T.C. İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesinde, sigorta şirketinin firari sürücülü trafik kazası sonrası ödediği hasarın rücusu için açtığı itirazın iptali davasında işleten sıfatı ve kusur oranının tartışılması.
Özet: Bir sigorta şirketi, sigortalısı olan aracın sürücüsünün karıştığı ve olay yerinden kaçtığı bir trafik kazasında üçüncü şahsa ödediği hasar bedelini, aracın kayıtlı sahibi olan davalıdan rücuen tahsil etmek amacıyla icra takibi başlatmış; ancak davalının, aracı uzun dönem kiraladığını ve işleten sıfatının kendisinde olmadığını iddia ederek takibe itiraz etmesi üzerine, sigorta şirketi bu itirazın iptaliyle takibin devamını ve icra inkar tazminatı ödenmesini talep eden bir dava açmıştır.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/547KARAR NO : 2026/312 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ : 22.06.2025KARAR TARİHİ : 31.03.2026Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davaya konu ----- plaka numaralı aracın, müvekkili şirket nezdinde 07.11.2023-07.11.2024 tarihleri arasında ---- numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile davalı -----Şirketi adına sigortalı olduğunu, 0.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, müvekkili şirket nezdinde sigortalı---- plaka numaralı firari araç sürücüsünün, seyir halindeyken dönüş için manevra yaptığı esnada ------ plakalı araç ile çarpışması sonucu maddi hasar meydana geldiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazadan sonra olay yerini terk ettiğini, olay yeri terk hususunun tutanak düzenleyen polis memurları tarafından tespit edilerek kaza tespit tutanağına yazıldığını, sigortalı araç sürücüsünün firar etmesi neticesinde, zararın meydana geldiği açık olduğunu, davalının %75 asli kusurlu olduğunu ve rücu muhatabı olduğunu, kaza sonrası ----- plaka numaralı araçta 20.000,00-TL hasar (değer kaybı) meydana geldiğini, sigortalının kusur oranına tekabül eden 15.000,00-TL tutarı 10.06.2024 tarihinde müvekkili şirket tarafın ödendiğini, sonrasında ise davalıdan rücu talebinde bulunulduğunu ancak davalı tarafından herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, davalı tarafından müvekkili şirkete ödeme yapılmaması nedeniyle, --- İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından işbu takibe 26.11.2024 tarihinde itiraz edildiğini akabinde taraflarınca Ticari Dava Şartı Arabuluculuk başvurusu yapıldığını, 05.12.2024 tarihinde ----- arabuluculuk numarası ile arabuluculuk süreci başladığını, 16.12.2024 tarihinde Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı düzenlendiğini; müzakereler sonucu anlaşmaya varılamadığını, davalının itirazının haksız, kötü niyetli, yargılamayı ve tahsili uzatmaya yönelik olması dolayısıyla işbu davayı açma gereğinin hasıl olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemece resen dikkate alınacak sebepler göz önüne alınarak ve fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla; öncelikli olarak davalı yana ait bulunan----- plakalı motorlu aracın ve Mahkemece tespit edilecek davalı adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul malların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla kaydına teminatsız ve/veya Mahkemece uygun görülecek teminatın yatırılması halinde ihtiyat-i tedbir(haciz) konulmasını, ----. İcra Dairesinin --- esas sayılı icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamını, davalı/borçlunun işbu haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin açılan takipte taraf sıfatının olmadığını, takibe konu aracın uzun dönem kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, davaya konu kaza da bu süre içerisinde meydana geldiğini, bu sebeple müvekkilinin KTK.nun 3. ve 85. maddelerine göre işleten sıfatı ve dolayısıyla tazmin sorumluluğunun bulunmadığını, cevap dilekçesi ekinde sunulan uzun dönem kiralama sözleşmesi ve kira sözleşmesine istinaden ödenen bedellere ilişkin dekontlar incelendiğinde müvekkili şirketin işleten sıfatının sona erdiğinin görüleceğini, davaya konu kaza tarihinde aracın işleten sıfatının ------)'e ait olduğunu, söz konusu uzun dönem araç kiralama sözleşmesine istinaden davanın ------ ihbarını, müvekkili şirketin, araç kiralama sözleşmesine istinaden kazaya karışan---- plakalı aracı tüm hak ve sorumluluklarıyla birlikte ----- kiralamış olup müvekkilinin işleten sıfatı sona erdiğinden dolayı davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın oluşumunda herhangi bir kusuru olmadığından yapılan ödeme nedeniyle müvekkiline rücu edilemeyeceğini, tamamen varsayıma ve tek taraflı beyanlara dayalı ve hatalı şekilde kusur yüklenmiş olup taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, kusur oranlarının gerçeğe uygun biçimde tespiti için Mahkemece kusur raporu alınmasını, davayı hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla sigorta şirketi tarafından ---- plakalı aracın aynı bölgeden geçmiş hasarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmemiş, aracın hasarsız piyasa rayici fahiş yüksek tutarda hesaplanmış olup tespit edilen değer kaybı tutarını kabul etmediklerini, öncelikle ----- plakalı aracın geçmiş hasar kayıtlarının Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezinden celbini, geçmiş hasarı mevcut ise işbu hasarlara ilişkin hasar dosyaların ilgili sigorta şirketlerinden celbin, söz konusu eksiklik giderildikten sonra makine mühendisi bilirkişiden değer kaybına yönelik rapor tanzimine karar verilmesini, halefiyet şartları oluşmamış olup davacının müvekkiline rücu hakkı bulunmadığını, müvekkili şirkete gönderilen icra emri ekinde takibe dayanak olarak değer kaybı ödeme dekontu ve değer kaybı hesaplama raporunun bulunmadığını, tüm bu nedenler ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle; davaya konu kaza tarihinde aracın işleten sıfatı uzun dönem kiralama sözleşmesine istinaden davanın ---- ait olduğundan davanın ----- ihbarını, müvekkili şirketin uzun dönem araç kiralama sözleşmesine istinaden işleten sıfatı sona erdiğinden dolayı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini, haksız ve dayanaktan yoksun davanın esastan reddini, davanın kötü niyetli olduğu izahtan vareste olduğundan davacı aleyhine yüzde yirmiden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava; davalıya ait olup davacı tarafından ZMMS kapsamında sigortalanan ---- plakalı araç ile dava dışı kişiye ait---- plakalı araç arasında 20.03.2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumu, ----- plakalı araç sürücüsünün kaza mahallini terk edip etmediği, olay yerini terk iddiasına dayalı ZMSS Genel Şartları B.4. maddesi f bendi gereğince rücu şartlarının oluşup oluşmadığı, rücu talebiyle başlatılan ----İcra Dairesi'nin -/---- esas sayılı icra dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. ----plakalı araç ile ------ plakalı araç arasında 20.03.2024 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Meydana gelen olay nedeniyle davacı tarafından hasar gören araç sahibine / sigortacısına 15.000,00 TL ödeme yapılmıştır. Davalıya ait araç sürücünün olay yeri terk ettiği iddiasıyla davacının sigorta şirketinin ödemek zorunda kaldığı tazminatı rücuen tazmini için davacı tarafından davalı aleyhine ---- İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı icra dosyasında 15.000,00 TL asıl alacak ve 1.650,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 16.650,00 TL üzerinden icra takibine geçildiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı tarafça somut itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır. Davalıya ait ---- plakalı araç, ----- poliçe numaralı karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile 07.11.2023 tarihi ile 07.11.2024 tarihi arasında geçerli olmak üzere davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanmıştır. Poliçe içeriğinde ZMMS genel şartlarının uygulanacağı belirtilmiştir. Bu halde dava konusu uyuşmazlıkta poliçe tarihinde yürürlükte bulunan ve 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren ZMMS Genel Şartlarına göre değerlendirme yapılması gerekmektedir. 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkının düzenlendiği B.4. maddesi f bendinde bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesinin rücu sebebi olduğu düzenlenmiştir. Maddenin "Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında" ifadesi ile başlaması bu bendin sadece bedeni hasarlı kazalara uygulanacağı anlamı taşımamakta olup gerek maddi hasarlı gerekse bedeni hasarlı trafik kazalarında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etme halinde uygulanacaktır. Dosya kapsamından, davalıya ait ----- plakalı aracın 20.03.2024 günü karıştığı kaza sonrası sigortalı aracı kullanan şahsın aracı terk ederek olay yerinden kaçtığı anlaşıldığından oluşan kaza yerini terk sebebinin ZMMS Genel Şartları B.4/f bendi kapsamında "tedavi" veya "yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme", "can güvenliği nedeniyle uzaklaşma" gibi zorunlu hallerden olup olmadığı buna göre rücu şartlarının oluştuğu sonucuna varılmıştır. Davacı tarafından, zarar gören üçüncü kişinin aracında meydana gelen hasarın tespiti ve davadaki kusur oranının belirlenmesi için dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, hazırlanan raporda, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı-- plakalı araç sürücüsünün %75 oranında, dava dışı kişiye ait ---- plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, ----- plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 15.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun, kazanın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun, denetime elverişle olması sebebiyle rapora itibar edilmiş ve dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı ---- plakalı araç sürücüsünün %75 oranında, dava dışı kişiye ait ----- plakalı araç sürücüsünün %25 oranında kusurlu olduğu, ------ plakalı araçta meydana gelen değer kaybının 15.000,00 TL olduğu, kusur oranına (%75) göre davacının davalıdan 11.250,00 TL talep edebileceği sonucuna varılmıştır. Davacının ödeme tarihi ile takip tarihi arasında faiz talep edebileceği, ödeme tarihi ile takip tarihi arasında 1.237,50 TL faiz işlediği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'nun 67.maddesinin 2. fıkrası gereğince, icra tazminatına karar verilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından hesap edilebilecek durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü gerekir. Alacak iddiasının varlığı ve miktarı alınan bilirkişi raporu ve yapılan yargılama ile belirli hale geldiğinden ve alacağın likit olmadığı anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabul, kısmen reddine;----. İcra Dairesi'nin ------ esas sayılı dosyasına davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptaline, takibin takip tarihi itibariyle 11.250,00 TL asıl alacak ve 1.237,50 TL işlemiş faiz üzerinden ödeme emrindeki şartlarda devamına, 2-İcra inkar tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 853,02-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harçtan ve icra dosyasına yatırılan 83,25-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 154,37-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yatırılan toplam 698,65-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından 615,40-TL başvurma harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 7.000,00-TL bilirkişi ücreti, 588,90-TL tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen toplam 8.291,80-TL yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 6.218,85-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2.072,95-TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından 87,50-TL vekalet harcı olarak sarf edilen yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre; 21,88-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 65,63-TL'nin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 12.487,50-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8-Ret olunan dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davalı lehine takdir olunan 4.162,50-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 2.700,00-TL'nin davalıdan, 900,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,10-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.