Menfi tespit davasında senede dayalı icra takibinde imza incelemesi sonucunda borçlu olunmadığının tespiti isteminin reddi ve kötüniyet tazminatı hükmünün temyizde onanması.
Özet: Senede dayalı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasında, borçlu taraf imzasının sahte olduğunu ileri sürmüş; ancak adli makamlarca alınan birden fazla bilirkişi raporu sonucunda senetteki imzanın borçluya ait olduğu kesin olarak belirlenmiş, bunun üzerine ilk derece mahkemesi davayı reddederek daha önce verilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle alacaklıya tazminat ödenmesine hükmetmiş, bu karar istinaf ve temyiz aşamalarında da hukuka uygun bulunarak onanmıştır.
11. Hukuk Dairesi         2025/3989 E.  ,  2026/893 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/698 Esas, 2025/768 Karar
HÜKÜM : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ:... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/597 E., 2022/105 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını, takip konusu senette müvekkilinin imzası bulunmadığı gibi taraflar arasında herhangi bir alacak borç ilişkisinin olmadığını ileri sürerek... 12. İcra Müdürlüğünün 2014/11346 E. sayılı icra takibi nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; takip konusu senedin müvekkili tarafından davacıya borç olarak verilen para karşılığında davacı tarafından düzenlenerek müvekkiline verildiğini, davada ispat yükünün davacıya ait olduğunu savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile her ne kadar Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda davacı imzasının basit tersimli olması nedeniyle imzalar arasında benzerlik olmasına rağmen daha ileri bir tespit yapılamadığı bildirilmiş ise de, İcra Hukuk Mahkemesi tarafından aldırılan bilirkişi raporu ile Mahkemelerince aldırılan bilirkişi heyeti raporlarının birbirlerini doğruladığı, her iki raporda da dava konusu senetteki imzanın davacı eli ürünü olduğunun tespit edildiği, ara kararla... 2. İcra Müdürlüğünün 2014/10346 E. sayılı dosyasındaki icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, ihtiyati tedbir kararı uygulandığı için tazminatın yasal koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine, ihtiyati tedbir kararı uygulandığı için koşulları oluştuğundan asıl alacağın %20'si olan 230.000,00 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş, karar davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, senede dayalı olarak yürütülen icra takibi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, alınmadığı anlaşılan 732,00 TL temyiz ilam harcı ile 3.608,50 TL temyiz başvuru harcının HMK'nın 339. maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.02.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.