Yargıtay 4. Ceza Dairesi, hakaret suçundan mahkumiyete, zincirleme suç ve tekerrür hükümlerine itiraz eden temyiz istemini esastan reddederek kararı onadı.
Özet: Hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararının, ilk derece ve istinaf mahkemelerince onanması üzerine, sanık müdafiinin eylemin mağdurların görevleriyle ilgili olmadığı, zincirleme suç ve tekerrür hükümlerinin hatalı uygulandığı yönündeki temyiz başvurusu, Yargıtayca dosyadaki kanıtlar ve savunmalar değerlendirilerek yerinde görülmemiş; zincirleme suçtaki artırım oranının eleştirilmesine rağmen aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmayarak, hükmün oy birliğiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/566 E., 2023/2050 K.SUÇ : HakaretHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; suça konu eylemin mağdurların görevlerine yönelik olmadığına, zincirleme suç ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasının yerinde olmadığına ilişkindir. III. GEREKÇESanık savunması, mağdurların beyanları, tanıkların anlatımları ve tüm dosya kapsamından; sanığın atılı suçtan mahkumiyetine, zincirleme suç ve ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmasına dair Mahkemenin inanç ve takdirinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Zincirleme suç uyarınca yapılan artırım sırasında mağdur sayısı göz önüne alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken artırım oranının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Milas 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2026 tarihinde karar verildi.