketimahiyetindeki fatura ile çekde yer alan ciro silsilesinin birbiriyle uyumlu olması ile yetinmeyerek, çeklerin gerçek bir ticari ilişkiye dayalı olup olmadığı yönünden araştırma yapmasının zorunlu olduğu, ancak davalı faktoring şirketi kendisine temlik edilen faturanın gerçek bir ticari ilişkiye dayanıp dayanmadığı ve dava konusu çeklerin bu faturadan doğan alacağa istinaden Yakut şirketine verilip verilmediğine dair fatura borçlusu görünen Royalman şirketinden teyit aldığına ilişkin dosya kapsamına sunulmuş bir delil ses kaydı flash belleğin olduğu, ses kaydından çeklerin karşılığı mal teslimin yapıldığının teyit edildiği, davalı banka kendi müşterisinin beyanı ile yetinmeyerek, ticari ilişkinin gerçekliği hususunda bir istihbari araştırması yapdığı, maruz kalması muhtemel risklerin önlenmesi için gerekli tedbirleri almaya çalıştığı..." sonuç ve mütalaa edildiği anlaşıldı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, 2004 Sayılı İİK'nun 72.maddesine dayalı olarak açılan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı tarafça menfi tespit davasının ikame edilmesi için dava şartı olan Arabuluculuk müessesine başvurulmuş olduğu, İstanbul Arabuluculuk Bürosu vasıtasıyla yapılan arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlanmış olduğunu anlaşıldı.
Davacı tarafınca davaya konu edilen çeke ilişkin olarak davalı faktoring şirketinin takip hakkının bulunmadığı iddiası ile çekten dolayı borçlu olmadığının tespitinin talep edildiği, davalı tarafça ise çekin mevzuata uygun şekilde temlik alındığını, yetkili hamil olunduğu iddiası ile davanın reddinin talep edildiği anlaşıldı.
Dosya kapsamı, toplanılan deliller ile bilirkişi raporu incelendiğinde; davacı tarafın iddiasına konu ...bankası ...Şubesine ait ... seri nolu 19.03.2025 keşide tarihli 402.000-TL bedelli çeke ilişkin takip hakkı ile yetkili hamillik hususlarında davacı ve davalı tarafın ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme yapıldığı, ticari defter ve kayıtların usulüne uygun şekilde tutulduğu ve tarafların lehine delil teşkil ettiği, davalı faktoring ile dava dışı ciranta ... arasında imzalanan faktoring sözleşmesine istinaden davalı faktoring şirketince çeke karşılık, ciranta ...şirketine 295.912,72 TL’sı ödendiği, iş bu ödemenin dava dışı ... lehine borçlu şekilde kayıtlı olduğu, davalı faktoring şirketi dava dışı ... şirketinden 106.087,28 TL’sı faktoring sözleşmesi kapsamında faiz, komisyon, masraf kesintisi yapılarak kalan tutar üzerinden çek bedeli tutarın ödendiği davacının ticari defter ve kayıtlarında dava konusu çekin düzenleme tarihi olan... dönemi elektronik defterleri incelemesinde dava konu çekin kayıtlı olmadığı, davacıyla, ciranta ... ve ciranta ... arasında ticari ilişkinin olduğu, davalı Faktoring ile dava dışı ... arasında imzalanan faktoring sözleşmesinin eki ödeme araçları tevdi bodrosunun içeriğinde 31.10.2024 ... numaralı 1.009.800,00-TL’sı ve Keşide Tarihi 19.03.2025 keşide yeri .../- Çek Seri No:... seri numaralı 402.000,00-TL’sı tutarında çekin, bire bir yazılı olduğu, dava konusu 1 adet çek toplamı 402.000,00 TL’sı karşılığı, dava dışı ...’un davacı adına düzenlemiş olduğu, 31.10.2024 ... numaralı 1.009.800,00-TL’sı bedeli faturasına karşılık alındığı, fatura bedelinin çek bedelinden oldukça fazla olduğu ve bedeli fazlasıyla karşıladığı, davalı faktoring şirketimahiyetindeki fatura ile çekde yer alan ciro silsilesinin birbiriyle uyumlu olduğu, çeklerin karşılığı mal teslimin yapıldığının davalı faktoring şirketince teyit edildiği, müşteri beyanı ile yetinilmeyerek ticari ilişkinin gerçekliğine ilişkin istihbari araştırma yapıldığı, maruz kalınması muhtemel risklerin önlenmesi için gerekli tedbirlerin alınmaya çalışıldığının tespit edildiği, davacı şirket ile kendisinden sonra gelen ciranta ile aralarında ticari ilişkinin bulunduğunun davacının ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme ile tespit edildiği, davalı faktoring şirketinin ise dava konusu çek ve temlike konu faturaların mevzuat ve BDDK kararlarına göre usulüne uygun olacak şekilde temlik alındığı, istihbarat araştırmasının yapıldığının tespit edildiği, davalı tarafın yetkili hamil olup takip hakkına sahip olduğu, davacı tarafın iddialarının yerinde olmadığı, davasında haksız olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın REDDİNE,
Koşulları oluşmamakla tazminat talebinin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.865,16 TL harcın mahsubu ile bakiye 6.133,16-TL. harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 64.320,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13.maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince Adalet Bakanlığı Bütçesinden Arabulucuya ödenen 4.600 TL ücretin tamamının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı(e-duruşma yolu ile) kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 14/04/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır
* Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.